Tiridine bandım: Türkülerin gücü!

Serhat İncirli

Kıbrıs’ın mesela 1878’den bu yana tarihini bilmemek, ayıp değil!
Ama öğrenmemek, öğrenmek için çaba harcamamak ayıptır!

-*-*-

Ancak en ayıbı nedir biliyor musunuz?
Bilmeden, uydurup, yalan söyleyip, sözde tarih yaratmaya çalışmaktır!

-*-*-

Bunu biz de yapıyoruz, Rumlar da yapıyor!
Türkiye’de ise bu konu en üst seviyede!

-*-*-

Ve tabii ki en ilginci, bilerek ve isteyerek “yalanı” savunmak yani propaganda yapmak, her üç coğrafyada, 
daha çok aşırı milliyetçilerin işi!

-*-*-

Ve hepsinden en acısı; bu tipler ya askerliklerini bedelli yapmışlar; ya da bir şekilde hastayım, engelim var “yalanlarıyla” sıyırtmışlar!

-*-*-

Gerçek anlamıyla askerlik yapmaya engel durumu olanları tabii ki tenzih ederim!

-*-*-

Neyse!

-*-*-

Cehalet kötü bir şey değil!
Cehalette ısrar kötü!

-*-*-

Ama bu yazı bir “Pazar yazısı” ve siyaset yazmak istemiyorum…

-*-*-

Çok çok uzun bir süreden beri, zaman zaman televizyon programlarımda da aklıma gelir ve “manda yuva yapmış söğüt dalına…” cümlesinin geçtiği meşhur Anadolu türküsünü, “ne kadar anlamsız, acayip mantıksız!” diye eleştiririm hatta dalga geçerim!

-*-*-

Bu dalga geçişlerim, ablamın da dikkatini çekmiş olacak ki bana bu konuda bir hikaye gönderdi… 

-*-*-

“Cahil kalma, dinle, oku, öğren” mesajı olarak aldım… 

-*-*-

İşin aslı şöyle…

-*-*-

Meğer, "Manda yuva yapmış söğüt dalına" sözleriyle bilinen Kastamonu yöresine ait "Tiridine Bandım" türküsü, Osmanlı döneminde halktan haksız yere vergi toplayan zalim bir beyi eleştirmek amacıyla ozanlar tarafından yakılmış zekice bir hicivmiş!

-*-*-

Bana yıllardır çok mantıksız gelen bu sözler meğer baskı altında açıkça konuşamayan ozanın ince zekasını yansıtıyormuş… 
Muş fazla; resmen yansıtıyor!
Birazdan anlatacağım!

-*-*-

Ama önce bir ara not ekleyelim:

-*-*-

Osmanlı, Kıbrıs’ta da bu haksız vergi toplama meselesi yüzünden “türkülenmiş” bir imparatorluk!

-*-*-

Bizde de “Dolama dolamayı”nın orijinali, Gavur İmam İsyanı’nı anlatır değil mi?

-*-*-

Propaganda bize bu Kıbrıs türküsünü “… Dolama dolamayı; getirin bağlamayı / Kimden alıştın yavrum, böyle göbek atmayı. / Aman aman elinden, sarsam ince belinden, öpsem dudu dilinden…” falan diye öğretti!

-*-*-

Oysa sözler, “Tiridine bandım”dan daha “banıcı”!
Tehlikeli!

-*-*-

Bakın sözler şöyle:

-*-*-

Dolama dolamayı / Getirin bağlamayı / Bıktım ben bu zulümden / Osmanlı'nın elinden… 

-*-*-

Aman aman elinden / Yandım bak be zulmünden / Ben eker ben biçerim / Paşa alır elimden / Ben eker ben biçerim / Ağa alır elimden…
 
-*-*-

Gene kurak vardı / Hiç yağmur yağmadıydı / Tohum toprakta kaldı / Mahsul Hiç çıkmadıydı / Hiç mahsul çıkmadıydı…

-*-*-
 
Paşa öşür isterdi / Köylü de veremezdi / Asker köye saldırdı / Her şeyi Yağmaladı /
Her şeyi yaktı yıktı…

-*-*-

Köylüler birlik oldu / Paşaya karşı durdu / Gavur İmam vurdukça Osmanlı kaçar oldu…

-*-*-
 
Köylüler birlik oldu / Paşaya karşı durdu / Halk isyanı coştukça / Askerler kaçar oldu…

-*-*-

Sakıncalı bir türkü… 
Aman aman elinden… 

-*-*-

Osmanlı?

-*-*-

Yanlış da anlaşılacak; mesaj veriyorum falan sanılacak!

-*-*-

Pazar Pazar siyaset yapmayalım lütfen!

-*-*-

Neyse; “Tiridine bandım”a dönelim…

-*-*-

Bir daha hatırlatalım… 
Osmanlı döneminde Kastamonu'da görev yapan ve sürekli bahanelerle köylünün malına el koyan bir bey varmış. Köylü bu durumdan çok muzdaripmiş ancak baskı yüzünden doğrudan tepki gösteremiyormuş. 

-*-*-

O dönem köy düğünlerinde ve eğlencelerinde türkü söyleyen ozanlar, beyin bu adaletsiz ve mantıksız uygulamalarını eleştirmek için kinayeli (şathiye tarzı) bu türküyü yakmışlar…

-*-*-

Bu türküde, (Yusufcelik.com.tr’den alıntıdır), sembollerin anlamı şu şekilde açıklanır:

-*-*-

Manda (Manda yuva yapmış söğüt dalına): Hantal, güçlü ama kendi halinde olan köylüyü veya doğrudan köylünün malını sömüren yöneticileri temsil eder.

-*-*-

Yavrusu (Yavrusunu sinek kapmış gördün mü?): Ezilen, korumasız kalan köylüyü veya halkı ifade eder.

-*-*-

Sinek: Köylünün kanını emen, canını yakan yöneticileri ve haksız vergileri simgeler. (Yörede "kapmak" kelimesi ısırmak, can yakmak anlamında kullanılır)

-*-*-

Aynı kaynağın yorumuna göre, Ozan, "Koca manda söğüt dalına yuva yapar mı, koskoca manda yavrusunu sinek kapar mı?" diyerek aslında beyin yaptığı akıl almaz zulümleri ve saçmalıkları örtülü bir şekilde yüzüne vurmuştur. Türkü, halkın bu absürtlükler karşısındaki çaresizliğini eğlenceli bir dille anlatır.

-*-*-

Yani yıllardır “ne mantıksız, ne anlamsız” diye müziğiyle fıkır fıkır oynasam da eleştirdiğim bu türkü, meğer, bugünkü KKTC’yi dahi anlatıyormuş…

-*-*-

Ortalık manda ve sinekten geçilmiyor ve “yavru” eziliyor, korumasız, kimsesiz…

-*-*-

Bu arada belirtelim; ağalar yiyor içiyor, köylü ve ozanlara ise “tiride banmak” kalıyor!
Tirid, fırında pişen manda etinin suyundan yapılan bir yemek… 
Ağalar, efendiler eti götürüyor, zavallı ozanlara ve köylülere “ekmeği tiride banmak” kalıyor!

-*-*-

Kastamonu yöresinde tirit; bayat simitlerin ya da ekmeklerin kemik suyuyla ıslatılması, üzerine (Ağaların sofrasından kalan bazı et parçaları) ile sarımsaklı yoğurt ve kızgın tereyağı dökülmesiyle yapılır…

-*-*-

Tirit, fakirliğin ve çaresizliğin simgesidir…