SOMA’ya TOMA

Tayfun Çağra


Nasıl bir düşmanlıktır bilinmez!
Soma’da ölümlere neden olanları ve sebeplerini protestoya bile izin yok.
O da yasak.
O da AKP’nin kurallarına uymuyor.
301 insan öldü.
301 madenci…
301 insanın aileleri…
Kadınları, anaları, babaları, kardeşleri…
Ve çocukları…
Hepsi de ölümü yaşadılar.
Hepsi de mezara koydular yakınlarını…
AKP ‘kader’ dedi.
Tayyip Erdoğan 150 yıl önceden madenlerde ölen dünya rakamlarını verdi.
“Her yerde ölüm oldu” dedi 100-150 yıl öncesini kıyaslayarak…
“Bizde de olması normal” dedi.
Rahmet diledi, camilere emir verdi, “dua edin” diye buyurdu.
Emirleri bitmedi. Polise de buyurdu;
“Kimse eylem yapmasın” dedi.
“Pankart açmasın, bağırmasın” dedi.
“Soma’yı konuşmasın” dedi.
“Konuşturtmayın” dedi.
Kendi tokat attı vatandaşa…
Müşaviri tekme…
Hem de ne tekme!
Yerdekinin can olduğunu umursamadan…
Tekmeye kaldırdığı ayağı öyle bir gerildi ki kendi kıçına kadar geldi.
Sonra da ya Allah dedi, salladı.
Neye, kime, insana vurduğunu umursamadan…
Herhangi bir canlıyı önemsemeden…
O adam hâlâ Erdoğan’ın yanında…
Görevden almadan, uyarı yemeden…
Hatta korunarak, ‘bileği incindi’ diyerek doktor raporu bile alarak…
Erdoğan ayıp ediyor, AKP köle ediyor.
Baştan başlayarak ilerliyor bu kölelik…
Erdoğan ‘sahip’, bakanlar köle başı…
Baş köleler olarak başka köleler arıyorlar…
Köle olmak istemeyenler direniyor, direniş artıyor, her yere, her ile, ilçeye, bucağa, köye kadar…
Direnişe izin verilmiyor…
SOMA’ya TOMA ile cevap veriyor ‘sahip’…
Direniş Gezi’de başlamıştı, 17 Aralık soruşturmasıyla artmıştı, şimdi Soma ile katlanıyor.
Artık bir son lâzım.
Türkiye halkı için güzel bir gelecek…
Peki bize ne?
Neden bu kadar Türkiye, neden bu kadar Erdoğan yazıyoruz.
Çünkü insanız.
Çünkü kayıtsız kalamayız.