Sorumluyu tespit kamerası

Cenk Mutluyakalı

Hız yapmayınız.

Hoş, hız yapsanız da devletin size ceza yazıp yazamayacağı pek belli değil.

Kameralar var. 
Direkler var. 
Sunucular var. 
Lansman var.

“Son teknoloji” var.
Bir tek sistem yok (!)

***
Sayıştay’ın 15 Eylül 2026 tarihli “Hız Tespit Kamera Sisteminin Değişimine İlişkin Denetim Raporu”nu okudum.

Bu raporun “bakan”ın görevden alınmasıyla yayımlanması da manidar…

Cesaret tabii…

En nihayetinde bu kameraların lansmanında Cevdet Beyler vardı, Ünal abilerle yan yana…

***
Sayıştay’ın web sayfasından raporu okuyunuz lütfen.

Ortada sadece kötü yönetilmiş bir kamera projesi yok. Kıbrıs’ın kuzeyindeki düzene dair de küçük bir maket var.

Hem de kameralı!

***
Önce eski kameralarımız vardı.

2006’dan itibaren alınmışlar.

110 sabit kamera, iki “point to point”, sekiz mobil kamera…

Sözleşme bedellerinin toplamı 5 milyon 698 bin Euro.

Sonra bir gün bunların değiştirilmesine karar verilmiş.

Niye?

Sayıştay da merak etmiş.

Bakanlık arşivinde eski sistemin verimsiz olduğuna, ihtiyacı karşılamadığına ya da değiştirilmesi gerektiğine ilişkin herhangi bir inceleme, rapor veya yazışma bulunamamış.

Sayıştay Bakanlığa sormuş:
Neden değiştirdiniz?

Cevap yok.

Sonradan Bakanlığın açıklaması gelmiş:
Politika tercihini biz yapmadık, protokol kapsamında uyguladık.

Talimatla!

Memleketin yönetim özeti gibi…

***
Yeni sistem gelmiş.

150 kamera.
130’u sabit, 20’si mobil.

Sayıştay, kameralar alınmadan önce bunların güvenlik açıklarının, doğru ölçüm yapıp yapmadığının, uluslararası akreditasyonunun ya da ülke koşullarına uygunluğunun teknik olarak incelendiğine ilişkin belge bulamamış.

20 mobil kamera da rapor tamamlandığında henüz PGM’ye teslim edilip devreye alınmamış.

***
Kameraların mülkiyetinin kime ait olduğu konusunda da Sayıştay belgeye ulaşamamış.

Demirbaş kaydı?

Bakanlık “yapıldı” demiş.
Belge?
Yok.

Bakım-onarım garantisi?
“İki yıl var” denmiş.
Belge?
Yine yok.

***
Uluslararası sertifika?

PGM, kendisine ulaştırılmış bir sertifika olmadığını söylemiş.

Bakanlıktan yanıt?
Yok.

***
Daha güzeli...

Yeni kameralar 16 Ocak 2026’da törenle devreye alınmış.

Lansman yapılmış.
Ama yazılımlar birbirine entegre edilememiş.

Dolayısıyla kameralar hız ihlalini görüyor…
Kaydediyor…
Ama ceza üretilemiyor.

Yine yüz milyonlarca lira heba ediliyor.

Sayıştay’ın hesabına göre, yeni kameraların kurulduğu Eylül 2025 ile devreye alındığı 16 Ocak 2026 arasındaki yaklaşık dört buçuk aylık dönemde 173 milyon 986 bin 580 TL tutarında ceza düzenlenebilirdi.

Eski sistemde ise Sayıştay’ın ulaştığı tahmini rakam çok daha yüksek:

600 milyon 334 bin 571 lira.

***
Gece olunca hikâye daha da kararıyor.
Kelimenin gerçek anlamıyla.

PGM’nin Sayıştay’a verdiği bilgiye göre yeni kameralarda flaş yok.

Gece görüntüleri siyah beyaz.

Birçok görüntüde plaka, sürücü ve hatta araç modeli açık biçimde tespit edilemiyor.

***
Eski kameraların hikâyesi ise başka bir “KKTC” klasiği.

Milyonlarca Euro ödenerek alınmış kameraların bir kısmı sökülmüş.

Bir kısmı yerinde kalmış.

Bir kısmının başka bir firmanın deposunda olduğu belirtilmiş.

Sökülenlerin bir bölümü de Karayolları deposunda “atıl vaziyette” ve “sağlıksız şartlarda” bulunmuş.

Sayıştay soruyor:
Bunların akıbeti ne olacak?”

Cevap yok.

Sayıştay sonunda işi Hukuk Dairesi’ne kadar taşıyor.

Bazı bulguların kamu zararı oluşturabileceğini belirtiyor.

***
Şimdi belki birileri çıkıp uzun uzun anlatır.

Protokoller…
Yazılımlar…
Yetkiler…
Entegrasyonlar...
Teknik ayrıntılar…

Oysa 39 sayfalık raporun anlattığı şey son derece yalın...
Eski kameralar çalışıyordu, söküldü, cezalar düzenlenemedi.
Yeni kameralar geldi, çalışıp çalışmadığını kimse anlamadı, cezalar yine yazılamadı.

İki sistem değişti.
Bir alışkanlık değişmedi.
Yönetememek.

"Sorumluyu tespit kamerası" çalıştığında cezalar sandıkta kesilecek.