Tepki ve fırsat

Tayfun Çağra

Hak ettiğimiz yönetimi belirlemek bizim elimizde aslında…

Seçimlere müdahale tabii ki sonucu belirleyen bir olgudur ancak bu müdahaleyi yine bizim irademiz geçerli kılmıyor mu?

Yani seçimlere yapılan müdahaleleri sandıkta oy veren parmaklarımız onaylamıyor mu?

Birileri irademizi sahiplenmek, ortaya çıkacak sonucu kendi isteklerine göre belirlemek isteyebilir ama biz bu müdahaleyi kabullenmesek yani birilerinin işaret ettiği kişiye veya partiye oy vermesek o müdahale sonuca ulaşır mı?

Evet, müdahalenin biçimleri var;

Sunulan vaadde belki bir avantaj elde edilecektir, belki günü kurtaracak bir gelişme oluşacaktır ama o avantaj topluma ne getirecektir, o kurtarılan gün diğer güne yansıyacak mıdır?

Belki milliyetçilik duygularına hitap eden bazı yaklaşımlarla sizi yönlendirmek isteyebilir birileri ama bu vatan, millet, sakarya nutuklarının boş laflar olduğunu hâlâ anlamadık mı!

Galiba anladık diye düşünüyorum; Bakın daha dün 21 Aralık nedeniyle konuşan Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan, orada oturan Ersin Tatar’a yönelik olarak “Ey siyasiler, biliniz ki; vatan, millet, bayrak edebiyatınız bu ülkede artık prim yapmıyor… Şehit aileleri adına bunu söylemek isterim ki bu söylemleriniz artık bizi bıktırmıştır” diyebiliyor ve “Aslında kimse onları alkışlamıyor. Onlar için mutluluk, koltuk sevdasından fazla değildir” diye de ekleyebiliyor.

Böyle çıkışlar hem de Şehit Ailelerinden gelen böyle yaklaşımlar demokrasi ve gelecek açısından umut verici söylemlerdir.

***

Gelecekle ilgili tehditler de olabiliyor ne yazık ki seçimler öncesi ve genellikle bu tehdit biçimlerinin bir makamda oturması istenmeyen kişilere yönelik gayri-insanî tehditler olduğunu da yaşayıp görüyoruz. Birini parti başkanlığından, başbakanlıktan alabilmeye kadar gidebiliyor, yerine partisinin bile istemediği biri gelebiliyor.

Ne tuhaftır ki o partililer tepki göstermek bir yana, (genelleme yapmak istemiyorum ama) istemedikleri kişinin etrafında toplanacak kadar da kendilerine saygılarını yitirmiş durumdalar…

***

Seçimler, birilerine kişisel tatmin sağlamanın çok ötesinde görülmesi gereken bir olaydır.

Bizim ülkemizde ve bazı geri kalmış ülkelerde seçimler, biraz da popülerliği yakalamış kişilerin “hade bu dönem de farklı bir tat katayım hayatıma” yaklaşımıyla girdikleri ama o alacakları ‘tat’ ötesinde başka kazanımların da sağlandığı bir gelişme olarak ortaya çıkıyor.

Sözünü ettiğimiz bu kişilerin topluma hizmet gibi bir düşünceleri yoktur. Daha fazla popülerlik, daha fazla tanınırlık, daha fazla olanak, daha fazla kazanç, olursa bir makam odası, bir makam arabası, bir şoför ve Gürsel Benan’ın söylediği gibi “Onlar için mutluluk, koltuk sevdasından fazla değildir” gibi hevesleri olan bu kişilerin aldıkları/alacakları oylar kendi elimizle kendi cebimizden vereceğimiz para ve bizim olan haklarımızın heba edilmesinden başka birşey değil.

***

Önümüzde büyük bir fırsat var;

Burada kendi düzenlerini kurmaya ve pekiştirmeye çalışanlara bu toplumun uyumadığını göstermek, tepki vermek için büyük bir fırsat.

Sadece uyumadığımızı göstermek için de değil. Geçtiğimiz dönemde belediyelerin başarı ve başarısızlıklarını, verilen veya verilmeyen hizmetleri belediylerin mensup bulunduğu partilere bakarak bir değerlendirelim.

Hemen o partilerin vizyonlarına paralel ilerleyen bir başarı veya başarısızlık göreceksiniz. Zaten başarıyı yakalayan, hizmeti veren bir belediye bölgesinde yaşıyorsanız veya tam tersiyse farkı görüyorsunuzdur.

Yani ‘uyumamanın’ dışında hizmet alabilmek için de bir fırsatımız var.

***

Evet, genel seçimler değil yerel seçimler ama yerel seçimlerin sonucu genel seçimlerin de nasıl sonuçlanacağına dair bir işarettir.

Bu işareti bazı yerlere/kişilere vermek seçmenlerin eline verilmiş kaçırılmaz bir fırsattır.

Bu fırsatı kaçırmayacağımıza inanıyorum.