SOSYALİST ÖĞRETİ

Mehmet Çağlar

 

Sosyalizm , büyük balığın küçük balığı yiyerek içselleştirilen bir öğreti değildir...
Darwinci yasadan güç almaz...
Seçilime hiç dayanmaz...
Karşılıklı yardımlaşma, işbirliği ve coğrafi diyalektiktir sosyalizm ...

SOSYALİST FELSEFE YAŞIYOR
Dileyen, "ben solculuğumu kaybettim, hükümsüzdür! " diyebilir...
Ama kimse, CTP'yi acımasız sermayenin, insanı kendi dışında her şeyi tüketmeye muktedir bir canavara dönüştüren yaşam formülasyonu tezine kapak yapamaz...
CTP gerek programı gerekse tezleri ile özgürlükçü sosyalist bir parti olarak Kıbrıs'ta ve Sosyalist Enternasyonal ve Avrupa Sosyalist Parti üyesi olarak tüm dünyada sosyalist ilkeler için mücadelesini sürdürmektedir.
ÖZGÜRLÜKÇÜ SOSYALİST PARTİ
Kendi bireysel veya zümresel çıkarları için hiç kimse ve hiçbir grup CTP'yi sosyalist ilkelerinden soyutlayıp arındırarak ve özünden ya da kimyasından soyutlayıp bir kısım ad-hoc (özel, geçici) müttefiklere yaranmak pahasına yıpratamaz...

Kimse kusura bakmasın, ben birilerini ezerek hayatta kalabileceğimiz bir yaşam formülasyonunu savunmadım/savunmam...bunu hiçbir CTP'li ve sosyalist düşünceyi içselleştiren kimse de savunmaz...
Böyle bir yaklaşımın ucu bizi insan olmaktan uzaklaştırıp "yamyamlığa" kadar gider...
Toplumsal varlık ve değerlerimizi yok edecek bir anlayışla acımasız bir serbest rekabet yasası bana göre bir evrim faktörü değildir.
Bu türden bir anlayış, artı değer yaratmayı, emperyal değerleri ve sermayenin acımasız gücünü insandan, doğadan, tüm canlılardan ve herşeyden daha değerli gören ve kendi kapitalini artırma uğruna emeği, emekçileri ve bilgiyi sömürenlere sağlanan tabii bir hukuktur...
"Prensipler ve sosyalist ilkeler dönemi " artık geçmişte kaldı diyenlere sadece ağlar ve gülerim...

BAŞKA YOL YOKTUR
Bu kurumun altındaki ve CTP'yi oluşturan en temel güç, her daim kamuoyunun moral baskısı ve desteği olmuştur...
Neredeyse yarım asırdır ülkemizde halkımızı korku ve hiçlik psikolojisi ile üretimden, girişimcilikten ve yaratıcılıktan kopartıp ganimet kültürüne alıştıran ve dünyadan kopartan sığ siyasetin emrindeki popülizm yerini mutlaka ve mutlaka ya kamuoyunun yönetimine bırakacak ya da bırakacaktır!..
Başka da "yol" yoktur!..
BU YOLDAN DÖNENLER OLABİLİR..!
CTP Sosyalist felsefe ve öğretiyi savunurken elbette ülkemizin ve dünyanın içerisinden geçtiği globalizmin etkilerini ve reel şartları dikkate almakta ve sosyalist ilkeleri terketmemek kaydı ile pragmatik davranmayı dışlamamaktadır ancak bu yol ve mücadelede ve bu mecrada "Sol Nefse" olan itimadını kaybedenlerin de olabileceğini her zaman öngörmektedir; bu türden savrulmalara "uğurlar ola" demekten ve sosyalist ilkeler yolunda yürümekten başka yapacak bir işi de yoktur ne CTP'nin ne de CTP'lilerin...!
Ayrıca kimsenin, ama hiç kimsenin, CTP içerisinde kendine sosyalist ahlâk dışında özel bir ahlâk anlayışı istemeye de hakkı yoktur!..
Hele de CTP'nin siyasi duruşunu, sosyalist ilkelerini, emek en yüce değerdir anlayışını ve öğretisini ne amaç için olursa olsun herhangi bir pazarlık aracı olarak kullanmak niyetinde olmaları hiç ama hiç kabul edilemez...

BİZİ BİZE KIRDIRAMAZLAR...
Bu türden yeltenmeler bizi bize kırdırmak ve vurdurmakla eşdeğerdir; sosyalist ilkelerle ise hiç bağdaşmaz...