Umut her dilde aynı

Derya Beyatlı

Birleşik Kıbrıs’ın ufak bir simülasyonunu yaşadığımızı düşündürtüyor bana bu akşamki etkinlik. Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin ev sahipliğinde düzenlenen Federasyon, Siyasi Eşitlik ve Güç Paylaşımı isimli paneldeyiz. 

3 Sivil Toplum Örgütü bir araya geliyor, başarılı bir organizasyona imza atıyor. OPEK (Sosyal Reform Derneği), adanın güneyinde kayıtlı, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği ise kuzeyinde. İki toplumlu bir örgüt, Unite Cyprus Now! tüm adayı temsil ediyor, konuşmacısı Kıbrıs Sorunundaki kilitlenmenin hepimizde yaşattığı mutsuzluğu Rumca dile getiriyor. Ben Türkçe duygulanıyorum. Heyecanla, niye birlikte yaşamamız gerektiğini anlatıyor, içim umutla doluyor.

Konuşmacıların anlattıklarından adanın hangi tarafına düştükleri konusunda bir fikir elde etmek mümkün değil. Birleşik Kıbrıs UMUDUNUN her dilde aynı olduğunu düşünüyorum açılış konuşmalarını dinlerken.

Hayatımda ilk kez kuzeyde gerçekleşen bir etkinlikte bu kadar çok Kıbrıslı Rum görüyorum. Kalabalığın içinde gençler de var, seviniyorum. Aracımı park edecek yer bulmak konusunda yaşadığım sıkıntıya kızmıyorum ben bu akşam.

Eski Kıbrıslı Rum Başsavcı, Alekos Markides gibi önemli bir isim kuzeyde bir panelde konuşmaya geliyor. Markides’i ve Avrupa Parlamentosu Milletvekili adayı Niyazi Kızılyüreği Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği konferans salonunda dinlemeye gelen bir çok Kıbrıslı Rum’un arasında 2018 seçimlerinde Kıbrıslı Rum Cumhurbaşkanı adayı Stavros Malas’ı görmek beni özellikle mutlu ediyor.

Bir ilk daha yaşıyorum bu akşam. Dolu bir salonda, Kıbrıs Sorununu tartışıyoruz ve ben ilk kez salondaki çoğu kişiyi tanımıyorum. Bildik simalar var tabii, ancak birbirimizi bilen 40 dervişi aşmışız hissine kapılıyorum bu akşam. Daha bir mutlu oluyorum.    

Türkçe ve Rumca konuşuyoruz salonda. Simültane tercüme cihazları katılımcı sayısından noksan kalıyor. Organizatörler çok yaratıcı bir çözüm buluyorlar: Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar yan yana otursunlar, türkçe konuşulurken cihazları Kıbrıslı Rumlar kullansın, Rumca konuşulurken Kıbrıslı Türkler. Evet, işe yarıyor, kıt kaynakları paylaşıyoruz, yardımlaşıyoruz. Sorunları birlikte aşıyoruz. Birleşik Kıbrıs’ın provasını yapıyoruz biz bu akşam. Hiç cihaza ihtiyaç duymayanlar olduğunu fark ediyorum kıskanıyorum.

Panel sonrası sohbet ettiğim bir dost yolda bir çok Kıbrıslı Rum’un kaybolduğunu, panel yerini bulamadığını anlatıyor. Artık adanın kuzeyini, güneyini, doğusu batısı kadar iyi öğrenmenin hepimiz için vaktidir diyorum. Gülümsüyor.

Rumca konuşan başka bir dost, iki toplumlu bir etkinliğe davet ediyor kendi evinde. Etkinliğin Mayıs’ın son haftası olduğunu fark edip, o gün Avrupa Parlamentosu seçimi var, oy kullanmaya gideceğim diyorum. Yemek arasında birlikte gideriz, muhtemelen aynı adaylara oy vereceğiz diyor. Bu kez gülümseme sırası bana geliyor.

Avrupa Birliği üyesi Birleşik Kıbrıs her zamankinden daha ulaşılabilir duruyor sanki bu akşam. Umut alevleniyor.