Tanrı Amerika’yı korusun…

Ünal Fındık


ABD tarihinin en kritik seçimine hazırlanıyor. Amerikan halkı önümüzdeki gün sandık başına gidecek ve iki adaydan birine oy verecek.

ABD’de genelde oy kullanan sayı düşüktür. Bence bu seçim oy kullanma oranı dibe vuracak. Bunun nedeni de kampanyanın sonuna gelinmiş olmasına rağmen halkın her iki adaya da hala mesafeli olmasıdır.

Halk adayları içine sindiremedi. İkisi de yaşça aktif yaşamdan çekilşme yaşında. İkisi de ekmeğini yedi suyunu içti. İkisi de seçmene heyecen vermiyor.

Cumhuriyetçi aday Donald Trump zengin, çok zengin bir iş adamıdır. Bu nedenle kendini dev aynasında görüyor. Parayla herşeyi satın alabileceğini düşünüyor.

Üstelik demokrasiye inanmıyor. İnsan hak ve özgürlüklerine saygı duymuyor. Amerikan halkının çeşitli ırk ve milletlerden oluştuğuna bakmadan açık açık ırkçılık yapıyor. Meksika sınırına duvak çekmekten bahsediyor.

Göçmenleri ayrımcılığa tabi tutuyor. İslam dinine inanan milyonları ABD’ye kabul etmemekten, bunları dışlamaktan ve ülkeden kovmaktan bahsediyor.

Seçim kampanyası boyunca bunları söyleyen ve seçimi kazanırsa bunları yapacağını iddia eden Turmp son anketlerde yeniden yükselişe geçti.

Tanrı Amerika’yı da, dünyayı da korusun.

Çünkü bu zihniyet ve bu zihniyete oy verecek milyonlar bu ülkede ve bu dünyada yaşayıp çoğaldıkça bu dünya daha da yaşanmaz olacak.

İki kutuplu dünya koşulları ortadan kalktığı zaman insanlık rahat bir nefes almıştı. Artık barış içinde birarada yaşama zmanıydı. Artık nükleer silahlara veda edilecekti. Artık konvansiyonel silahlar susacaktı. Artık dünya özgürce yaşanacak bir yer olacaktı.

İnsanlık başka dünyaları keşfedecek, başka dünyalarda kendine yeni yaşam alanları açacaktı.

Olmadı.

Bölgesel savaşlar tüm hızıyla artarak devam etti. Dünyanın jandarması durumundaki ABD bütün bu savaşlarda aktif rol aldı. Hala alıyor.

Düşünün Trump gibi bir aday başkan seçilirse ABD bu bölgesel savaşlara çok daha aktif katılacaktır. Çünkü Trump söylediklerini gerçeleştirmek için once ABD’ye düşmanlar yaratacak, sonra oralara askerler gönderecek ve ardından da kendi ülkesinde sözde teröre karşı etkin önlemler alacak.

Bu önlemler de elbette demokrasiden, özgürlükten ve insan hak ve hürriyetinden uzak olacaktır.

Peki Hillary Clinton kazanırsa ne olacak?

İlk önce kadınlar için önemli bir kazanım olacak. ABD’de ilk kez bir kadın başkan olacak.

İkincisi ABD’de hiçbirşey değişmeyecek. Bugün ne ise, yarın da o olacak. Yani statüko devam edecek.

İşte bu nedenle Hillary ne kadar çabalarsa çabalasın seçmeni heyecanlandıramıyor. Seçmen kendi yaşamında değişim olmayacağını bildiği için istese de heyecen duymuyor.

Bu nedenle Amerikan halkı sandığa giderken kötünün iyisine oy verme tercihini kullanabilir. Bu Hillary Clinton’u başkan yapar. Ya da herşeyi göze alarak yaşamında ne gibi değişiklikler olacağını görmek için kumar oynamayı tercih eder ve Trump’a oy verir. Bu da Trump’ı başkan yapar.

Az kaldı. Seçim Salı gündür. Muhtemelen Çarşamba sabaha sonuçlar belli olur. Tabii pat durumu olmazsa.

Hatırlarsanız oğul Bush ilk seçildiği dönemde oylar birkaç defa sayılmış ama bir türlü doğru sonuç açıklanmamıştı. Yine aynı durum olmaz herhalde diye düşünüyorum.

Her şeye rağmen tanrı Amerika’yı da dünyayı da korusun.