Tahsin Bey'in Federafobia'sı

Sami Özuslu

 

Tahsin Ertuğruloğlu kişi olarak istediği görüşü savunmakta özgürdür.
Şiddet içermediği sürece, akla gelebilecek her ideolojinin peşinden koşabilir.
Politikada en sağdaki görüşlerin sözcülüğüne soyunabilir.
Demeç verirken önüne arkasına bakmadan, dilediği kadar çam devirebilir.
Kişi olaraktan, Tahsin Ertuğruloğlu nam ve hesabına bunları yapmak hakkıdır ve kimse engel olamaz.
Lakin isminin önünde Dışişleri Bakanı diye bir sıfat varsa, orada durmak zorundadır.
Hele bir 'azınlık hükümeti' mensubuyken...

*  *  *

Çoğunluk hükümeti olsaydı da Tahsin beyin kabinesi, yüzde 60'la seçilmiş Cumhurbaşkanı'nın hilafına konuşmak, halkın iradesini hiçe saymakla anlamdaştır.
Sahi, Tahsin beyin partisi yüzde kaç oy almıştı son genel seçimde?
Akıncı'nın oylarının üçte biri kadar!
Tahsin beyin adayı ne kadar destek görmüştü peki Cumhurbaşkanlığı seçiminde?
Akıncı'nın yarısından az!
Bu iki rakam bile yeterli...

*  *  *

Ertuğruloğlu Kıbrıslı Rum çözüm karşıtlarını provoke edip, Anastasiadis'in sıkışmasını, böylece müzakere masasının havaya uçurulmasını istiyor.
Kathimerini'ye söylediklerinin nedeni bu...
'Konfederasyon' istiyormuş!
Bize bunu söylemiyor, ama Rum basınına söylüyor!
Altında Eroğlu'nun imzası bulunan 11 Şubat belgesi net biçimde 'iki toplumlu, iki bölgeli bir federasyon' öngörüyor.
Müzakereler de o zeminde yürütülüyor.
Son 3 gün kala çıkmış, 'konfederal yapı'dan bahsediyor.

*  *  *

Tahsin Ertuğruloğlu kaç dönemdir bakanlık yapıyor, ama görünen o ki, çok sık dile getirdiği 'devlet ciddiyeti'nin ne olduğunu anlayamadı.
Altına imza atılmış belgeleri, halkın oyuyla seçilmiş liderin yürüttüğü siyaseti yok farz ediyor.
Bu durumda iki seçenek var.
Görevini bırakır, apoletsiz biçimde istediği görüşü savunur, hatta dağa falan da çıkabilir!
Yahut makamını terk edemiyorsa, halkın iradesiyle şekillenen 'federal Kıbrıs' hedefine yürüyen Akıncı'ya gölge etmez.
Federafobia'sını anlarım ama, bunu gidip evinde yapsa hepimizin hayrına olacak.