Sus-uzluk!

Cenk Mutluyakalı

Süreç içerisinde halkımıza ve Belediyelerimize gerekli bilgilendirmeler basın yoluyla yapılacaktır.

Bunu kim söylüyor?
İnanamayacaksınız ama bakanlık.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, belediyelerimize gerekli bilgilendirmeyi "basın yoluyla" yapıyor.
Suyu kesmek için!

Bu kadar katılımcılıktan, istişareden, diyalogdan ve şeffaflıktan uzak davranılır.

"Devlet" suyu kesiyor Mağusa'ya, Geçitkale'ye, Yeni Erenköy'e, Dipkarpaz'a... Hem de 15 gün... Belediyeler de bunu "basından" öğreniyor.

Bunun önceden bir planlaması olmaz mı?

Ne oluyor günün sonunda; meydan karaborsacı su tankerlerine kalıyor. Çünkü yerel kaynakları da kuruttular geçmişte... Denizden su arıtma projesi vardı örneğin, canına okudular...

***
"Devlet" kendi belediyelerinin suyunu kesiyor diyoruz ya... Hangi "devlet" olduğu da şüpheli... Karar alma süreçleri parçalanmış, yetki devredilmiş, sorumluluk bulanıklaşmış…

TC Devlet Su İşleri veriyor kararı nihayetinde...

Elbette toplumun kötülüğü istenmiyor. Muhtemelen bakım ihtiyacı vardır, yeni bir yatırım gereklidir, bu yapılacaktır... Tamam da bunun aylar öncesinden planı yapılır; hem irade sahibi hem de medeni toplumlarda... Takvim açıklanır. Yerel yönetimlerle koordinasyon sağlanır. Alternatifler hazırlanır.

En önemlisi… İnsanlar muhatap alınır.

***
İngiltere'de şahit olmuştum, rastgele... Evlere mektup gönderilmişti; yol genişletme ve bakım çalışmaları yapılacağı, hangi alternatif yolların kullanılacağı, trafiğin nasıl düzenleneceği anlatılıyordu.
Ertesi yıl için!
Tarih bir yıl sonrasını gösteriyordu, samimi söylüyorum, gözlerimle gördüm...

Elbette böylesi bir planlama beklentimiz yok, o günleri göremeyiz muhtemelen... Ama en azından "Belediyelerimize gerekli bilgilendirmeler basın yoluyla yapılacaktır" deme...

Su gibi en temel ihtiyaç için bunu yapma!

Yerinden yönetimin en temel unsuru belediyeleri böylesine dışarıda bırakma...

İnsanları bir anda susuzlukla yüzleştirme...

***
Bu bir “teknik aksaklık” değil… Bu bir yönetim zihniyeti meselesidir. Ülkeyi "teslim eden" bir haldir bu... Plan yapmayan, önceden konuşmayan, yereli yok sayan, insanı sonradan hatırlayan bir anlayış…

Adına ister “devlet” deyin, ister başka bir şey…
Ama bu, yönetmek değildir.
Kendi topraklarına, kendi insanına ve kendi yerel gücüne yabancılaşan bir haldir bu.