“Şoven Grivas taraftarlarının hegemonyasını baskın hale getirmeye çalışıyorlar…”

Sevgül Uludağ

Irkçılık karşıtı KISA örgütü lideri Doros Polikarpu’dan, Kıbrıslırum Milli Muhafız Ordusu kamplarında dağıtılan takvimlere tepki…

Kıbrıs’ın güneyinde faaliyet gösteren ırkçılık karşıtı KISA örgütü lideri Doros Polikarpu, Kıbrıslırum Milli Muhafız Ordusu kamplarında dağıtılan 2017 takvimlerinin içeriğine tepki göstererek, “Şoven Grivas taraftarlarının hegemonyasını baskın hale getirmeye çalışıyorlar” diye yazdı.

Kıbrıslırum Milli Muhafız Ordusu kamplarında dağıtılan takvimden bazı yaprakları sosyal medya hesabından paylaşan Doros Polikarpu, bu “milliyetçi” takvimle ilgili şunları yazdı:

“Bu resimler, “Milli Muhafız/Ordu”da geniş biçimde dağıtılmış bulunan bir takvimden alınmıştır.  “2017 Takvimi”, Eğitim ve Kültür Bakanlığı ile sözde “1955-1959 EOKA Mücadelesinin Tarihsel Anısı Konseyi”nin ortak yayınıdır.

Sayın Anastasiadis ile hükümeti, yakın geçmişte okullarda “ENOSİS referandumu”nu onore etme yönünde parlamentodaki çoğunluk kararını önemsiz göstermeye çalışmıştır – bu olay, şoven Grivas’ın mirasçıları ve hayranlarının liderliği altında “yeni bir sağın/milliyetçiliğin” dönüş yapmasını sağlayacak gerekli ideolojik ve siyasi çerçevenin yaratılmasına yönelik bir dizi eylemin parçasıdır.

Bu hedefe ulaşmak maksadıyla bu düşüncenin destekçileri, yakın geçmişteki “kanlı” çatışmalarını ve anlaşmazlıklarını aşmayı sağlayacak  yeni bir ideolojik ve felsefi platform oluşturmaya çalışmaktadır. Bu formasyonun ayrılmaz bir parçası da tarihin yeniden gözden geçirilmesidir. Bunlara göre bu nedenle Grivas’ın adının ve ideolojisinin “yeni” bir imajla, ulusal bir kahraman ve EOKA mücadelesinin tartışmasız lideri olarak restore edilmesi zorunludur. Bu yeni yaklaşımda, Makarios artık “Muskos” olarak aşağılanmayıp, kardeşliğin tamamlayıcı bir portresidir.

Ne yazık ki bu çabayı destekleyenler birkaç kişi değildir. Kıbrıs Başpiskobosu, “arada kalanlar” diye addedilen sağ siyasi partilerin liderleri, bu ülkenin neo-Nazileri, DİSİ içerisindeki milliyetçi ve şoven güçler ile cumhurbaşkanının pek çok siyasi partneri ve danışmanları da vardır ki bunlar EOKA B’nin kopmaz birer parçası idiler…

Parlamentodaki siyasi partilerin çoğunluğunun ENOSİS referandumunu onore etme kararı, buzdağının görünen ucudur yalnızca: Okullarda EOKA mücadelesinin lideri olarak Grivas kutlamaları, Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın “Kıbrıslılar’ın özgürlük mücadelesinden çıkarılacak dersler”le ilgili amaçladığı eğitim (https://tiny.cc/1z8rjy ), Makarios’u anma toplantılarında daha önce ona karşı çıkanların konuşmaları, Eğitim ve Kültür Bakanlığı ile sözde “1955-1959 EOKA Mücadelesinin Tarihsel Anısı Konseyi”nin ortak yayını olan  “2017 Takvimi”nin ordudageniş biçimde dağıtılması, bu tür gerici eylemlerin yalnızca birkaçıdır – bu eylemler, şoven Grivas mirasçıları ve hayranlarının hegemonyasını “ulusun birliği” adı altında baskın hale getirmeyi amaçlamaktadır…”

(Derleyip Türkçeleştiren: Sevgül Uludağ – 12.3.2017)


Auschwitz kampında Dr. Mengele’nin ikizler üzerinde yaptığı deneylerden sağ kurtulan Eva Mozes Kor’a Indiana’da ödül veriliyor…

 

“İnsanların nefretin hedefi olduğu her duruma çok üzülüyorum…”

Auschwitz kampında Dr. Mengele’nin ikizler üzerinde yaptığı deneylerden sağ kurtulan ve yaşamını Mengele ikizlerinin izini sürmekle, soykırım için halen yaşamakta olduğu ABD’nin Indiana eyaletinde bir müze kurmakla geçiren Eva Mozes Kor’a, Indiana’da ödül veriliyor.

INDYSTAR gazetesinden derlediğimiz bilgilere göre Eva Mozes Kor, İkinci Dünya Savaşı boyunca Auschwitz toplama kampında kızkardeşiyle birlikte Dr. Joseph Mengele’nin ikizler üzerinde yaptığı deneylere maruz kalmış… Soykırımdan sağ kurtulduktan sonra Indiana’nın Terre Haute kasabasında yaşamını sürdüren Eva Mozes Kor, Mengele ikizleri ve nelere maruz kaldıklarını araştırmaya adamış hayatını…  Yaşadığı Terre Haute’de bir de müze kuran Kor, Auschwitz ölüm kapında ailesinin çoğunu yitirmiş olduğu halde, “affetmek” üzerine konuşmalarıyla tanınıyormuş. Gelecek ay Indiana eyaleti tarafından “Sachem Ödülü”yle onurlandırılacağı açıklanmış bulunuyor.

83 yaşındaki Eva Kor, bu haberi duyunca, “Çok şaşırdım, bana herhangi bir şey vereceklerinden haberim yoktu” diyor.

Naziler Romanya’yı işgal ettiği zaman, Eva Mozes Kor buradaki  bir çiftlikte bir Yahudi kızı olarak yaşıyormuş, ailesinin bir öküz arabasıyla ölüm kamplarına gönderildiğine tanık olmuş. Ailesinden ve daha büyük kızkardeşlerinden koparılıp alınmış ikiz kızkardeşi Miriam’la birlikte. Ailesi gaz odalarında can verirken, o ve ikiz kızkardeşi Nazi hekim Josef Mengele’nin deneylerine tabi tutulmuşlar…

1945’te İkinci Dünya Savaşı sona ererken, Auschwitz kampının Sovyet ordusu tarafından kurtarılmasıyla birlikte Eva ve kızkardeşi de buradan kurtulmuş. İsrail’de tanıştığı bir kişiyle evlenen ve 1960 yılında ABD’nin Terre Haute kasabasına yerleşen Kor, 1984 yılında CANDLES (Mumlar) adlı bir örgüt kurmuş… Bunun açılımı “Children of Auschwitz Nazi Deadly Lab Experiments Survivors” yani “Auschwitz’de Nazilerin Ölümcül Laboratuvar Deneylerinden Hayatta Kalan Çocuklar” örgütü. Başka “Mengele ikizleri”ni bulmaya adamış ömrünü… 1995 yılında ise onların hikayelerini sergileyip affetmek üzerine düşüncelerini yayacağı bir müze kurmuş. Yıllar içerisinde Nazileri affettiğini anlatmış ve hatta “Auschwitz’in muhasibi” olarak bilinen bir Nazi SS subayını da affetmiş – bu adam, Auschwitz ölüm kamplarında kurbanlara ait para ve değerli eşyaları topluyormuş.

Bu ödül, ABD’de Yahudi merkezlerine karşı bombalama dalgasının tam ortasında veriliyor ve Kor’un yıllardır öne çıkarmaya çalıştığı müzedeki çalışmalarına da ışık tutuyor.

“İnsanların nefretin hedefi olduğu her duruma çok üzülüyorum… Bana bu ödülün verilmesini, affetmekle ilgili mesajımı yaymak için bir fırsat olarak kullanmayı umuyorum… Bugün affetmeye her zamankinden daha çok ihtiyacımız vardır” diyor.

Bu ödül aracılığıyla Amerikan Kongresi’ne seslenmeyi de umuyor…

“Benim kendi hayatımdan çıkardığım derslerle ilgili olarak onlara küçük bir seminer vermek istiyorum” diyor.

Hayatı hakkında bir de belgesel film yapılmış. Film “Eva” adını taşıyor ve Ocak 2018’de gösterime girecek…

(INDYSTAR’dan derleyip Türkçeleştiren: Sevgül Uludağ – 14.3.2017)