SERENDİPİTY..!

Mehmet Çağlar

 


Serendipity;
İngiliz aristokrat yazar Horace Walpole tarafından türetilen bir sözcük...
Türkçe'de kelimenin tam anlamı ve kültürel karşılığı yok!..
"Tesadüf ürünü" diyebiliriz, belki...
Özetle:
Başka bir niyetle tesadüfen bambaşka bir şey bulmak...

TESADÜFİ BULUŞLAR
Etimolojik geçmişi İran masallarından...
"Serendip'in Üç Prensi" buna iyi bir örnek...
Sultan Cafer, üç oğlunu, dünyayı gezip tanısınlar diye yolladığı seyahatte karşılaştıkları, özel olarak aramadan, değerli şeyler bulma yetisi masal edilmiş...

Hindistan'a gidiyorken Amerika'yı keşfeden Kristof Kolomb gibi...

Alexander Flemming'in tesadüfen Penisilin'i bulması gibi...

Simon Campbell ve David Roberts'ın yüksek tansiyon ilacı yerine Viagra'yı keşfetmesi gibi...

Böyle daha yüzlerce örnek vermek mümkün...

Tüm bulgular, deneyimli ellerde mucizeye dönüşmüşler...


PETROL ARARKEN BARIŞI BULABİLECEK MİYİZ ?
Kim bilir!

Bizim "Kıbrıs Masalı"nda da, denizin dibinde petrol ararken bir de bakmışsınız ki;
"Deneyimli Eller" (!) kalıcı Barış'ı tesis etme yöntemi keşfetmişler...
Ama ben serendipity'e kavuşmak için gerekli olan uğraştan yoksun olduğumuzdan da korkuyorum açıkcası...

Aşık Nesimi Çimen’in "Barış Güvercini Uçsun" şiiri ile bugünkü köşeyi tamamlayıp bitirelim:

"Dünya cennet olsun yaşasın insan
Gelin barışalım dökülmesin kan
Son bulsun savaşlar kesilsin figan
Barış güvercini uçsun Dünya'da
Dostluklar kurulsun insanlar gülsün
Son bulsun savaşlar kimse ölmesin."

Serendipity'i gördüğümüzde acaba tanıyabilecek miyiz?
Ya da onu bulduğumuzda keşfedebilecek miyiz?