SANAYİ HOLDİNG DE AÇILIR MI?

Sami Özuslu

 

İnsanın aklına 'anormal' sorular geliyor.
Çünkü çok tuhaf gelişmeler oluyor.
Tuhaflığın 'normal'leştiği durumlarda 'tuhaf düşünceler' de olağanlaşıyor.
Mesela son bir hafta içinde normalde 'tuhaf' olan, ama artık 'normal' hale geldiği için tuhaf saymadığımız, garipsemediğimiz birkaç vak'a oldu.
Mesela 'yangın helikopteri' konusunda TC'li Bakan Veysel Eroğlu bize 'müjde' verdi.
Meğer Anamur'da bir helikopter varmış, Kıbrıs'ta yangın çıkarsa hemen müdahale etmeye hazırmış.
Bitmedi!
Önümüzdeki günlerde KKTC için bir 'yangın helikopteri ihalesi'ne de çıkılacakmış.
Biliyorum: Size de tuhaf gelmiyor artık bu durum...
KKTC'deki bakanların söylemesi gerekenlerin bir TC'li bakanın ağzından işitmeye alıştık artık.
O yüzden 'tuhaf' değil, 'normal' bunlar...

***

İşte bu aslında tuhaf olan ama giderek normal saydığımız durumcuklardan dolayı benim de aklıma tuhaf tuhaf sorular geliyor.
Doğrusu ben miyim normal, yoksa bir ben mi kaldım anormal, emin değilim.
Şair de sormuştu bu soruyu zaten...
O da normal...

***

Nihat Zeybekçi geldi, TC'li Ekonomi Bakanı...
Fuarın açılışında 10 kişilik 'kurdele kesme ekibi'nde yer aldı.
Hem fuar açılışında, hem de ziyaretlerinde konuştu.
Konuşurken biraz uçtu da!..
Hatta kendisi de bunu fark etti. "Belki böyle söylemem diplomatik gaftır" dedi ama 'gaf' yapmaktan vazgeçmedi.
"Bizim için KKTC ayrı bir devlet değil" dedi.
Aman!!!
"Burası Kayseri'dir, Edirne'dir" dedi.
Aman ki ne aman!!!
Şimdi 'dünya' bunları duyarsa ne diyecek?
Kıbrıslı Rumlar işitirse ne yapacak?
Peki Kıbrıslı Türkler nasıl duygu ve düşüncelere gark edecek?
Tuhaf sorular bunlar...
Yoksa değil mi?

***
TC'nin yeni Ekonomi Bakanı'nın aklıma getirdiği esas tuhaf sorular bunlar değil ama...
Dedi ya açılışta, "Burası Türkiye'nin sebze deposu olur" diye...
Su geldi, bu suyu sadece içmeyeceğiz tabii, tarımda da kullanacağız.
Zeybekçi'ye göre çok üretmemiz lazım.
Türkiye pazarı bu ürünleri alacakmış.
Hatta iki 'müjde' daha verdi: "Allahın izniyle Ekim'de Türkiye'de bir 'Kıbrıs Fuarı' yapacaklarmış!"
Ve yine "Allahın izniyle KKTC ürünlerinin dış ülkelerde pazarlamasını ve de tanıtımını üstlenecekler"miş!
Çok teşekkürler Sayın Bakan... Siz de söylemeseniz biz hiçbir şey bilmeyeceğiz, bizimle ilgili...
Demek 'sebze deposu' olacağız.
Demek bizim ürünlerin dış pazarlama ve tanıtımı da size emanet...
Ne ala!..

***

Unutmadan... Helikopterle ilgili bilgi kaynağımız Veysel Eroğlu geçen hafta içinde KKTC hakkında başka şeyler de söylemişti:
"KKTC'de badem, zeytin ve 'keçiboynuzu' üretimi teşvik edilecek"miş!..
Sayın bakanın 'boynuz' dediği bizim harnıp tabii...
Bakan Eroğlu'nun bunu bilmemesi normal tabii...
Lakin şunu bilmesi lazım: Bu ülkede bademin, harnıbın, zeytinin alası üretilirdi. Tıpkı narenciye gibi...
Ama hepsi bitti. Kestik, arsa açtık. Kuruttuk. Kendi haline bıraktık.
Bu ürünlerin işlendiği fabrikalar, tesisler vardı. Birer birer kapattık.
Neden?
Kıbrıslı Türkler tembel olduğu için değil.
Türkiye bize "Siz üretmeyin, biz sizi besleriz" dediği için...
"Sizin nüfusunuz kaç? Boş verin üretmeyi. Ticaret yapın, bavulla mavulla. Turizm yapın, kumarla mumarla" dediği için...

***

Sayın TC'li bakanlar bu ülkenin geçmişini bilmeyebilir.
Geçmişte Türkiye'nin ne kadar çelişik, birbiriyle uyuşmayan 'ekonomik reçeteler' getirip dayattığını duymamış olabilirler.
Lakin 'bizimkiler' neden susup duruyorlar
Ne diye kimse ağzını açıp "Ey Zeybekçi, ürettiğimiz süt, Türkiye'nin ambargosu yüzünden kedilere dökülüyor" demiyor?
Şekerleme ürünlerinin Türkiye'ye giremediğini neden anlatmıyorlar?
Rakının başına gelenleri ne diye söylemiyorlar?
Zeyko'yu, Sanayi Holding'i neden öğretmiyorlar?
Ekonominin çarklarının 'vatan-millet-din kardeşliği' edebiyatıyla dönmediğini söylemekten niçin imtina ediyorlar?

***

İşte bu yüzdendir ki, 'normal' ülkemin 'normal' koşullarında benim aklıma düşüyor bu 'anormal' sorular...
Bakın yine anormal bir soru geldi aklıma:
Acaba bu sefere bir TC Bakanı çıkıp "Size bir de Sanayi Holding kuruyoruz" der mi?
Derse çok normal!..