Türkiye Futbol Federasyonu’na çağrımdır

Hasan Ecer

Türkiye Futbol Milli Takımı çarşamba akşamı Kosova’da Kosova Milli Futbol Takımı ile bir dostluk maçı yaptı. Karşılaşmayı 6-1 kazandı.
Bu karşılaşmada sonuç önemli değildi. Önemli olan Kosova takımı ile dostluk maçı yapmaktı. Bilindiği gibi Kosova takımı da FIFA’ya üye değildir. O nedenle FIFA ve UEFA’nın düzenlediği resmi organizasyonlarda yer alamaz.
Ancak, UEFA’dan izin alarak, dostluk karşılaşması yapmasına izin verilebilir. Bu yaklaşım, ileriki yıllarda, Kosova Milli Takımı’nın da, FIFA ve UEFA’ya üye olabileceğinin bir göstergesidir.
Fatih Terim yönetimindeki Türk Milli Takımı, büyük bir jest yaparak, Kosova Milli Takımı ile bir dostluk maçı gerçekleştirdi. Bence Kosova’nın tanınması ve FIFA’dan kabul görmesi açısından doğru yapılmış bir hareket. 
Bağımsızlığını 17 Şubat 2008 tarihinde ilan eden ve 107 ülke tarafından tanınan, nüfusunun  % 3-4’ü Türkçe konuşan bir ülkenin Milli Takımı ile dostluk maçı yapmak, ülke  gençlerinin  motivasyonunu artırmakla birlikte, ülkenin tanıtımı açısından da önemli bir yaklaşımdır.
Şimdi Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı ve Milli Takımlar sorumlusuna soruyorum:  Bağımsızlığını 15 Kasım 1983 yılında ilan eden, nifusunun % 100’ü Türk olan, uzun yıllardan beridir FIFA  ve UEFA ile çeşitli dönemlerde temaslara geçen, sadece Türkiye tarafından tanınan, son zamanlardaki Sertoğlu başkanlığındaki Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu girişimleri  ile FIFA, UEFA ve KOP başkanları ile toplantılar yapan, bu ülke gençlerinin önünün açılması ve motivasyonlarının canlı kalması için ellerinden gelen mücadeleyi verirken, sizler Kıbrıs Türk Halkı için ne yaptınız?
Yıllardır ambargolar altında ezilen bir toplumun evlatları olarak, çeşitli dönemlerde, gençlerimizin uluslararası alanlarda maçlar yapabilmelerini sağlamak amacıyla her türlü  çabayı harcarken, başarılı sporcularımızın, kendi ülkesinin bayrağını temsil etmek uğruna, ellerinden gelen mücadeleyi sürdürürken ve hayatımızın büyük bir bölümünü, uluslararası organizasyonlara katılabilmek uğruna, her alanda mücadele verirken, sizler, bu toplumun  çektiği zorlukları görmezlikten gelerek, uluslararası hiç bir platforumda bizlere yardım elinizi  uzatmadınız.
Hatta ve hatta geçen yıl İzmir Belediyesi’nin düzenlediği, FIFA ve UEFA’nın böyle bir organizasyondan haberi bile yokken, MTG U15 futbol takımının turnuvaya katılmasını engelleyen Türkiye Futbol Federasyonu yetkililerini ve Fatih Terim’i şiddetle kınıyorum.
Kosova ile maç yapabiliyorsanız, bu büyüklügü ve fedakarlığı onlar için gösterebiliyorsanız,  Kıbrıs Türk Halkı ve takımları için de göstermeliydiniz. 
Bu toplumda yaşayan her Kıbrıslı Türk’ün GALATASARAY, FENERBAHÇE, BEŞİKTAŞ, TRABZON vs. takımlarına olan sevdasını bilmeyen yoktur.
Türk takımları, Şampiyonlar Ligi veya UEFA Avrupa Ligi maçlarını Güney’de oynarken, onları  yalnız bırakmayan, her türlü zorluğa rağmen destekleyen Kıbrıslı Türklerdir.
Sertoğlu federasyonunun son bir yıldır futbolumuzun uluslararası alanda kabul görmesi, gençlerimizin önünü açmak için yaptığı girişimleri bildiğinizden eminim.
Bu noktada ne yaptınız.
Ama iş şova gelince, mangalda kül bırakmayan Demirören ve Terim ikilisi yine sahneye çıkıp kahramanlık türküleri söylemeye başladılar.
O kadar kahramansanız gelin bizimle de maç yapın da görelim. Hem de nüfusunun yüzde yüzü Türk olan bir toplumda.