Üçe Bölünmüş Çocuklar

Salih Sarpten

Cumhuriyet Meclisi’nin yeni yasama dönemi 1 Ekim 2021’de başladı. Meclisin törensen açılışında Ana Muhalefet Partisi CTP’nin Genel Başkanı Tufan Erhürman tarihi bir konuşma yaptı. Konuşmasının kısa bir bölümünde eğitim için yaptığı aşağıdaki değerlendirme, herkes tarafından bilinen ama kimsenin söyleyemediği yürekleri burkan eğitimdeki çarpıklığı tüm vahametiyle gözler önüne serer nitelikteydi:           

  • “Çocukları üçe böldünüz;
  1. Özel okula giden ilkokul birinci sınıfı çocuğu saat 3’e, 4’e kadar okuldadır.
  2. Kamu okuluna giden ilkokul birinci sınıf çocuğu saat 1’e kadar okuldadır.
  3. Başka kamu okula giden ilkokul birinci sınıf çocuğu ise bazı hafta 2 gün, bazı hafta 3 gün okuldadır.

Yüreğiniz ‘cız’ etmez? Yüreğinizde ağırlık hissetmezsiniz? Bugünkü kuşakları telef ettiniz, bir de bu çocukları…”

Durum gerçekten böyle… Eğitim sistemimizde yaşadığımız karmaşa ve plansız uygulamalar özellikle eğitimde fırsat eşitliği açısından yüreğimizi “cız” ettirecek, yüreğimize ağırlık hissettirecek türden…

Fırsat Eşitliği Nedir? Fırsat Eşitliği Neden Gereklidir?

Eğitimde fırsat eşitliği okullarda ve eğitim sisteminde tüm öğrencilere eşit öğrenme fırsatları sunulması anlamını taşır. Bu sayede öğrenciler sosyo-ekonomik düzeylerinden, cinsiyetlerinden, göçmen olma durumu veya aile geçmişlerinden bağımsız olarak okuma, matematik ve fen gibi temel bilişsel alanlardaki akademik performanslarında benzer başarı düzeyini elde ederken, eğitimleri süresince yaşam memnuniyeti, kendine güven ve sosyal entegrasyon gibi alanlarda sosyal ve duygusal olarak iyi olma durumları da benzer düzeyde olur.

Fırsat eşitliği her öğrencinin eğitimde eşit olanaklara sahip olmasından öte, öğretim çıktıların öğrencilerin geçmişinden veya sosyo-ekonomik koşullarından bağımsız olması anlamını taşımaktadır.

Her yurttaşına fırsat eşitliği sunan ülkeler daha fazla kalkınacağı için teknoloji, bilim, sağlık ve spor gibi birbirinden farklı alanlarda başarı daha çok başarı elde eder. Bu nedenledir ki fırsat eşitliğinin yüksek olduğu toplumlarda hayata nereden başladığınız gelecekteki başarı ve toplumsal statünüzü belirlemede etkili değildir. Bunun aksine fırsat eşitliğinin düşük olan toplumlarda hayata başladığınız toplumsal statü, sosyo-ekonomik durumunuz gelecekteki başarınızı da, toplumsal statünüzü de belirleyen yegane şey olur.

Başka bir ifadeyle söyleyecek olursak; bir ülkede fırsat eşitliği yoksa yani sadece doktorların, mühendisler, öğretmenlerin, avukatların çocukları doktor, mühendis, öğretmen ve avukat olur, ekonomik durumu ve toplumsal statüsü düşük ailelerin çocukları gelecekte vasıflı ve nitelikli birey olma yolundaki becerileri elde edemezse o ülkede eğitim sistemi yok demektir.


Aklınızda Bulunsun

Okullar Kime Ait?

Hiç düşündünüz mü, okullar kime ait? Hangi okullar diye sorduğunuzu duyar gibiyim… Bütün okullar; devlet okulları, özel okullar ve diğerleri…

Sanılanın aksine okullar ne devletin ne de özeldeki sermaye sahiplerinindir. “Okullar; öğrencilere, öğretmenlere, topluma ve gelecek nesillere aittir.” Bu nedenle herhangi bir okul için yapılacak herhangi bir değerlendirme, karar ya da uygulama bu olguların tamamını düşünme, fikir, görüş ve düşüncelerini dikkate alınması gerekliliği vardır.


Anlayana Gülmece

Müziğe Yetenekli Kim var?

Okul müdürü, telaşlı vaziyette sınıfa girer ve hemen sorar;

  • Müziğe yetenekli kimler var?

Sınıf içerisinden dört öğrenci el kaldırır... Müdür;

  • Aferin, siz dördünüz aşağıya inip piyanonun taşınmasına yardım edin...