SUBBA SUCUK AŞK

Sami Özuslu

Aşktı o gece yaşanan...

O şakır şakır yağmurun altında sırılsıklam olmuş insanların sol yanında sevgi çarpıyordu, bir güvercin telaşında...

Kaç gündür gözlerden yüreklere damlayan gözyaşları gökten düşer olmuştu şimdi...

Rengarenk bir çiçek gibi açtı şemsiyeler, ötekileştirmeye geçit olmadığını anlattı yeşilden sarıya, maviden siyaha, kırmızıdan beyaza...

Tanıdık tanımadık, partili partisiz, kundaklı bastonlu, oralı buralı binlerce insan hep beraber aşk ilan etti o gece Lefkoşa'da...

Subba sucuk bir aşk!..

***

Bu toprağın insanı aşıktır modern yaşama...

Aşıktır insanlarımız özgürlüklere, her nefeste derin derin solumaya...

Dokundurmaz bu toplum benliğine, varlığına...

Yağma yoktur yobazlara, mollalara...

Aşıktır insanımız çağdaşlığa...

Geçit vermez ayrımcılık yapanlara, kaba kuvvete...

Huzur ister bu toplum her şeyden önce...

Bozmaya kalktı mıydı biri, kalkar dikilir karşısına...

İster ağa olsun, ister paşa...

Subba sucuk aşıktır benim insanım, bazıları anlamasa da...

***

22 ocak 'kara leke'sini temizledi o gece toplum...

Yıkadı, serdi.

Dürdü, büktü sonra...

Dört başı mamur tertipledi.

Taş fırlatan, meclisin tepesine çıkan, düşünceye düşman, öteki ne varsa hepsini yok etmeye meyilli maşalar ve de 'usta'larına bir güzel ders verdi sokakta...

Zeytin dalıyla, şiirle, şarkıyla...

Onlar ve destekçileri, zamana ve zemine göre renk değiştiren yardakçıları, çanak tutucuları baş baş yıkandı.

Aleni ya da perde arkasından vandalizme katkı koyanların kiri pası aktı oluklardan, geçti drenajdan, gitti hak ettiği yere...

Subba sucuk aşk temizledi kiri, pası, tozu, çirkefi...

***

Korkunun panzehri cesarettir.

Yobazlığınki bilim...

Şiddeti eğitim önler, sevgi azaltır...

Akılda ve yürektedir yani iş...

Hem akıllı, hem yüreklidir bu toprağın insanı...

O yüzden aşıktır subba sucuk...

Demokrasiye de, özgürlüklere de, huzura da, barışa da...

Ne başına geçirilmek istenen biçimsiz elbiseyi giyer, ne başkasının giydiği elbiseyle derdi olur bu toplumun...

İnadına gidenle inatlaşır ama!..

Subba sucuk aşkta inat da vardır ya...

***

Ağzındaki lokmayı vermez öyle enseye tokatla bu yurdun insanı...

Salim huyludur olmasına da, 'yavaş eşeğin çiftesi' sağlam olurmuş!

Bekler, izler, hoş görmese de ses çıkarmaz, dayanır, sabreder, iç çeker, 'la havle' der...

Ve bir gün patlar!

Giyer en güzel elbisesini..

Takar boynuna yaseminini, başına zeytin dalından tacını...

Alır kucağına bebeğini, takar koluna yaşlı nenesini, dedesini...

Bayram yerine gider gibi koşar gelir meydana...

Güneş taş yaksa da, hava buz-kırağı olsa da...

İster yağmur yağsın başına, isterse lapa lapa kar...

'Bugün o gün'dü işte...

Tencere ısınmış, kaynamış, suyun sıvı hali buhara dönüşmüştü.

26 ocak 2018 Lefkoşası tarihe not düştü sicim gibi düşen damlaların altında...

Bir yürüyüş, bir miting, bir eylemden çok öteydi bu...

Bir aşktı o gece yaşanan...

Subba sucuk bir aşk...