Talat neden konuştu!

Tayfun Çağra

Mehmet Ali Talat’ın Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkiyi irdelediği ve eleştirdiği yazısı 2. Cumhurbaşkanı olması açısından çok önemli.

Talat’ın ortaya koyduğu saptamalar aslında tarafımızdan, farklı gazetecilerden, fikir insanlarından defalarca ortaya konuldu, yazıldı, çizildi.

Daha da yazılıp çizilmeye, söylenmeye devam edecek ancak bu söylemlerin, eleştiri ve tepkilerin dikkate alınması ve önerilerin de ciddiyetle ele alınması önemlidir. Ancak görüldüğü üzere bu eleştiriler, tepkiler bir kulaktan girip diğer kulaktan çıkıyor gibi…

Daha doğrusu eleştiri ve tepkiler duyuluyor ancak yanlışların düzeltilmesi yerine söyleyenlerin cezalandırılması yöntemi, susturmak ve sistemden yararlananların sürdürülebilir bir şekilde yararlarının devam etmesi sağlanmaya çalışılıyor.

Talat’ın açıklamasına geri dönersek; Talat’a eleştiriler de geldi bu açıklamadan sonra… Neden? Çünkü daha önce “Ben Türkiye’de olsam AKP’ye oy verirdim” demiş de şimdi ne olmuş da böyle bir açıklama yapıyor deniyor… Elbette ki Mehmet Ali Talat, savunma gerekiyorsa eğer kendi savunmasını yapar ancak daha önceleri de yazdığımı hatırlıyorum bir kez daha yazmak istiyorum; AKP’nin iktidara yeni geldiği yıllarda Kıbrıs’la ilgili politikaları, Talat’ın da açıklamasında değindiği gibi ekibiyle birlikte yapılan Federasyon çalışmaları ortadayken o zaman için böyle bir desteğin verilmesi çok da yanlış değildi.

Erdoğan’ın askeri vesayeti de ortadan kaldırdıktan sonra elde ettiği gücü kişisel anlamda kullanıp dünyaya meydan okumasından sonra her şey farklılaşıyor ancak o dönemki gerçekliğe bakarak 2000’li yılların başında söylenen sözlerin hâlâ şimdilerde negatif anlamda kullanılmaya çalışılması pozitif yaklaşımlara zarar vermekte, bu anlamda eleştiri yapanların da barışçı düşüncelerini zedelemektedir. Bu gibi açıklamalara destek çıkmak, açmak, duyurmak, yaymak gerekirken sıfırlamaya çalışmak eğer barış istiyorsa bunu eleştirenler kendi amaçlarına da zarar veriyorlar demektir.

2. Cumhurbaşkanı Talat, iki devletlilik politikasının bizi 2002 öncesine de götüreceğini ve bugüne kadarki kazanımların bir bir geri verilmeye başlanacağını söylüyor ve uyarıyor. Daha önce söylendi farklı kişilerce ve farklı sözlerle ama şimdi o sürecin içindeki ve Annan Planı sürecindeki aktifliğiyle takdir edilen ve tabii ki o zaman AKP iktidarının da olumlu yaklaşımıyla %65 gibi bir oyun Plana olumlu yansımasını sağlayanlardan biri olan Talat’ın söylemlerini küçültmeye çalışmanın hiçbir anlamı yok. Anlamı, barış istemeyenlerin ekmeğine bal çalmaktır.

“Federasyon Rum tarafına yama olmak değil, Rum tarafıyla eşit olmaktır” yaklaşımını ele almak ve bunu anlamayanlara anlatmak varken “nerden çıktı Talat’ın bu açıklaması” noktasında kilitlenmek amaca hizmet etmez.

Kişisel veya temsil ettiği düşünülen bazı kesimlere düşmanlık, o kişinin söylediklerinin veya yaptıklarının hepsinin yanlış olduğunu göstermez.

Yanlışlara değil, doğrulara sarılmak ve ileriye taşımak daima kazandırır diye düşünüyorum.