Trump’ın Türkiye ziyareti ve CAATSA yaptırımları konusu

Ödül Muhtaroğlu

ABD Başkanı Trump, NATO Liderler Zirvesi için Ankara'ya geldi. Yapılan basın toplantısında, Trump bir soru üzerine, ABD'nin Türkiye'ye uyguladığı CAATSA yaptırımlarını kaldıracaklarını ifade etti. ABD Başkanı, "Dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz." diye konuştu.

Öte yandan, ABD Başkanı Trump, Türkiye'ye F-35 satışından, KAAN uçaklarının motorları konularında da, Türkiye için olumlu adımlar atacaklarını açıkladı.

Bende, bugünkü yazımda, CAATSA yaptırımlarının İçeriği ve  Türkiye’nin bu konudaki pozisyonu hakkında sizlere  özet bilgiler aktaracağım.

CAATSA, (Amerika'nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası) anlamına gelmektedir. 2017 yılında yürürlüğe giren bu ABD yasası; başta Rusya, Iran ve Kuzey Kore ile belirli alanlarda önemli işlemler yapan kişi, şirket veya ülkelere yaptırım uygulanmasına imkan vermektedir.

CAATSA'nın amacı, ABD'nin ulusal güvenlik politikaları doğrultusunda, bu ülkelerle belirli stratejik alanlarda iş birliği yapan aktörleri ekonomik ve diplomatik baskıyla caydırmaktır.

CAATSA kapsamındaki yaptırımlar arasında şunlar yer alabilir:

ABD'den silah veya savunma teknolojisi ihracatının yasaklanması, ABD finans kuruluşlarından kredi veya finansmana erişimin kısıtlanması, ABD'deki mal varlıklarının dondurulması. ABD finans sistemine erişimin sınırlandırılması, Vize verilmemesi veya ABD'ye giriş yasağı, ABD kamu ihaleleri ve devlet kurumlarıyla iş yapmanın engellenmesi ve Belirli kişi ve kurumlarla ticaretin yasaklanması.

Türkiye'nin, bir NATO üyesi olarak, Rusya’ dan  S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından, 2020 yılında TC Savunma Sanayii Başkanlığı ve bazı yetkililere CAATSA kapsamında yaptırım uygulanmaktadır. Bu yaptırımlar, özellikle savunma sanayii alanındaki lisanslar, finansman ve teknoloji transferini etkilemiştir.

Türkiye'nin CAATSA kapsamındaki mevcut pozisyonu özetle şöyledir: Yaptırımlar doğrudan Türkiye ekonomisinin tamamına değil, Türkiye'nin Savunma Sanayii Başkanlığı'na (SSB) yöneliktir. Bunlar arasında, ABD ihracat lisanslarının kısıtlanması, bazı finansman yasakları ve SSB'nin üst düzey yetkililerine yönelik yaptırımlar yer almaktadır.

CAATSA süreciyle bağlantılı olarak Türkiye, F-35 savaş uçağı programından çıkarılmıştır. Türkiye, bunun haksızlık olduğunu ve programa geri dönmeyi veya yaptığı katkıların telafi edilmesini talep etmektedir.

ABD, S400 alımını, ABD yasalarına göre, Rus savunma sektörüyle gerçekleştirilen önemli bir adım olarak değerlendirdi. Türkiye ise, egemen bir devlet olarak ulusal güvenliğini sağlamak amacıyla aldığı bir karar nedeniyle cezalandırıldığını savundu.

Türkiye, müttefik ülkelerin birbirlerine yaptırım uygulamasının NATO ruhuna aykırı olduğunu ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılması gerektiğini savunmaktadır.

ABD ile Türkiye arasında yaptırımların kaldırılması konusunda diplomatik görüşmeler sürmektedir. Son olarak, geçtiğimiz gün ABD Başkanı Donald Trump, NATO zirvesi nedeniyle yaptığı Ankara ziyaretinde, yaptırımları kaldırmayı planladığını ve F-35 satışını yeniden değerlendireceğini açıklamıştır.

Ancak, CAATSA'nın uygulanması yalnızca ABD başkanı kararıyla tamamen çözülebilecek bir konu değildir; ABD Kongresi ve ilgili yasal süreçler de belirleyici rol oynamaktadır. Bu nedenle, yaptırımların tamamen kaldırıldığı söylenemez; süreç müzakerelerle devam edecektir.

Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki CAATSA yaptırımları sorunu sadece bir silah alımı değil, bir Nato üyesi ülkenin güvenlik ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı ve ittifak içindeki stratejik uyumun nasıl korunacağı meselesidir.

Türkiye, yıllarca hava savunma sistemi ihtiyacını NATO içinden karşıladı. Ancak, teknoloji transferi, ortak üretim ve teslimat koşullarında yaşanan anlaşmazlıklar, Türkiye’yi başka arayışlara yöneltti. Sonuçta tercih, Rusya yapımı S-400 oldu. Bu karar, çok tartışmalara yol açtı.

CAATSA yaptırımları, iki ülke arasındaki güven krizinin sembollerinden biri hâline gelmiş durumda. Savunma Sanayii Başkanlığı'na yönelik kısıtlamalar, savunma sanayi projelerini doğrudan etkilerken, Türkiye'nin F-35 programından çıkarılması ise uzun vadeli stratejik maliyetler oluşturdu.

Öte yandan, ABD ile yaşanan bu gerginlik ve yaptırımlar, Türkiye’nin, Savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltma hedefine  hız kazandırdı ve yerli üretim motivasyonunu artırdı. Bu bağlamda, Türkiye, insansız hava araçları, savaş gemileri, radar sistemleri, füze teknolojileri ve beşinci nesil savaş uçağı projelerinde son yıllarda önemli ilerlemeler kaydetti.

Türkiye, stratejik, geniş bir coğrafyada, NATO'nun en önemli üyelerinden biridir. Enerji güvenliği, göç yönetimi, terörle mücadele ve bölgesel istikrar gibi konularda, ABD için, Türkiye ile bu stratejik iş birliği büyük önem arz etmektedir.

Trump döneminde, Türkiye ile ABD ilişkileri yeniden stratejik ortaklık düzeyine doğru ilerlemektedir. Karşılıklı güvenin yeniden oluşması, ortak çıkar alanlarının doğru tanımlanması ve değişen dünya güvenlik kurgusuna birlikte uyum sağlanması, iki ülke arasındaki  önemli başlıklardır.

CAATSA yaptırımları  kalkabilir. Ancak, iki ülke arasındaki güven erozyonunun giderilmesi ve kalıcı olması, iki ülke diplomasi merkezlerinin ve yetkililerinin maharetine ihtiyaç duymaktadır.