Savaş Reklamlarını İzlediniz

Cenk Mutluyakalı

Dünyanın her yerinde ve adamızda milliyetçilerin en sevdiği iklim budur: Düşmanlık anlatısı, savaş çığırtkanlığı ve gerilim… Güç gösterilerinin ortasında kabarıyor yine göğüsler.

Eğer bir başka alanda; örneğin refahın, adaletin veya üretimin sahasında yarışamıyorsan... İşte o zaman bu tür gösteriler sığınağın olur.

Güç Nerede Acaba?
Gerçek güç!

***
Baksanıza geçen ayın hayat pahalılığı oranlarına… Kuzeyde yüzde 40, güneyde 0.9…

Türk Lirası’nın sefaletine karşı jetlerin ihtişamı daha da büyüleyici oluyor elbette... 
“Dosta güven, düşmana korku…”

O nedenle mutlaka bir “düşman” olmalı (!)

Merak ediyorum; düşmansız kalsa, nasıl yaşardı bu bildik zihinler?

***
Biz yine dönelim kendi gerçeğimize…

Düşünsenize; ekonomik aklı emanet ettikleri adam akaryakıta gelecek artışı hesap edemiyor.
"2.5" derken oluyor "6"!
Yüzde 140’lık bir sapma…
Çok da mühim değil (!)

Ama asıl mesele başka…
Her 6 liralık artışın 3.7’si Maliye’nin kasasına gidiyor.
Maaş yetişecek…
Yandaşlara…

***
Geçen hafta Dubai’de “mahsur” kalan Kıbrıslı Türkleri konuşuyorduk. Tur rehberi, “Bize hiçbir olumsuzluk yansıtılmadı” dedi. Birleşik Arap Emirlikleri’ne dair bilmediğim bir ayrıntı verdi: “Burada Mutluluk ve Refah Bakanlığı var.”

Gerçekten varmış… Politik özgürlüklerin sınırlı olduğu bir ülkede böylesi bir bakanlık elbette tartışmalı. Yine de kamu politikalarının toplumsal refah üzerindeki etkisini ölçmek, yurttaş memnuniyetini izlemek önemli.

Düşündüm de… Buralarda da böyle bir bakanlık var aslında. Ama resmi değil… Gizli bir bakanlık. “Başbakan” ve “bakanlar”ın yakın çevresi için çalışıyor.
Yurttaşlık veriliyor ayrıcalıkla…
İstihdam dağıtılıyor…
Kamusal kaynaklar paylaşılıyor…
Diploma bile basılıyor dileyene; ister lisans, ister doktora…

***
Savaş reklamlarının izlenmesi bittiği zaman yeniden kendimize döneceğiz elbette...

Buralarda ucuz yurttaşlık dağıtanlar, torunlarına kıymetlisini almak için güneye koşacaklar; dönüşte bayraktan ve vatandan söz edecek, iki duble viski ile rüşvet pazarlıkları yaptıktan sonra gece hep birlikte iftar açacaklar. Yine hile, kir, riya dökülecek çenelerinden; salya sümük menfaat dilenecekler.

***
Kim bilir, belki bir gün buralarda da bir mutluluk bakanlığı olur... Bakanı denizin ötesinden atanmayan...