Sürtüşme meraklılarına

Sami Özuslu

 

Cumhurbaşkanlığı seçiminde artık son bir aya yaklaşıyoruz. Adaylar başvurularını yaptı, kimlerin yarışacağı resmiyet kazandı.
Kampanya gereğinden erken başladığı için uzun süredir adaylar köy köy geziyor, sürekli medyada boy gösteriyor.
Bu yönüyle seçmende bir ‘bıkkınlık’ yoksada, fazlasıyla seçime endeksli olmak çok da keyif verici değil.
Bununla beraber son bir ay içinde kampanyaların süratleneceği, gündemin tamamıyla seçime odaklanacağı da belli.
19 Nisan’daki ilk tur ve sonra yapılacak ikinci tur, beş yıl boyunca Saray’da oturacak, topluma liderlik yapacak, müzakere masasında temsil edecek kişi belirlenecek.
Kuşkusuz önemli bir seçim...

**

Seçime yaklaşırken birkaç defa yazmış, ekrandan da söylemiştim.
“Bu seçimlerde soldaki adaylar birbiriyle didişmeden, kapışmadan, ikinci turda ittifak yapmak durumunda kalacaklarını da hesaplasınlar, ona göre davransınlar” demiştim.
Seçimlerden federal çözüm yanlısı bir adayın galip çıkmasını isteyen herkesin, özellikle de sessiz çoğunluğun beklentisiydi bu...
Bizim ‘sol’ kesimin bir merakı var: Birbiriyle sürtüşmek!..
Bunu sağdan kimi provokatörlerin de kışkırtacağını kestirmek zor değildi.
O yüzden bir ‘gentleman agreement’ dahil yapılabileceğini, bu konuda CTP ve TDP dahil soldaki güçlere görev düştüğünü yazmış, söylemiştim.

**

Gelinen noktada Sibel Siber ve Mustafa Akıncı, kendileri değilse bile taraftarları vasıtasıyla böyle bir sürtüşme içine çekiliyorlar.
Sosyal medya adı verilen mecradaki kimi ‘ateşli’ kişiler ve kimi ‘provokatörler’ aleve benzin dökmekle meşgul.
İşin enteresan tarafı, görevi orta ve uzun vadeli düşünüp toplumu bu seçimlerin sonunda sağcı, statükocu, çözüm karşıtı, entegrasyoncu bir adayın insafına terk etmemek olması gereken kimi parti yöneticileri ve ileri gelenleri de ‘itfaiyeci’ olacakları yerde adeta yangına körükle gidiyorlar.
Böyle davrananları sağduyuya davet etmekte büyük yarar vardır.
Zira onlar böyle davrandıkça belli ki ‘ateşli’ olanlar ve ‘provokatör’ rolüne soyunanlar gemi azıya alacak, sağ cenahtakiler ise bir köşede bu sürtüşmeyi ellerini ovuşturarak izleyecek.

**

Siyasette kişiler önemlidir. Geçmiş önemlidir. Söylem önemlidir. Dayandığı taban önemlidir. İdeoloji önemlidir. Tutarlılık önemlidir. Vizyon önemlidir. Misyon önemlidir. İlişkiler ve güven duygusu vermek önemlidir.
Bunların tamamı ve daha fazlası seçmenin kararını belirlemede rol oynar. ‘Tarafsız’ ya da ‘kararsız’ dediğimiz seçmen bunlara bakar, propagandanın da etkisiyle bir adayda karar kılar.
Seçmeni, özellikle de ‘ortadaki’ seçmeni etkilemek, adayların ve partilerin işidir.
Yalnız bunu yaparken kendi adayını öne çıkarmak, onun özelliklerinin geniş kitlelere tanıtılmasını sağlamak yerine başka adayların ‘negatif’ taraflarına vurmayı tercih etmek doğru bir yöntem değildir. Üstelik çoğu zaman ‘kötü reklam’ da reklamdır.
Ama ve hele ‘doğal bağlaşık’ olduğu tarafa yönelik saldırılar ve sürtüşmeler o cepheye topyekün de zarar verme riski taşır.
Fazla lafa gerek yok: Siber ve Akıncı taraftarlarının sürtüşmesi ne birine, ne öbürüne yarar. Bundan sadece Eroğlu karlı çıkar.
Haberiniz olsun!