Türkiye’nin Kıbrıs siyasetinde değişiklik!

Serhat İncirli

Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, Türkiye’deki COP31 Zirvesi’ne katılacağını duyurdu…

-*-*-

COP31 Zirvesi, 9 – 20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da yapılacak!

-*-*-

1974 sonrası ilk kez bir Kıbrıslı Rum lider, yani Kıbrıs Cumhurbaşkanı resmi ya da gayrı resmi Türkiye’ye gitmiş olacak…

-*-*-

Bu arada, davet “Gayrı resmi” olsaydı anlardım ama bahse konu davet resmi!

-*-*-

Türkiye resmen davet etmiş olmayabilir!
Toplantı Birleşmiş Milletler’in ama mekan Türkiye!

-*-*-

Birleşmiş Milletler İklim Değerlendirme Konferansı COP31’e Türkiye ile Avustralya ortak başkanlık yapacak…

-*-*-

Şimdi ülkemizde Türk Devletleri Teşkilatı bilmem neyisi toplantıları falan var…

-*-*-

Gazeteci arkadaşlarımızla da bir araya gelinmiş!

-*-*-

Türk Devletleri Teşkilatı, KKTC adına, iki devletli çözüm adına fiyaskodur, Türk dış siyaseti açısından mutlak bir rezalettir…

-*-*-

Tam anlamıyla “yaptık ama olmadı”dır!

-*-*-

Konuya “eşit egemen KKTC’nin tanınması” açısından bakacak olursak, Türki devletlerin tamamı, Türkiye’yi sadece yalınız bırakmamış, arkadan hançerlemiştir!

-*-*-

Türkiye Cumhurbaşkanı’nın, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda arka arkaya 5 sene “KKTC’yi tanıyın” çağrısına, tek bir Türki devlet yanıt vermemiştir!
KKTC’yi tanıyan olmamıştır!
KKTC’ye taraf göz ucu ile bakan dahi yoktur!

-*-*-

Bu durum da, Türkiye adına, Kıbrıs siyasetinin rezil olması halidir!

-*-*-

Şu anda Nikos Hristodulidis’in Antalya’ya “Cumhurbaşkanı” olarak katılacak olması da Türkiye’nin Kıbrıs siyasetinin tamamen çökük olduğunun resmi görüntüsünden başka bir şey değildir!

-*-*-

Sonuca gelecek olursak…

-*-*-

Türkiye, Kıbrıs siyasetini değiştirmiş gibi duruyor…
UBP’nin son birkaç günde “ceklerle caklarla” dile getirdiği bine yakın “hayali” proje içerisinde, “devletimizin eşit egemenliği”nin vurgulanmaması hatta hiç bundan söz edilmemesi acaba Türkiye’deki siyaset değişikliğinin kanıtlarından biri mi?
Bence öyledir!


Mahkemeden homofobik 
hakaretlere karşı tarihi karar!

İskele Kaza Mahkemesi, Doç. Dr. Berna Numan’a kamusal alanda yöneltilen homofobik hakaretleri “… nefret saikiyle işlenen psikolojik şiddet suçu” saydı ve sanığa 1 ay hapis cezası verdi…

-*-*-

Kuzey Kıbrıs’ın, homofobik şiddete izin verilmeyen bir coğrafya olduğunun hukuki mührü olan bu kararı selamlıyorum… 

-*-*-

Bugün Kıbrıs gazetesinden sevgili Emine Yüksel’in haberine göre, Kıbrıs’ın kuzeyinde homofobik şiddet eylemine ilk kez hapis cezası verildi ve bu karar bundan sonraki benzerleri için emsal teşkil edecek… 

-*-*-

Gerekçeli kararda, sanık Ergün Sünmez'in Fasıl 154 Ceza Yasası kapsamında Numan'ın cinsel yönelimini bilinçli biçimde hedef aldığı, onu alenen marjinalleştirmeyi ve küçük düşürmeyi amaçladığı belirtildi. 

-*-*-

Mahkeme, Doğu Akdeniz Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Berna Numan’a kamusal alanda yöneltilen homofobik hakaretleri sıradan bir arbede küfrü olarak değil, "cinsel yönelime dayalı nefret saikiyle psikolojik şiddet suçu" olarak nitelendirerek emsal bir karara imza attı.

-*-*-

Emine Yüksel’in haberine göre, Doç. Dr. Berna Numan mahkeme kararını bir kazanım olarak niteledi ve bu kazanımın geçmişten bugüne yürütülen toplumsal mücadelenin bir sonucu olduğunu ifade etti. 

-*-*-

Berna Numan, görünürlüğün ve dayanışmanın önemine dikkat çekerken LGBTİ+ bireylere "Kendin ol. Çünkü her şey yolunda gidecek" mesajını da iletti. 

-*-*-

KKTC’de bilerek veya bilmeden, homofobik şiddet uygulayanların, bu karar sonrası kendilerine dikkat etmelerini öneririm… 


Çaycıyı asalım olsun bitsin!

Konu mahkemede…
Gemi kazası…
Filo Jet!

-*-*-

Dönemin Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, kazadan sonra Meclis’te yaptığı bir konuşmada ne demişti?

-*-*-

“Gemi hasarlıydı, bu nedenle 17 Haziran 2026’da sefere çıkmasına izin vermedim!”

-*-*-

Arıklı’ya göre geminin tamiri istendi!
Ve gemi tamir edildi!!!

-*-*-

Geminin tamire alınmasının bir yöntemi, “havuzlanması”dır!

-*-*-

Nedir havuzlama?

-*-*-

Geminin havuzlanması, bir geminin bakım, onarım, temizlik veya kontrol işlemlerinin yapılabilmesi için özel bir havuza ya da kuru havuza alınması işlemidir.

-*-*-

Gemiler normalde su üzerinde yüzer. Ancak geminin su altında kalan gövdesini incelemek, temizlemek veya onarmak gerektiğinde gemi havuza alınır.

-*-*-

Peki havuzlama yapıldı mı?

-*-*-

Konunun bilirlişisi Kaptan Ulus Göker’e göre “hayır, havuzlama yapılmadı”…

-*-*-

Peki havuzlama yapılmadıysa; bu gemi nasıl oldu da sefere çıktı?

-*-*-

Kim izin verdi?

-*-*-

1 - Türk Lloydu!
2 – Liman Müdürlüğü!
3 – İlgili bakanlık!

-*-*-

Peki kim yargılanıyor?
Çaycı!


CTP’ye mesaj!

Kıbrıs Türk Petrolleri, Ercan Havaalanı’ndaki akaryakıt ihalesini kaybetti…

-*-*-

Burada çalışan dokuz işçisi, en tecrübeli ve en yüksek maaşlı elemanları arasındaydı…

-*-*-

Şirket, şimdi bu dokuz kişinin “masrafından” kurtulmak için, işlerine son vermeyi planlıyor, hatta planladı!
Sendika ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, bu “durdurmaya” karşı!

-*-*-

Ne olduğu ve ne olacağı dün bu satırları yazdığım ana kadar netleşmemişti; Kıbrıs Türk Petrolleri grevdeydi ve grev sürerse, bugün ülkede akaryakıt kuyrukları olması, yüksek olasılık!

-*-*-

Şirket, “işçi azaltmamız lazım” diyor ve yüksek maaşlı emekçiyi “yük” gördüğü için “kıyma makinesini çalıştırıyor!”

-*-*-

KKTC’de neden mi herkes devlet memuru olmak istiyor?

-*-*-

Çünkü bu dokuz çalışan devlet memuru olmuş olsaydı, emekli olana kadar oldukları yerde hiç çalışmadan kalabilirdi!
Bilmem anlatabildim mi?

-*-*-

Umarım yeni yılla birlikte göreve başlayacak olan CTP Hükümeti, bu ülkede emekçiler arasındaki kamu – özel ayrımcılığını sıfırlayacak bir düzenlemeye imza atar!