Şimdi sıra!

Cenk Mutluyakalı

Sıkı para politikası!

Serbest piyasa!

Özelleştirme!

***

Bu tanımlar hele sol kültürü ürkütür.
Manzara meydandadır.
Dünyanın başı son dönemlerde epeyce ağrılıdır!
Yeryüzü kapitalizme fena toslamıştır!

***

"Sovyetler'i de gördük" derler, bir başka yerden hayatı okuyanlar.
Bu tartışma bu köşeyi elbette aşar!
Çünkü ‘sol’ hepsinden önce daha fazla eşitlik, daha fazla adalet, daha fazla özgürlüktür...
Hani, bunlar nerede görülmüştür?

***

Elbette "devlet kapitalizmi" bir başka tehlikedir.
Yani “devlet”in olabildiğince şiştiği, hantallığın üretimi engellediği, siyasetin “devlet” üzerinden “menfaat ilişkisi”ne dönüştüğü, “toplumsal fayda” yerine “kişisel kazanım”ın hortladığı bir sonuç!
Örneği efkar çadırı ‘KKTC’de görülebilir!

***

Yıllardır "ekonomik ve mali programlar" dayatılır bir avuç coğrafyama!
Peki ne olur?
Ekonomi büyümez, istihdam artmaz, üretim gelişmez, turizm kalkınmaz, ithalat yükselmez...
Tüketir, tükenir, didişiriz!

***

İsmine “yeni dünya düzeni” dedikleri yerde, açlar daha aç, toklar patlamaya yakın bir haldedir şimdi!
Uçurum büyür de büyür...
Daha bir suskunlaşır “dar gelirli”, buna karşın “bol gelirli” doymak bilmez bir türlü...


***

“Yeni dünya düzeni”ne dair mühendisliğin  önemli adımları “tanıdık” bir kasabada atılır!
Bu kasabayla tanışıklığımız da çok yenidir!

***

Mont Pelerin Cemiyeti, komünizm tehlikesine karşı “sıkı paracı” Friedrich Hayek liderliğinde 1947’de İsviçre’de doğar!
Ve doğduğu kentten alır ismini...
Şimdi sıra “sıkı barışçı”lara gelmiştir.
Sonumuz ya dünyalı bir devlet, ya acılı bir cemiyettir!