Susturmaya gücünüz yetmeyecek

Serkan Soyalan

Görev süreleri boyunca birçok sıkıntılı yasayı Meclis’e getiren UBP-DP-YDP Hükûmeti’nin Meclis’ten geçirdiği Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasası, basın özgürlüğü açısından ciddi sorunlar içeriyor.

Yasa değişikliği temel olarak basın ve ifade özgürlüğüne müdahale ediyor.

***

Üstel Hükümeti döneminde, bu ülke tarihinin görmediği kadar yolsuzluk, rüşvet ve sahte diploma davalarını konuştuk.

Bu yolsuzluk ve sahtelik davaları ortada dururken, Hükûmet, kendi içini temizleyeceğine, tek amaçları kamuoyunu bilgilendirmek olan basını, korkuyla susturmaya çalışıyor.

Sadece basın emekçilerini de değil, rezillikleri paylaşan halkın da ağzını kapatmak istiyor.

***

Bu kabul edilebilir bir şey değildir.

Demokrasiye ve ifade özgürlüğüne indirilmiş bir darbedir.

Bunun ‘masumiyet karinesi’ ile bir ilgisi de yoktur.

Bu noktada olmazsa olmazımız olan ‘masumiyet karinesi’ Hükûmetin arkasına saklandığı bir kavram olmuştur.

Yani özetle, Hükûmet,  ‘masumiyet karinesi’ diyerek, basının haber yapma, toplumun da haber alma hakkını gasp ediyor.

***

‘Masumiyet karinesi’ temel olarak, bir kişinin suçu mahkeme kararıyla kesinleşene kadar suçlu gibi gösterilmemesinin gerektiği ilkesidir.

Burada basın emekçilerine düşen görev de haberi yaparken seçtiği dile özen göstermektir.

Bilhassa sıradan vatandaş hakkında haber yapılırken basının daha dikkatli olması beklenir.

Kimliğin açık edilmesi, fotoğrafın yayımlanması ya da kişiyi doğrudan suçlu gibi sunan başlıklar, masumiyet karinesini ihlal edebilir.

***

Ancak siyasi figürlerde haber açısından bir farklılık oluşuyor.

Örneğin bir milletvekili, bakan ya da üst düzey bürokrat hakkında ‘kamu yararı’ daha geniş bir şekilde kabul görür.

Basın, görevle bağlantılı yolsuzluk, rüşvet veya görevi kötüye kullanma iddialarını haberleştirebilir.

Tabii burada da kişi, yargı kararı olmadan ‘suçlu’ gibi sunulmamalıdır. Ki zaten sunulmuyor da!

Son yıllarda yaşanan sahte diploma, rüşvet ve yolsuzluk iddiaları karşısında yapılan haberlere baktığınızda, “hakkında soruşturma açıldı”, “yargılanıyor” ve “iddia edildi” şeklinde bu haberlerin yapıldığını görüyoruz.

***

Bunlar bunlardan da rahatsız olmuş olacak ki, ‘masumiyet karinesi’ diyerek bunları da yasaklamak, bunları yapanlar aleyhine davalar getirerek, korku salmaya çalışıyorlar.

Ama bilmelidirler ki, korkmayacağız!

Yönetim zafiyetlerinizi görmezden gelmeyeceğiz.

Bu kararla gerçeği boğamayacaklar!

***

Bu bir yönetme biçimi değil.

Bu, korkunun itirafıdır. Son çırpınışlardır…

Eleştiriden korkuyorlar, gerçeklerden korkuyorlar, haberlerden korkuyorlar, konuşan ve düşünen insandan korkuyorlar…

O yüzden susturulmak isteniyoruz.

O yüzden yasaklıyoruz.

***

Bilinmelidir ki, buralarda gazeteciler hiçbir zaman biat etmedi, etmeyecektir de.

Ne yaparlarsa yapsınlar, gerçeği karartamayacaklar…