Bu memleket nasıl yönetiliyor?
-*-*-
Tabii ki küçük bir memleket, herkes herkesi tanıyor falan – hatta Türkiye’den gelen talimatlar filan – da olabilir ama bu memleket iyi yönetilmiyor!
-*-*-
Liyakat deniyor ya; bir devletin ya da bir şirketin yönetiminde “olmazsa olmaz” yönetim ilkesi olan “Liyakat” nasıl yerlerde sürünüyor veya sürünebiliyor; ona bir bakalım!
-*-*-
Bir okulun müdürü…
Hakkıydı, sırasıydı, oydu, buydu!
-*-*-
Okulu keyfine göre yönetiyor…
Mesela usulsüz bilet basabiliyor…
Paranın hesabını vermeyebiliyor…
-*-*-
Okul aile birliği yönetimi ile küsüyor, ne haliniz varsa görüne geliyor…
Klima bile çaldığı iddia ediliyor…
-*-*-
Polise şikayet ediliyor…
-*-*-
Eğitim Bakanlığı, “bu bizim işimiz” diyor!
Müfettişler araştırıyor…
-*-*-
Tamam Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanımız geçtiğimiz gün bir söyleşide sevgili Hasan Hastürer’e demiş ki, “artık siyasetten bize ricalar gelmiyor” da; denetim nerede?
-*-*-
İlgili müdür, bir okuldan başka bir okula, oradan daha başka bir okula, daha başkasına ve daha başkasına gidebiliyor… Veya gönderiliyor…
Hem de çok kısa sürelerde!
Yani var bir sıkıntı!
Çünkü bu gidişler, olmaması gereken bir şekilde oluyor…
-*-*-
Ve gayet açıktır, “korunma maksatlı!” yapılıyor!
-*-*-
Sonra, normal – yasal – doğru olan tayini çıkıyor!
-*-*-
Evet korunuyor!
Kim tarafından?
Bakan, başbakan hatta Cumhurbaşkanı!
Şimdikiler değil, eskilerden söz ediyorum!
Ama kim isterse olsun!
Mesajım şimdikilere de gitsin!
-*-*-
Ve mesela bu müdür, müdür olduğu okullarda ilk iş olarak ne yapıyor?
Siyasileri, makamları ziyarete gidiyor!
Öğretmenlerin bazıları ve okul aile birliği üyelerinin bazıları ile!
-*-*-
Çark dönüyor!
-*-*-
Yetkisiz öğretmene imza yetkisi de veriyor; dilediği öğretmenin sınıfını da dilediği gibi değiştirebiliyor!
-*-*-
Müfettişler mi?
Ne yapsınlar?
Dosya hazırlıyorlar ama o dosya bir türlü işleme giremiyor!
-*-*-
Haaaa bunlar, buna benzerler, UBP DP YDP dönemlerinde çok sık olabiliyor!
-*-*-
Belki geçmişte çok daha fazla da oluyordu ve son zamanlarda azalmıştır!
-*-*-
Ama ülkede sistem böyle dönüyor, böyle çalışıyor!
-*-*-
Dilediğini, dilediği gibi yapabilen hatta ufak veya büyük çalabilen bazı yöneticiler; siyasetle yakınlıklarından dolayı korunabiliyor, korunuyor!
-*-*-
UBP sana söylüyorum; CTP sen anla!
-*-*-
İktidara gelecekseniz, bu kültürü bir şekilde yenmeniz gerekiyor çünkü bu kültür, liyakatsizliğin temelidir!
-*-*-
Mesela, olağanüstü bir başarı, bir güzellik yoksa; yalakalık maksatlı okul, dernek, birlik, abidik, gubidik kabuller yasaklansın!
-*-*-
Bilmem anlatabildim mi?
-*-*-
Bu konuda yasa bile yapılmalı!
-*-*-
Mesai saatleri içinde, çalışıyor olması gereken insanlar; çalışıyor olması gereken makamları ziyaret etmesin örneğin!
Siyasi çözüm neden önemli!
Bu ülke, yıllardır, bu sayfadaki diğer yazımızda bahsettiğimiz örnekte olduğu gibi yönetiliyor!
-*-*-
Ama sadece bu değil!
-*-*-
Mesela seçim dönemlerindeki istihdamlar, çöküşün veya siyasi kokuşmuşluğun dik alasıdır!
-*-*-
Haliyle seçim dönemlerinde vatandaş çok rahat gaza gelebiliyor!
-*-*-
Herkes, evladının, bir yakınının devlete kapağı atıp, hayatı garantilemesini tabii ki isteyecek; işi sağlayan da oyu kapacak!
-*-*-
Çark da dönecek!
-*-*-
İşte bunun değişmesi gerekiyor!
-*-*-
Ama çok zor!
-*-*-
Çünkü insanımız düzene alıştı!
-*-*-
Her dönemde aynısı oluyor!
-*-*-
CTP’de ve hatta örneğini yaşadık; TKP veya TDP’nin hükümet ortağı olduğu hükümetlerde de; “partiliyim” diyen mutlaka “bir şeyler talep etti”…
-*-*-
Yapılmayınca ne oldu?
Toplu istifalara varan gelişmeler falan!
-*-*-
Peki nasıl düzelir bu “çökmüşlük”?
-*-*-
Dış denetimle…
Uluslararası denetim ve gözetimle…
-*-*-
Çok üzgünüm ama bütün bu çökmüşlüğe göz yumup, istediği her şeyi elde eden Türkiye’nin yörüngesinden çıkarak mesela!
-*-*-
Çözümle…
Çözüm!
Siyasi çözüm!
(Hoşça kal gardaş, güle güle Billy Boy… Seni gözyaşlarımızla değil; birlikte güldüğümüz günlerle hatırlayacağım…)