Türkiye’nin KKTC’ye en ‘tatlış’ müdahalesi!

Serhat İncirli

Vallahi duyduğumda kahkahalarla güldüm!
Saatlerce yüzümden gülümseme de gitmedi!
Çok tatlış!

-*-*-

Şimdi, siyaseten, Türkiye’nin her şeyimize müdahale ettiği apaçık bir gerçektir.
Kimse inkara kalkmasın!

-*-*-

Yıllardan beridir, daha çok sağ partilerimize olmak üzere, Türkiye’nin ordusundan da, derin devletinden de, ama özellikle AKP’den ciddi destek verilmiştir…
Hala verilmektedir…

-*-*-

Bir itirazım yoktur…
“Eşit, egemen, bağımsız KKTC” iddiasına zarar verildiğini de düşünmüyorum açıkçası…
“Profesyonel hizmet” diyorum; AKP’nin gönderdiği ekipler eminim paralarını alıyordur…
Beleşe yapacak halleri yok!

-*-*-

Neyse!

-*-*-

Mesela müzakere sürecine müdahaleye alışkınız…
Son dönemlerde ihalelere müdahale iddiaları ayyuka çıkmıştır…
Kıb – Tek’e akaryakıt alımından tutun, büyük projelerin tamamına yakınının yapılmasının kararı Türkiye’de verilmektedir…
Komisyonlar da eminim ona göre yutulmaktadır!

-*-*-

Seçimlere, her zaman müdahale edilmiştir, edilmektedir…

-*-*-

Evet, alıştık…

-*-*-

Ama yeni duyduğum müdahale gerçekten çok ilgimi çekti…

-*-*-

Abi hemen söylüyorum, son müdahale nedir biliyor musunuz?
Ünlü bir gece kulübümüzün yapısına, şekline, mimarisine müdahale etmişler!

-*-*-

Anlatayım!

-*-*-

Kubbe, İslam'a özgü bir mimari biçim değil, farklı uygarlıkların geliştirdiği ortak bir mimari çözümdür. Ancak tarih içinde özellikle Osmanlı ve diğer İslam devletlerinin mimari eserleri sayesinde, günümüzde kubbe denildiğinde akla ilk gelen yapılardan biri camilerdir…

-*-*-

Bu saptamaya itirazı olan var mı?

-*-*-

Haaa kubbenin mimaride kullanılması ile ilgili biraz araştırınca karşımıza Antik Roma dönemi çıkar mesela…

-*-*-

Romalılar, İslamiyet'in ortaya çıkışından yüzyıllar önce büyük kubbeler inşa ediyordu. Roma'daki Pantheon bunun en ünlü örneklerinden biri olarak gösterilir…
MS 2. yüzyılda inşa edilen kubbesi, Roma mühendisliğinin önemli eserlerindendir.

-*-*-

Bizans döneminde de kubbe vardı… 
Örneğin İstanbul’daki Ayasofya 537 yılında Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminde kilise olarak açıldı. Büyük merkezi kubbesi, Hristiyan mimarisinin en etkili örneklerinden biridir.

-*-*-

Yine İstanbul’daki muhteşem Selimiye Camii ve Sultanahmet Camii de kubbenin İslam veya Osmanlı mimarisindeki en şahane örneklerinden kabul edilir…

-*-*-

Elbette şunu herkes kabul edecektir; Kur'an'da camilerin kubbeli inşa edilmesini emreden bir hüküm yoktur… Çok sayıda düz çatılı cami de elbette vardır… 

-*-*-

İslam mimarları, kendilerinden önceki Roma, Bizans ve Sasani gibi uygarlıkların mimari tekniklerinden yararlanmıştırlar ve kubbe inşa ederken esas maksatlarının, büyük cemaatlerin bir arada ibadet edebilmesi olduğunu sanıyorum…  

-*-*-

Ancak, bazı İslam kültürlerinde kubbe, gökyüzünü, göksel düzeni veya ilahî kudreti çağrıştıran bir unsur olarak yorumlanmıştır… Bu bir zorunluluk değildir ama bu şekilde yorumlama olduğunu bazı kaynaklarda okumak mümkündür…

-*-*-

Özellikle Osmanlı döneminde büyük kubbeli camiler, imparatorluk mimarisinin ve İslam şehirlerinin belirgin simgelerinden biri hâline geldi…
KKTC’de de 1974 sonrası inşa edilen camilerin tamamında kubbe vardır… 

-*-*-

Tekrar ediyorum, İslam dininde ibadet için kubbe zorunlu değildir… Çünkü bu konuda esas alınması gereken kutsal kitap ve çeşitli hadislerdir; ayrıca; kiliseler, türbeler, saraylar ve sivil binalar da kubbeli olabilir…

-*-*-

Hatta KKTC’de gece kulüpleri de!

-*-*-

Mevlut Çavuşoğlu Dışişleri Bakanı iken, KKTC’de hizmet veren bir Türkiye üniversitesinin de ortakları arasındaymış…

-*-*-

Bir ziyaretinde, bu üniversitenin Alayköy bölgesindeki kampüsüne de gitmiş!

-*-*-

Gidiş saati karanlık saatlere rast geldiği için olacak, bölgedeki gece kulüplerinin abartılı ışıklı panolarından rahatsız olmuş!

-*-*-

İlk müdahaleyi orada yaşamışız; “bu kadar ışıklı tabelaya gerek yok” denmiş; bir süre kaldırmışız!

-*-*-

Akabinde, Çavuşoğlu bakanlıktan ayrıldıktan sonra, bu kez bir müdahale de, kadınlar daha rahat, sıfır direk, sıfır sütun salonda dans edebilsin diye kubbeli bir şekilde inşa edilen bir gece kulübümüze gelmiş!

-*-*-

Kubbeli gece kulübü – eminim müşteri olarak oraya gitmemişlerdir ama  Türkiyeli bazı dindar abilerin dikkatini çekmiş!

-*-*-

İçlerinden biri “kubbeli kerhane olmaz kardeşim” deyince, olanlar olmuş!

-*-*-

İlgili gece kulübü sahibi veya işletmecisi de ne yapmış?
İç mekanda kubbeye dokunmadan, dış görüntüyü “piramit” gibi bir yapıya çevirmeyi denemiş!

-*-*-

Allah’a şükür, Mısır KKTC’yi tanımıyor yoksa Lefkoşa Büyükelçisi Güzelyurt’a giderken binayı görüp, “kültürümüz kerhane çatısında ne arıyor?” diye diplomatik kriz çıkarabilirdi!

-*-*-

Vermek istediğim mesaj şudur: 
Türkiye – KKTC ilişkileri gerçekten bir resmiyete, bir düzene, bir kardeşlik ilişkisine ihtiyaç duyan komik ama komik olduğu kadar da kokuşmuş bir ilişkiye dönmüştür…

-*-*-

Bu anlattığım – belki de abartılı ve şakayla da karışık aktardığım konu; fiiliyatta çok daha örneklerle izah edilebilecek bir durumdur…

-*-*-

Türkiye – KKTC ilişkileri, seviyesini yitirmiş, son derece kabul edilmez bir pozisyondadır ve bu da insan ya da toplum ilişkileri açısından son derece “toksik”tir!

-*-*-

Bilmem anlatabildim mi?


Bravo İntergaz… Lefkoşa merkezli İntergaz şirketi, LPG kaynaklı olası yangın ve gaz kaçaklarına karşı müdahale kapasitesini güçlendirmek amacıyla dün yine acil durum ve afet tatbikatı gerçekleştirdi… Enerji ve gaz sektöründe faaliyet gösteren İntergaz, iş sağlığı ve güvenliği ile acil durumlara hazırlık çalışmaları kapsamında her yıl tekrarladığı yangın ve gaz kaçağı senaryolarına yönelik eğitim ve tatbikatlarından birini dün gerçekleştirdi… İtfaiye Müdürlüğü, Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı, Sağlık Bakanlığı ve çeşitli afet örgütlerinin de yer aldığı tatbikatı, Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy da bakanlık bürokratları ile birlikte izleyenler arasındaydı. Tatbikat sonrası, görev alanlar, şirket yöneticileri, bakan, bazı bürokratlar ve misafirler hatıra fotoğrafı çektirdi… Kutluyoruz, örnek alınmasını diliyoruz…