Sözde KKTC MOK suç işliyor

Necmi Belge


Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun, KTFF-KOP görüşmelerine destek verdiği için, bir gece gayrı yasal bir şekilde al aşağı edilen Serdar Savim başkanlığındaki KKTC MOK’da o günden beri bir türlü ortam düzelemiyor.

Halen, KKTC MOK’un yasal başkanlığını sürdüren Serdar Savim’e karşı yönetim kurulu üyelerinin “sadece başkan tarafından toplantıya çağrılır” amir hükmüne rağmen, kendi aralarında gayri yasal toplanmaları ve Genel Sekreter Atilla Mahmutoğlu’nu  gayrı yasal bir şekilde başkanlığa seçmeleri ile doğan kaotik durum içinden çıkılmaz bir hal aldı.
Bu noktada, kendisini destekleyen 30 federasyon adına, Savcılık görüşü ile Girne Kaymakamlığı’na başvuran Başkan Savim, sözde KKTC MOK’un hiçbir icraat yapamayacağı kararını üretirken, buna mukabil KKTC MOK’u işgal eden Atilla Mahmutoğlu ve arkadaşları aldıkları ara emri ile Savim’in başkanlık yetkilerini bir süre kullanmamasını sağladı.
Böylece, hem yasal başkan Savim’in, hem de sözde başkan Mahmutoğlu’nun yetkileri dondurulurken, savcılık ve Girne Kaymakamlığı kararlarını takmayan Atilla Mahmutoğlu geçtiğimiz, Pazar günü sessiz sedasız Mali Genel Kurul yaptı.

Gayrı yasal olarak toplanan bu Mali Genel Kurula sadece 11 kişisel üyenin katılması ve hiçbir federasyonunun iltifat etmemesi Atilla Mahmutoğlu ve ekibinin yalnız kaldığının göstergesiydi.

Bu genel kurulda bir konuşma  yapan Spor Federasyonları Basın Sözcüsü Aşkın Burcu   “Gelinen aşamada, Spor Federasyonları olarak; mahkeme süreci devam ederken, başkanın kim olduğu mahkemece belirlenmeden ve tüzük açıkça ihlal edilerek üyelere yazılı duyuru yapılmadan gerçekleştirilmeye çalışılan bu Mali Genel Kurulun ve sonuçlarının iptali ve görülen lüzum üzerine Atilla Mahmutoğlu ve Yönetim Kurulu’nun faaliyetten men edilmesi amacıyla tarafımızdan ivedilikle bir dava dosyalanacağını kamuoyu ile paylaşırız”dedi.
Bu arada, sözde KKTC MOK’un bu durumuna ses çıkarmayan ve mahkeme sonucunu beklediğini açıklayan Başbakan Yardımcısı Ekonomi, Turizm,Kültür ve Spor Bakanı Serdar Denktaş bir anlamda bu gayrı yasalık duruma sessiz kalıyor.

Aslında, sadece 11 üyenin mali genel kurula katılması sözde KKTC MOK’un iflas ettiğinin ve spor kamuoyu ile KKTC MOK’un tabanını temsil eden 31 federasyonu temsil etmediğini ortaya çıkardı.

Bu icraatları ile suç işleyen gaspedilen KKTC MOK konusunda Baş Savcılığın harekete geçip, bu gayri yasallığa son vermesi gerekiyor. Hele hele, bir hukuk devletiysek.

----------------------------------------------------------

Sertoğlu belediye başkan adaylığı ve  KTFF-KOP görüşmeleri

Bu filmi geçtiğimiz yıl görmüştük. Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu başkanlığına seçildikten sonra, Kıbrıs Türk futbolunda bir çığır açan, “Kıbrıs’ta Futbolun Birleştirilmesi” misyonuna soyunan ve bu konundaki olumlu ve müthiş misyonu ile adeta ezber bozan Hasan Sertoğlu, yine birilerinin dürtüsüyle daha önce denediği Lefkoşa Belediye başkanlığına aday oldu.
2013 yılında, CTP-BG adayı Kadri Fellahoğlu karşısında az bir oy farkı ile kaybeden Sertoğlu, o günlerde artık aday olamayacağını ve “Kıbrıs’ta futbolu birleştirme”ye odaklanacağını söylemişti.

Nitekim, o günden bugüne Kıbrıs’ta futbolu birleştirme misyonunda dev adımlar atan Sertoğlu konuyu FIFA gündemine sokarken, Zürih görüşmeleri ile adeta bir MİLAT BAŞLATTI.
Allah’ı var; bu görüşmelerde süratle sona geliniyor da. Belki de 2014 yılı sona ermeden, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasında başlayan, KTFF-KOP görüşmeleri ile bir süre parallellik arz eden görüşmelerin olumlu sonuçlanması kaçınılmaz olacaktır.

İki tarafın siyasileri 60 yıllık Kıbrıs sorununa nokta koyarken, 60 yıllık futboldaki ayrılık da sona erecektir. Bir anlamda, Kıbrıs siyasi olarak birleştirilirken, futbolda da aynı mutlu sona ulaşılacaktır.

Bu noktada, Başkan Sertoğlu Lefkoşa Belediye başkanlığına soyunurken, Belediye başkanlığını kazanması halinde, Futbol Federasyonu başkanlığından ayrılmak zorunda kalacaktır.
Kaybetmesi halinde ise, Futbol Federasyonu başkanlığına iki kez yenilmenin moral bozukluğu ve sıfır motivasyon ile  devam edecektir. Çok iyi bir yönetici olduğuna inandığım Sertoğlu, bulunduğu görevlerde başarıyı yakalamak isteyecektir. Ancak, köhnemiş ve çağdışı bir zihniyet ile siyaset yapan, Kıbrıs’ta barışı, çözümü istemeyen hatta, iç de skandal yönetimleri ile elinde bulundurduğu belediyeleri batıran partisi, Ulusal Birlik Partisi ile gül adını kül yapacaktır.

Çünkü, UBP rant ve çıkar partisidir. Zaten iktidarda olmayan UBP, Sertoğlu’nu da sonuna kadar kullanacaktır.

----------------------------------------------------------------

Atletizm’de büyük çıkmaz

Ciddi bir spor politikası olmayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde genelde spor da dibe vurmuştur. Zaten, dünyadan dışlanmışlığın bedelini yıllardır ödüyoruz. Tek umudumuz olan Kıbrıs’ta Barış ve Çözüm kapının hemen ardında. Ancak, bugüne kadar dışlanmışlığın verdiği çaresizlikle özellikle, bireysel sporlarda Türkiye Cumhuriyeti üzerinden dünyaya açılmaya çaba gösteriyoruz.

Bu sporlardan en önemlisi atletizmdir. Bu bağlamda, atletizmde yetişen starlarımız Türkiye Atletizm Federasyonu’nun gözüne girmeleri halinde, Türkiye Atletizm takımlarında yer almaktadırlar Melis Redif ve Yiğitcan Hekimoğlu gibi.

Bu konuda, Melis 2012 Londra Olimpiyatları’nda yer alırken, Yiğitcan Hekimoğlu da Balkan şampiyonlarında boy göstermeye başladı.

Geçtiğimiz günlerde bir demeç veren Melis Redif, ilgisizlikten dolayı atletizmi bırakma aşamasına geldiğini açıkladı. İşte, eseriniz beyler öğünün. Belki de, 50 yılda bir yetişen böyle bir atlet sahipsizlikten bu işi bırakıyor.

Ne var ki, bazen sponsor bulabilen bu sporcularımız Atletizm Federasyonu’nun mali yönden elinin kolunun bağlanmasıyla, büyük bir çıkmazın içerisine giriyorlar.

Bu konuda, en son suçlanması gereken Atletizm Federasyonu ve başkanı Ersin Doğaç’tır. Ersin’e, ne bütçe ayırıyorsunuz ki, hesap soruyorsunuz, eleştiriyorsunuz?
Bu  çıkmaz sadece, Atletizm Federasyonu ile sınırlı değil. Protokol gereği, futbola ayrılan ve spora hiçbir yararı olmayan 2,500,000 TL bu olayın acı bir göstergesidir.
Bu ülkede artık, ciddi bir spor politikası üretmenin zamanı gelmiş, hatta geçmiştir. Hele hele bir de çözüm olursa, bu tüm sporumuzun kurtuluşu olacaktır.