İsrail ve ABD güçlerinin İran’ı hedef almasının ardından başlayan saldırılar, iki tane İngiliz üssü bulunan adamızda da büyük bir tedirginliğe neden oldu.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın, ABD’nin, sınırlı ve savunma amaçlı kullanımlar için İngiliz üslerini kullanma talebinde bulunduğunu açıklaması ve bu talebin kabul edildiğini açıkladı. Bu talebin kabul edildiğinin açıklanmasının ardından İran’dan yapılan açıklamada Kıbrıs’taki üslerin de hedef alındığı açıklandı.
***
Yoğun tedbirler ve çalan sirenler arasında United Medya olarak yaşanan gerilimin ilk anından itibaren hep doğru haberi yakalayıp, okuyucularımıza ve izleyicilerimize aktarmak çabası içinde olduk.
Önceki gün de hem gündüz, hem de akşam saatlerinde ekiplerimizle İran’ın hedef gösterdiği, İngiliz üsleri bölgesinden yayınlarımızı yaptık.
***
Akşam saatlerinde, arkadaşım Tuğberk Korutürk ile bölgeye gittiğimizde, polisin geniş güvenlik önlemleri aldığını ve yolların neredeyse bomboş olduğunu gözlemledik.
Ağrotur çevresinde polislerin yönlendirmesiyle daha güvenli olan, şehrin iç bölgelerine gittiğimizde, orada bölge halkından meraklı gözlerle çevreyi gözetleyenlerle de konuşma şansını yakaladık.
Her gözde bir korku, bir endişe ve öfke vardı...
***
Korku vardı çünkü savaş bölgemizde yıkıcı bir halde devam ederken, uluslararası haber ajansları Kıbrıs adasının adını da zikretmeye başlamışlardı...
Öfkeliydiler... Çünkü adanın garantörlerinden biri olan İngiltere, almış olduğu kararla Kıbrıs’ı da ateş çemberinin içine çekmişti.
***
Gün boyu süren yüksek tansiyon, gecenin sessizliğiyle birlikte kendini korkulu bir bekleyişe bırakırken, bölgedeki diğer ülkelerden gelen haberler, yıkımın boyutunu açıkça gözler önüne seriyordu.
Savaş tüm acımasızlığıyla devam ederken, ateşlenen her bir patlayıcıyla birlikte, yine masum insanlar hayatını kaybediyor.
Unutulmasın ki savaşların hiç kazananı olmadı, olmayacak da... Hep kaybedeni, yitip giden masumları olacak...