Sorumluluğun Farkında Olmak

Salih Sarpten

Sokakta Kıbrıs Sorununun çözümü, KKTC Meclisinde ise Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın bütçesinin görüşüldüğü bugünlerde, ülkenin eğitimini yönetenler; “Gerçekten bu sorumluluğu almaya zihinsel ve yaklaşımsal olarak hazır mı? Ya da en azından bu sorumluluğun farkında mı?”

Geçtiğimiz hafta bu köşede yayımlanan yazıyı şu paragrafla tamamlamıştım:
“Sınavlara endeksli bir eğitim yapılanmasıyla okullar, çocukları üst öğrenime hazırlama işlevini dershanelere devretmiş durumda… Kişilik gelişimlerine tam anlamıyla destek olamamakla beraber ortaöğretim veya mesleki teknik öğretim kurumlarından mezun olan her öğrencinin gelir getiren bir işe yerleşmelerini sağlayacak becerilere sahip oldukları da söylenemez… Yani okullarımız en temel iki işlevini kaybetmiş durumdadır.”

Okulların bu işlevlerini kaybetmesinin en temel nedeni 21. yüzyılda yaşıyor olmamıza rağmen okullarımız 19. Yüzyılda kalmış olmasıdır.

21. Yüzyılın henüz başında iken bile gittikçe artan bir ivmeyle küreselleşen, karmaşıklaşan sorunların yanında, Kıbrıs Türk Toplumu olarak diğer dünya ülkeleri ve toplumlarıyla buluşma istek ve ihtiyacımız eğitim sistemimizin yanıt vermesi gereken temel unsurlardan biri olmalıdır. Bu nedenle de okullar; sadece ulusal değerleri içeren ve kağıt kaleme bağlı ders kitapları ve bunları öne çıkaran sınavlara değil, öğrencilerin gerçek dünyada karşı karşıya oldukları problemlerin çözümünü hedefleyen proje temelli öğretim programlarıyla hizmet vermelidir.

21. yüzyıl eğitim anlayışı; işbirliği yaparak takım halinde çalışabilme becerisi gösteren, eleştirel düşünerek karmaşık problemlerle uğraşabilen, sözlü ve yazılı iletişimlerle sunumlar yapabilen, teknolojiyi kullanabilen, yurttaşlık bilinciyle yerel, ulusal ve küresel sorunlarla uğraşabilen, bilimsel ve uygulamalı araştırmalar yapabilen ve yeni meslekler hakkında bilgi sahibi olan bireyler yetiştirmeyi öngörmektedir. Bu nedenle de okullar; etrafı duvarlarla sınırlandırılmış “bina” olmaktan çıkıp, sınırları geçirgen ve şeffaf olmalı, dünyadaki bilgi birikimine erişim konusunda; öğretmenler, öğrenciler ve genel olarak toplumla sürekli iletişim halinde olmalıdır.

Bugün çözülmesi gereken yerel, ulusal ve küresel problemler önceki yüzyılların problemlerinden çok farklıdır. Bu problemler, çok geride kalmış eğitim anlayışı ile çözülemeyeceği aşikardır. Oysa 21. yüzyıl öğrencileri geçmişte olduğu zamanının belli bir bölümünü okulda geçiren, belli dersleri alan, geçer not, derece ve diploma alan değil, yerel ve evrensel değerlere sahip geleceğin problemleri için fikir sahibi olan bireyleri olmalıdır. 

Peki, sizce eğitimin yönetilmesinden sorumlu olanlar böyle bir bireyi yetiştirmenin sorumluluğunu almaya hazır mı? Ya da en azından bu sorumluluğun farkında mı?

 

-----------------------------------------------------

Anlayana Gülmece
 

Yalaka Çavuş

Padişah bir saray yaptıracak… Yalaka çavuş durur mu? Hemen talip olmuş saray inşaatına. Tez elden bitirmiş işleri. Teslim edecek. Padişah almış vezirini sarayı gezmekte... Yalaka çavuşla çok iyi anlaşamayan vezir, sarayın tuvaletinin olmadığını fark eder ve bu durumu padişaha hissettirmeye uğraşır.  Hemen söze başlar.
• Hünkarım! Sayın ki çişiniz geldi. Nasıl gidereceksiniz? Nereye edeceksiniz?

Yalaka çavuş fırsat verir mi? hemen atılmış söze. Vezire dönerek;
• Sana ne… Koskoca padişah! Sana mı soracak nereye edeceğini? Nereye isterse oraya eder!

------------------------------------------------

Aklınızda Bulunsun

 

Dünyanın En Mutlu Öğrencileri

Uluslararası kapsamlı eğitim araştırmalarına göre 2016'da dünyanın en mutlu öğrencileri Danimarkalı öğrenciler oldu. Bu ülkenin eğitimine biraz daha yakından bakalım. İşte Danimarka eğitim sisteminin en temel özellikleri:

• Danimarka eğitim sistemi, öğrencilerin sınavları geçmesini sağlamayı değil, onların yeteneklerini ve meraklarını geliştirmeyi amaçlıyor. Notlarına bakılmaksızın her öğrencinin mezun olduktan sonra toplumda faydalı bir birey olması sağlanıyor. Bu yüzden notu yüksek olan olmayan bütün öğrenciler aynı şekilde önem taşıyor.

• Danimarka'da okul müfredatı bireyin karakter gelişimini her şeyin üstünde tutuyor. Bu nedenle de temel eğitim kademesi öğrencilerin kelime bilgisini geliştirmesi, okul ve hoşgörü kurallarını öğrenmesi, topluma uygun birer birey olmasına odaklanıyor.

• Danimarka'da öğrencilerden bilgileri kendilerinin arayıp bulmaları, kendi deneylerini yapmaları ve bağımsız bir şekilde kaynakları analiz etmeleri bekleniyor. Öğrencinin öğrenmesi için öğrenme sürecinde kendisinin de yer alması gerektiğine inanılıyor.

• Danimarkalı insanların sadece %11'i kariyerlerini planlarken maaşı göz önünde bulunduruyor. Çünkü Dünyanın en yüksek vergilerini ödeyen bir ülkede insanların zengin olmak için uğraşması kabul edilmiyor. Danimarka'da kariyer rehberliği sistemi, kişinin mutlu olacağı işi yapmasını destekliyor.