Aşağıdaki mektubu bir okuyucum veya izleyicim ya da her ikisi gönderdi...
Hemen hemen hiç düzeltmeden, belki azıcık “edit”leyip aynen yayınlıyorum; buyurun okuyun:
-*-*-
Sevgili Serhat, “hepimiz kaçacayık” diyorsun...
Pasaportu olan çoktan kaçtı bile...
Biz de günümüzün gelmesini bekleriz, bir kaç vakte kadar kaçıyoruz...
-*-*-
Havuz temizliğine gelen çocuk, “Tüm İngilizler gitti” dedi...
-*-*-
Kalan üç beş kişi de gidecek...
-*-*-
Bizim gibi emekli kişiler mesela İngilizler artık buralarda yaşayamıyor... Havuzun elektriğini ödeyememek bir yana, klima çalıştıramıyorlar...
-*-*-
Oysa yaklaşık 20 yıl önce eşimle birlikte ne umutlarla dönmüştük memlekete...
-*-*-
İngiltere’ye geri dönmek çok canımı acıtıyor...
Sil baştan başlamak gerekecek...
-*-*-
Ve hiç kolay olmayacak ama çaremiz kalmadı...
En çok üzüldüğüm evim ve bahçem...
Ben olmadan bu ev nasıl ayakta duracak, zeytinleri kim sulayacak, kim bakacak...
Yoksa hepsini satsak mı?
-*-*-
Benim zeytinim, benim meyve ağaçlarım...
Ve senede belki 15 gün görebileceğim...
-*-*-
Yağmur yağacak, belki çatı akıtacak...
Kilitleyip gideceğiz...
-*-*-
Ne kadar zor anlatamam!
Çok genç yaşta İngiltere’deydik...
Yarı ömrümüzü harcadık, öldüründük, dövündük, biriktirdik, parayla geldik...
Olmadı!
-*-*-
Burada da çalıştık, 15 seneden falan emekli de olduk ama ayda 30 bin TL civarında bir maaş veriyorlar...
-*-*-
Yatırımımız hep ülkeyeydi...
Olmadı!
Kenarda köşede bir şeyler olmasaydı, ev de gidecekti...
-*-*-
Önce evlatları tutamadık; gittiler...
Şimdi de biz!
-*-*-
Bir gün o İngiliz Pasaportu’nun bu açıdan işimize yarayacağı ve daha kolay kaçabileceğimiz aklıma hiç gelmemişti...
-*-*-
Suçlu kim mi?
Tabii ki hükümet!
Ama bu hükümetten önce, onların yalanlarına ve senin hep dediğin gibi hamasi nutuklarına kanan bizim gibiler...
-*-*-
Senin dediğin bir şey daha var sevgili Serhat; “Ülkeyi son terk eden ışıkları söndürmeyi unutmasın”.
Bizim elektrikler zaten kesik!
Ödeyemedik!
Avrupa’ya gidiyorum şekerim Cafer!
Komedi Dans Üçlüsü’nün şarkısıydı galiba!
Aslında anonim bir Rumeli Türküsü’ymüş!
Ama biz Komedi Dans Üçlüsü’nden dinledik, öğrendik...
-*-*-
Nereye de gidiyon gız Ayfer?
Avrupa’ya gidiyorum şekerim Cafer!
-*-*-
Roman havasında...
-*-*-
Ben de Avrupa’ya gidiyorum...
Bu soğuk havada...
-*-*-
Bir grup Kıbrıslı gazeteci olarak, Kıbrıs Cumhuriyeti organizesiyle 18 – 19 Mart tarihilerinde toplanacak Avrupa Konseyi toplantısını takip edeceğiz... Sanırım gruptaki tek “Kuzey Kıbrıs sakini gazeteci ben olacağım...”
-*-*-
17’sinin akşamı Brüksel’de olacağız...
18’inde kayıt – kuyut ön toplantılar falan ve esas önemli toplantı 19 Mart Cuma günü...
-*-*-
Konsey Başkanı António Costa, Avrupa Birliği (AB) üyesi devletlerin devlet veya hükümet başkanlarına gönderdiği davet mektubunda, hangi konuları ele alacaklarıyla ilgili gündemi de duyurdu...
-*-*-
Bu arada bir soru: Avrupa Konseyi nedir?
Avrupa Konseyi, AB’nin en üst siyasi karar alma organıdır.
AB üyesi ülkelerin devlet veya hükümet başkanlarını bir araya getirir ve Birliğin genel siyasi yönünü belirler.
-*-*-
Tüm AB üyesi devletlerin devlet veya hükümet başkanları, Avrupa Komisyonu Başkanı ve Avrupa Konseyi Başkanı’ndan oluşur... Yılda en az 4 kez toplanır
-*-*-
Birçok kişi Avrupa Konseyi (European Council) ile Avrupa Konseyi’ni (Council of Europe) karıştırır!
Türkçe isimler aynı!
Ben de karıştırırım!
İngilizceye dikkat!
Biri European Council diye yazılır ve AB liderlerinin zirvesini anlatır...
-*-*-
Öteki ise Council of Europe diye adlandırılmıştır ki insan hakları üzerine çalışan ve AB’den bağımsız bir kurumdur...
-*-*-
Neyse, Bürksel’de iki gün ne yapacağız?
İran – Orta Doğu ve tabii ki “AB toprağı Kıbrıs da saldırı riski altında mı? meseleleri gündemin ana konusu olacak... Kıbrıs ile ilgili açık bir gündem ifadesi yok bu benim tahminim tabii ki!
-*-*-
Kesinlikle ele alınacak bir diğer gündem maddesi, savaşa bağlı enerji fiyatları ve enerji güvenliği...
-*-*-
AB üyesi devletler ve genelde AB, fiyat artışı karşısında ne yapacak?
-*-*-
Çok ağır konulardan bir diğeri; “Tek Avrupa, Tek Pazar” tartışması olacak...
-*-*-
Liderler, AB vatandaşları için günlük yaşamın daha uygun maliyetli olmasına yardımcı olacak ve AB’nin gelecekteki krizlere karşı daha dirençli hâle nasıl getirilebileceği üzerine de görüş belirtecek...
-*-*-
2028 – 2034 yıllarının mali çerçevesi belirlenecek veya konuşulacak...
-*-*-
İki de çok önemli konuk olacak... Birincisi Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy; ikincisi ise Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres...
-*-*-
António Guterres’in, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ile de yüz yüze görüşmesi gündemde...
-*-*-
Ve bence en önemli konu; AB’nin savunma hazırlıkları ya da savunma meselesi...
-*-*-
Haaa Orta Doğu’daki savaşlar nedeniyle, AB üyesi devletlerde hiç bitmeyen göç ve iltica sorunları da mutlaka ele alınacak...
-*-*-
Toplantı 19 Mart Perşembe günü saat 10:00’da başlayacak...
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde ve Eurogroup Başkanı Kyriakos Pierrakakis de “Euro Zirvesi” denen toplantı çerçevesinde ekonomi ile ilgili değerlendirmelerini liderlere sunacak...
-*-*-
Bir günde biter mi?
Genelde evet!
Ama uzarsa, ki zor uzar çünkü herkesin kendi ülkesinde işi de var; 20’sine kadar uzayabilir...
-*-*-
İzleyeceğiz...
Dilimiz döndüğünce sizlere de aktaracağız...
Bu arada, bu hafta Sim TV’de sabah programımızı haliyle baka bir arkadaşımız yapacak...
İyi bir hafta diliyorum, savaşsız...
Brüksel’de 5 ay önce gerçekleştirilen Avrupa Konseyi toplantısını da izlemiştik...