SEÇİM zamanları

Cenk Mutluyakalı

 

Fark ettiniz mi bilmem, Eroğlu ‘barış’ demeye başladı!..
Demezdi...
‘Anlaşma’ derdi...
Barış zaten 74’te gelmişti...

***

“Barış var, ihtiyaç olan bir çözüm” derdi önceleri...
“Çözümsüzlük çözüm değildir” lafları Türkiye’de de yüksek sesle tekrarlanınca, ‘çözüm’ü terk etti, ‘anlaşma’ya döndü...

***

Hemen aklıma çok eski seçimlerden bir afiş geldi.
Bir sergide görmüştüm.
“Adaya barış Denktaş’la gelecek...”
Afişi kaldı geride!..

***

‘Barış’ nedense kimilerine, ancak da geliyor, seçimdeeeen seçimeeeee...

***

Hani insanın ezberinde olmayınca da, arada “adaya mutlu barış harekatı getireceğiz” deycek gibi bakıyor!..
Dudaklar başka konuşuyor...
Gözler bambaşka...

***

Bir de ‘ş’ ile ‘r’ karışıyor kimi zaman...
Dudaklara tam da oturmuyor.

***

İşin bir diğer boyutu var tabii...
Mesela Karpaz’ın bir köyüne gidilmişse, eski plak çalıyor hemen:
“Barış geldi, ihtiyaç olan anlaşma...”
Mesela Elye’de ‘seçim plağı’ çalınıyor:
“Ben herkesten daha fazla barış istiyorum...”
Mesela müzakere masasında ‘Federal Birleşik Kıbrıs’ deniyor, kahvede ‘KKTC de yaşayacak.’

***

Hiç duydunuz mu, imzasını attığı ‘ortak metni’ okuduğunu...
“Başardım” diyerek!..
“İşte bu” diye övünerek...

***

‘Barış’ diyor!..
Ve nedense bizim papağan ‘Papyon’un ‘cim bom bom’ demesi gibi geliyor kulağıma...