Rakamlar somut veridir. Herkes üzerine düşeni alsın...

Erkan Okandan

Grafiğimizde 2010 - 2026 yıllarında yılın ilk 4 ayı olan OCAK - NİSAN aylarının konsolide edilmiş YEREL GELİRLERİYLE, GENEL GİDERLERİNİ karşılama oranlarını inceledik.

GRAFİĞİ KENDİ İÇİNDE HÜKÜMETLER BAZINDA ANALİZ EDERSEK:

1. DÖNEM: Grafiğimizin başlangıç yılı olan 2010 yılının ilk 4 ayında 4 Mayıs 2019 tarihinde kurulan ve 17 Mayıs 2010 tarihine kadar Sn. Derviş Eroğlu başkanlığında görevde tek partili UBP hükümeti görev yapmaktaydı. Grafiğimizden görüldüğü üzere bu dönemdeki oran %75,40 olarak gerçekleşti.

2. DÖNEM: 2010 - 2013 döneminde yani 17 Mayıs 2010 yılında göreve başlayan yine tek partili UBP hükümeti görevde olup ama başkanlığını rahmetli İrsen Küçük'ün yaptığı ve 13 Haziran 2013'e kadar görevde kalan hükümet döneminde ise %75,40 oranının istikrarlı bir şekilde sürekli aşağı doğru bir trend izlediğini görmekteyiz. Nitekim Nisan 2013 yılında %72,46 ile en düşük seviye olarak DİP YAPTI.

3. DÖNEM: Tek partili ve UBP başkanlığındaki hükümetler sonrası 13 Haziran 2013 tarihinde Sn. Sibel Siber başkanlığında (CTP-DP-TDP destekli) kurulan teknokrat hükümet 31 Ağustos 2013 tarihine kadar görevde kaldıktan sonra,

31 Ağustos 2013 tarihinden Temmuz 2015 tarihine kadar Sn. Özkan Yorgancıoğlu başkanlığında CTP-DP koalisyonu akabinde ise Nisan 2016'ya kadar Sn. Ömer Kalyoncu başkanlığındaki CTP-UBP koalisyon hükümetleri görev yaptı.

Grafiğimizden görüldüğü üzere ilki CTP başkanlığında 31 Ağustos 2013 tarihinde kurulan ve 16 Nisan 2016'ya kadar devam eden hükümetler döneminde önceki UBP başkanlığı ve tek partili hükümet dönemindeki DİP NOKTA OLAN %72,46 seviyesinden sırasıyla 2014 yılında %77,25, 2015 yılında %77,87 ve nihayetinde ilk 2 yılda alınan yapısal önlemler, bütçe disiplini ve siyasi popülizmden uzak icraatların meyvelerinin alındığı 2016 yılında bu dönemin top noktası olan %103,66 seviyesine ulaşılmıştır.

4. DÖNEM: CTP başkanlığındaki CTP-DP ve CTP-UBP koalisyonları sonrasında 16 Nisan 2016 tarihinde Sn. Hüseyin Özgürgün'ün başkanlığında kurulan UBP-DP koalisyon hükümeti 2 Şubat 2018 tarihine kadar görevde kaldı. Bu dönemin grafiğimizde baz aldığımız 4 aylık periyodun tamamlandığı 2017 yılında Yerel Gelirlerin Genel Giderleri karşılama oranı önceki CTP başkanlığındaki koalisyon hükümetleri döneminde zirveye çıkan 2016 yılı oranı %103,66 oranından gerileyerek %98,91 seviyesine gelmiştir.

5. DÖNEM: 2 Şubat 2018 itibariyle Sn. Tufan Erhürman'ın başbakan olarak görev aldığı ve kamuoyunda 4'lü hükümet olarak bilinen CTP-HP-TDP-DP hükümeti 22 Mayıs 2019 tarihine kadar görevde kaldı.

Görevde bulunulan 2018 ve 2019 yıllarının 1. yılı (Ocak-Nisan döneminin son 3 ayı) olan 2018 yılında %105,69 ve 2019 yılında ise bu oran %103,80 olarak gerçekleşti.

6. DÖNEM: Sn. Ersin Tatar başkanlığında UBP-HP koalisyon hükümeti 22 Mayıs 2019 tarihinde kurulan hükümet 22 Ekim 2020 tarihine kadar görevde kaldı. CTP'nin büyük ortak olarak Sn. Tufan Erhürman başkanlığındaki 4'lü hükümet döneminde 2018 yılında %105,69 ve 2019 yılındaki %103,80 oranlarının yaklaşık 10 puan gerisine düşerek 2020 yılını %95,26 oranında kapattı.

7. DÖNEM: 22 Ekim 2020 tarihinde Sn. Ersin Tatarın başbakanlık görevinin bitmesi sonrasında UBP'de başkanlık seçimi sonrasında 9 Aralık 2020 tarihinden 5 Kasım 2021 tarihine kadar Sn. Ersan Saner başkanlığındaki UBP-DP-YDP koalisyon hükümeti görev yaptı. Bu dönemde yani 2021 yılındaki Ocak - Nisan periyodunda Yerel Gelirlerin Genel Giderleri karşılama oranı pandeminin de etkisiyle çok ciddi bir düşüşle %77,87 oranında gerçekleşti.

8. DÖNEM: 5 Kasım 2021 itibariyle UBP'deki kurultay sonrasında başkan seçilen ve çok kısa bir dönem görevde olan bu hükümet döneminde yani 2021 yılının ilk 4 ayındaki Yerel Gelirlerin Genel Giderleri karşılama oranı %106,23 olarak gerçekleşti. (Bu yılın ilk 4 aylık yerel gelir ve genel giderlerini özelde incelemek gereklidir. Çünkü çok kısa bir sürede önceki yılın kötü oranlarından sonra böyle bir iyileşme mümkün değildir. Muhtemelen yılın ilk 4 ayında bazı giderler ötelenip muhasebeleştirilmediği için böyle bir sonuç çıkmıştır. Nitekim 2022 yılı sonunda yıllık gerçekleşme oranı %80,50 oldu.

9. DÖNEM: Nihayet en uzun ve en istikrarlı döneme geldik. Yani 12 Mayıs 2022 tarihi itibariyle göreve başlayan ve halen devam eden Sn. Ünal Üstel başkanlığındaki yıllara baktığımız zaman sırasıyla Yerel Gelirlerin Genel Giderleri karşılama (ilk 4 aylar itibariyle) oranları 2023 yılında %85,04, 2024 yılında %84,32, 2025 yılında %78,97 ile döneminin en düşük oranına geldikten sonra 2026 yılındaki oran ise %86,93 oldu.

9 FARKLI DÖNEMİN ÖZETİ:

Dönemsel olarak analizlerimizden ve grafiğimizden de görüldüğü üzere ilki 2013 - 2016 dönemlerini kapsayan CTP başkanlığındaki hükümetler 2013 öncesi hükümetlerde görevde bulunan UBP hükümetlerinden ki bu hükümetler TEK BAŞINA HÜKÜMETLERDİ, %72,46-%75,40 bandında olan oranları ilk 2 yıllık toparlanma sürecinde sırasıyla %77,25 ve %77,87 oranına çıkardıktan sonra 3. yılı olan 2016'da %103,66 seviyesine yani yerel gelirlerle genel giderleri karşılama seviyesine getirdi.

Akabinde dönem olarak 4. Dönem olarak tanımladığımız Sn. Hüseyin Özgürgün başkanlığındaki UBP - DP hükümetinde yaklaşık 5 puanlık düşüşle 2017 yılı %98,91 seviyesinde kapandı.

2018 ve 2019 yıllarını kapsayan ve 5. Dönem olarak tanımladığımız yıllarda yerel gelirlerin genel giderleri karşılama oranları (Ocak-Nisan periyodu) tekrardan %100'ün üzerine çıkarak 2018 yılında %105,69 ve 2019 yılında %103,80 olarak gerçekleşti.

Sonrası ise görüldüğü üzere malum!!!! grafiğimizden de görüldüğü gibi (İstisnai inceleme gereksinimi olan 2022 yılı hariç) İSTİKRARLI BİR ŞEKİLDE TABİRİ CAİZSE ÇAKILDIK...

Biraz daha gayret edilirse!!!! bu trende göre 2027 yılında tekrardan başladığımız yere döneceğiz yani %72-75 seviyelerine....

SON SÖZ: Kamu maliyesinin durumu herkesin malumu iyi değil. Ancak kanaatimce ki bu görüşe resmi verilere göre ulaştığımı söylemek zorundayım. Mevcut durum kamuoyunda bilinenin kötü seviyenin ötesinde yani çok daha kötüdür. Çünkü 2026 yılı bütçesi rasyonel hazırlanmadığı için 2027 yılı için başta emekli maaş ödemeleri kalemi olmak üzere çok daha fazla ödenek ayrılmak zorunda kalınacaktır. İlaveten gelir bacağında ise 2026 yılında vergi matrahları değil enflasyon oranında 1 kuruş bile genişletilmediği için 2027 yılında zaruri olarak genişletilmek zorunda kalınacaktır. Bunun sonucu olarak ta 2027 yılında tahsil edilecek olan Gelir Vergisi rakamlarında nominal anlamda bile iyileşme olmayabilir veya sınırlı olabilir. (Oran ve matrahlarda ciddi bir çalışma yapılıp değişikliğe gidilirse artış sağlanabilir) Daha başka nedenlerde sıralayabilirim ama bu yazının ana konusu olmadığı için sadece gelir ve gider bacağında 1'er örnekle sınırlı tutayım.