Safları sıklaştırmazsak… 

Serhat İncirli

Her bireyin olabileceği gibi, benim de kişisel anlamda sıkıntılı günlerim olabilir… 
Allah sağlık versin!
Gerisi hikaye!

-*-*-

Özel sıkıntılarınız, dertleriniz bir yanda; öte yanda memleketin bana göre katakullik sıkıntıları ile de boğuşuyoruz!

-*-*-

Kamuya mal olmuş kişileri de masumiyet karinesi içerisine dahil edelim mi etmeyelim mi?

-*-*-

Bence etmeyelim!
Gerisi yalan ve de hikaye!

-*-*-

Ama bu konu “bence” bir konu değildir; evrensel ilkeler çerçevesinde, kamuya mal olmuş – kamu kaynakları ile ensemizde lingiri oynayabilenlerin masumiyet karinesinden faydalanmamasını emreden bir konudur!

-*-*-

Barolar Birliği mi?

-*-*-

Kavgaya gerek yok!

-*-*-

Cumhurbaşkanı yasayı Meclis’e iade eder!
İktidar partileri muhalefet ile uzlaşır, ilgili yasaya, “kamuya mal olmuş kişiler hariç…” gibisinden bir ifade yerleştirilir ve mesele hallolur!

-*-*-

Ammmmmaaaa; unutmayalım ki, gazetecilik meslek örgütlerine de bu konuda çok iş düşer!

-*-*-

Elbette kamuya mal olmuş veya kamu kaynaklarından faydalanan kişiler masumiyet karinesinden faydalanmamalı ama elde belge yoksa – ispat yoksa – fotoğraf – görüntü yoksa yani ispatlayamıyorsan; filanca ihbar ettiydi veya benim canım çektiydi diyerek, kimseyi suçlamamak gerektiğinin de “gazetecilik” olduğu hatırlatılmalı, hatırlanmalı!

-*-*-

Çok da kavgaya gerek yok!

-*-*-

Çok da dert etmeye gerek yok!

-*-*-

Çünkü bu ülkede gazetecilerin veya her vatandaşın asıl üzerinde durması gereken veya full konsantrasyonu gerektiren mesele, mevcut statükonun “içimizi temizleyelim” diyerek düzelemeyeceğini kabullenmesidir…

-*-*-

Kıbrıs sorunu çözülmediği ve bu sözde devlet yapısı, Türkiye’deki siyasi mafyanın çıkarları uğruna her türlü şekilde istismar edilmeye devam ettiği müddetçe; hiçbir yere varamayız!

-*-*-

Tükendik!
Toplumsal varlığımız çok ciddi anlamda tehlikededir!
Bilmem anlatabildim mi?

-*-*-

Bize demokrasicilik oynatıyorlar…
En üstteki kararlara kendileri bakıyorlar…
Çıkarları doğrultusunda işbirlikçileri de ayarladıkları anda, tüm Kıbrıslı Türk toplumu tükenmiş veya defolup gitmiş; zerre umurlarında değildir!

-*-*-

Ne demiştik?
Kavgaya gerek yok!
Zaman safları sıklaştırma zamanıdır!


Bir bisiklet sürüşü notları

İzlem Gürçağ Altuğra, UBP’den istifa etti…
Meclis’te bağımsız vekil olarak kalacak…
Akabinde de olası bir erken genel seçim veya genel seçimde, HP’den aday olacak!
Dün açıkladı!

-*-*-

HP Genel Başkanı Kudret Özersay, “hoş geldin” dedi…
“Meclis’ten de istifa et” demedi!
Eleştirimdir; “demeliydi”!

-*-*-

Neyse, bisikletteyim!
Gönyeli, Boğaz, Gırnı, Bilelle, Şirinevler, Şillura, Gönyeli!
37 kilometre…
Bisiklet, pedal elektrik!
Yine de 2 saate yakın sürüş, yorucu!
Mötüm kurudu dersem yeridir!

-*-*-

Gözlemlerim…

-*-*-

Efendim, bu sene ülkede kesinlikle bala kaçakçılığı olmayacak… 
Dört bir yan balalarla doldu!
Hatta ihraç bile edebiliriz!

-*-*-

Aklımda kasaplar…
Etrafta kuzular, keçiler, inekler, öküzler…

-*-*-

Memlekette hayvan çok!
Kasaplar “karkas et ithali” talep ediyor!
Et kaçakçılarından şikayet ediyor!

-*-*-

Et kaçakçıları eti Güney’den getiriyor!
Kıbrıs Gerçek yazdı; et Güney’de bizimkinin yarı fiyatının altında!

-*-*-

Peki o zaman kaçak et kullanan bazı lokantalarda neden mesele şiş kebabın veya döner kebabın fiyatı KKTC’deki et fiyatına göre ayarlanmış?
Yaaaaa!

-*-*-

Herkes kendi çıkarını düşünüyor!

-*-*-

Bu arada sürülerle güvercin!
Arpa buğday gayet güzel olmuş, anladığım kadarıyla!
Ama güvercinler tehdit!

-*-*-

Bu konuda tedbir olur mu, alınır mı?
Bilemem!

-*-*-

İngiltere, bu gibi zamanlarda fassa – üveyik – güvercin avını açıyor “biz de açalım” desem, üretici destekler ama çevreciler saldırır mı?
Yok yok, demiyorum!
Bisikletteyim, hava miss; keyfimi bozamam!

-*-*-

Güzergah boyunca hala canlı pınarcıklar, derecikler var…
Dağyolu Göleti full!
Şirinevler – Şillura arasındaki gölet de bayağı hoş!
Demek ki, kendi kendime sesli ya da yazılı düşünüyorum; “yeraltı sularımız da bir miktar zenginleşti mi?”

-*-*-

Mesela Gırnı’daki ünlü pınar yeniden canlanır mı?

-*-*-

Mayıs’ın ilk haftasını tamamladık!
Trodos’lar uzaktan pırıl pırıl görünüyor!
Ersin Tatar hep Torosların fotoğrafını paylaşırdı…
Ve evet Mayıs’ın ilk haftasında, Trodos zirvesinde kar görünüyor!

-*-*-

Güzergah boyu yol çok kötü!
Asfalt berbat!
Ve yaklaşık 2 saatlik sürüş biter!
Rüzgar sertleşir!
Ben dinlenir!


(Bu sene hayvancı bala sıkıntısı yaşamayacak… Yurt dışından bala getirmek zorunda kalınmayacak…  Bu seneki yağışlar, Şirinevler Göletciğini de doldurdu…)