Uluslararası siyaset tamamen çıkarlardan ibarettir

Serhat İncirli

Sağ ayak beni hem “yürütmüyor” hem de “uyutmuyor”du!

-*-*-

Yaklaşık 6 yıldır sürekli yaptığım “yürüyüşlerim” aksadı!

-*-*-

Dün akşam, sağ ayağa – sol ayak da katıldı!

-*-*-

Hem sağ, hem sol beni vurdu gibi bir şey!

-*-*-

Yok canım, siyasi anlamda değil; dedik ya, ayaklar!

-*-*-

Uyuyamayınca ne yapıyorsunuz?

-*-*-

Mesela yatakta kalamıyorum!
Canım kahve çekiyor!

-*-*-

Bu arada bilgisayarı açıyorum!

-*-*-

Reuters ne dedi?
BBC ne yazdı falan derken, “Türkiye” ile ilgili bazı yorumlar dikkatimi çekiyor!

-*-*-

Mesela bazı yorumculara göre, Türkiye, örneğin İsrail’in Gazze’deki vahşetine karşı kılını dahi kıpırdatamadı!

-*-*-

Hatta, aynı İsrail Suriye’ye, yani Türkiye’nin dibine kadar geldi, vurdu, kırdı, döktü; Türkiye etkili ses bile çıkarmadı!

-*-*-

Ama şimdi; Türkiye, her an Suudi Arabistan’a asker konuşlandırabilir!

-*-*-

Evet, Türkiye Suudi Arabistan’a askerî destek sağlıyor… 

-*-*-

T.C. Millî Savunma Bakanlığı, T.C. Dışişleri Bakanlığı ve Reuters’e göre - 12 Ekim 2026 itibarıyla Türk askerlerinin Suudi Arabistan’a büyük bir birlik hâlinde gönderildiği ve konuşlandırıldığı bilgisi doğrulanmış değil…

-*-*-

Ancak bunu iddia edenler de var!

-*-*-

Haaaa, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde, savunma sistemleri, askerî teknik yardım ve istihbarat paylaşımı yapıldığı açıklandı ancak asker gönderme ve aktif bir şekilde savaşta yer alma konusu net değil!

-*-*-

Peki tehlike var mı?

-*-*-

Gazze’ye veya Suriye’ye “kıl kıpırdatmayan” Türkiye, Husilere karşı aktif savaşa girerse, bunun anlamı İran ile de savaşa girmek olur mu? 

-*-*-

Aman ha!

-*-*-

Siyaset çok ilginç!

-*-*-

7 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan ve Pakistan liderleriyle ortak savunma anlaşmasını imzaladı. Anlaşmaya göre üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırı, diğerlerine yönelik saldırı olarak değerlendirilecek.

-*-*-

Benzer pozisyon, Kıbrıs Cumhuriyeti saldırıya uğrarsa bu saldırının tüm AB’ye yapılmış sayılmasında da var!
  
-*-*-

Reuters’e göre Türkiye, savunma sistemleri, istihbarat, lojistik destek ve insansız hava araçları konusunda yardım sağlıyor. Haberde, ittifak kapsamında o tarihe kadar Türk askerlerinin ayrıca konuşlandırılmadığı belirtiliyor. 

-*-*-

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı askerî kuvvet ve kabiliyetlerin konuşlandırılması için gerekli tedbirlerin görüşüldüğünü açıkladı. 
  
-*-*-

Şuraya dikkat edelim!
“… Türkiye’nin Suudi Arabistan’a askerî destek vermesi ile Türk muharip birliklerinin Yemen’deki Husilere karşı savaşa katılması aynı şey değil. Ama girerse… Yani Türkiye, Husilere karşı kara birliklerini sahaya sürerse… 

Siyaset!
Çıkar!
Amerika!
Suudi Arabistan!

-*-*-

Bir de şuna bakalım…
Donald Trump maskarası, Rusya’dan motorin (dizel) alımı için Putin’le anlaşmaya vardığını (9 Ekim 2026’da) açıkladı. 

-*-*-

Ukrayna, bu anlaşma ile “biggaris” oldu!

-*-*-

Rusya’nın ABD ve dünya piyasalarına derhâl 300 bin tondan fazla motorin sağlaması planlanıyor.

-*-*-

ABD yönetimi, Rus menşeli motorinin ithalatına izin veren geçici bir lisans çıkardı. Reuters’a göre izin 7 Nisan 2027’ye kadar geçerli. 

-*-*-

Peki Trump neden Rusya’dan motorin alıyor?
Reuters’e göre bunun üç sebebi var:
1 - ABD’deki fiyatları düşürmek.
2 - Piyasaya ilave yakıt sağlamak.
3 - Seçim baskısı… Çünkü Reuters diyor ki, “… ABD’de 3 Kasım 2026’da yapılacak ara seçimler öncesinde yüksek enerji fiyatları Trump yönetimi için siyasi bir sorun oluşturuyor.”
  
-*-*-

Trump’ın tavrı, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşını finanse etmesini engellemek amacıyla uygulanan yaptırımlarla çelişmiyor mu?
Hem de ne çelişki!

-*-*-

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy anlaşmaya tepki gösterdi!
Peki Trump ne dedi?
“Ukraynalılar başkanlarını değişmeli!”

-*-*-

Şuraya lütfen hepimiz ama hepimiz konsantre olalım…
“Enerji güvenliği jeopolitik ittifakların önüne geçebiliyor…”

-*-*-

Trump, “kıçı sıkıya girdiği için”, Rusya’ya karşı yaptırım politikasını sürdürmek yerine ABD’deki yakıt fiyatlarını düşürmeyi tercih etti!

-*-*-

Haa fiyatlar düşer – düşmez ayrı bir mesele!

-*-*-

Trump’ın tutumu, Rusya – Ukrayna savaşını ve AB’nin bu konudaki duruşunu etkiler ya da etkilemez daha başka mesele!

-*-*-

Ama siyasete dikkat etmek lazım!

-*-*-

Siyaset, çıkardır!

-*-*-

Uluslararası siyaset tamamen çıkarlardan ibarettir…
Uluslararası siyasette ilkeleri, değerleri ve ideolojileri çoğu zaman devletlerin çıkarları belirler…
Bu çıkarlar değiştiğinde ilkelerin yorumlanması da değişebilir…

-*-*-

Şunu demeye getiriyorum; birilerinin çıkarları yarın değişirse ki değişebilir; Kıbrıs meselesindeki her duruş veya tavrın değişeceği de kesindir!

-*-*-

Örneklerden birini netleştireyim:
ABD, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşını gerekçe göstererek Moskova'ya yaptırımlar uygularken Rus yakıtına ihtiyaç duyduğunda istisnalara yönelebiliyor. 

-*-*-

Bir ülke, rakibini ekonomik açıdan zayıflatmayı amaçlarken kendi ekonomik çıkarları gerektirdiğinde onunla yeniden ticaret yapabilir mi? 
Uluslararası siyasetin cevabı çoğu zaman – hatta her zaman “evet”tir.

-*-*-

Sonuç!
Bir soruyla sonuca ulaşmaya çalışayım: Realizm nedir?

-*-*-

Realizm şudur: Devletler öncelikle güvenliklerini, güçlerini ve ulusal çıkarlarını korumaya çalışır…

-*-*-

Kıbrıslı Türkler mi?
Sorry ama 90 milyonluk Türkiye, 95 – 96 bin sidikli Kıbrıslı Türk’ün varlığını ya da geleceğini mi düşünecek?