SANA DAĞDAN

Tamer Öncül

Sana dağdan
Bir kuş getirecektim
böğürtlen yanığı gagası …
Sana dağdan
Bir kuş getirecektim
Ardıç kokulu kanadı…

Sana bir kuş getirecektim
Dağdan yuvarlanıp,
Tabanlarım yırtılmış…
Bir kanat çırpışı getirecektim
Tepelerden süzülüp,
Avucumda iki damla su…


Sana dağdan
bir kuş getirecektim
yüreği zonklayan bir tuzak…
Sana dağdan,
Bir barut kokusu
Tırnakları kanayan…

Bir kuş getirecektim
Sana dağdan
Ciğerleri dinamit lekesi…
Sana dağdan
Dağılmış kireç taşı
Alnı kanayan bir kaya…

Sana dağdan
Bir kuş getirecektim
Kınalı tüyleri dökülmüş…
Sana dağdan
Bakır rengi boş kovanlar
Postal eziği tavşan kulağı…

Sana dağdan bir ötüş,
Bir ıslık getirecektim
Boğazı yanık
Sislerde tütsülenmiş
Orkide soğanları
İki kanat çırpışı, tavşankulakları…

Sana dağdan
kozalaklar getirecektim …
Koklanmamış çitlenbikler…
Çatallı bir dilden akan
Ölümlere takıldım
Kolum kanadım kırık…

 

Ezilmemiş kekik getirecektim
Sana dağdan,
Avucumun vadisine doldurup,
Nasırlı tepelerden Mersin
Defne dalları,
İncinmesin aşkımızın adımları…

Sana dağdan
eski bir ötüşün
ıslığı gelecek
kayalardan sekerek…
beklemeyi bırakma…
Sana dağdan…

Tamer ÖNCÜL