İstatistik Kurumu, geçtiğimiz günlerde KKTC’nin revize edilmiş nüfus projeksiyonlarını açıkladı. Buna göre, 2024 yılı sonu için toplam nüfus 489 bin 308 olarak öngörüldü.
Projeksiyon nüfus verileri, özellikle son beş yılda nüfusun belirgin bir yükselişine işaret ediyor:Yıllara göre nüfus sayıları aşağıdadır:
2020: 419.810, 2021: 448.268, 2022: 462.747, 2023: 476.214
2024: 489.308
2024 rakamı, 2020 yılına göre 69 bin 498 kişilik bir artışa işaret ediyor. Son beş yılda nüfusun yaklaşık yüzde 16,6 oranında büyüdüğü ifade ediliyor.
Özellikle 2020–2021 döneminde nüfusun 28 bin 458 kişi artması dikkat çekiyor. Sonraki yıllarda ise yıllık artışın 13–14 bin kişi bandında seyrettiği görülüyor.
İstatistik Kurumu verilerine göre, doğum ve ölüm arasındaki farktan kaynaklanan net doğal nüfus artışı, yıllık bazda yaklaşık 1.600 ila 2.200 kişi arasında değişiyor. Beş yıllık toplam doğal artış ise yaklaşık 9 bin 500 kişi düzeyinde kalıyor.
Ancak projeksiyon nüfus verileri, aynı dönemde nüfusun 69 bin 498 kişi arttığını ortaya koyuyor. Aradaki fark ise, yaklaşık 60 bin kişiye denk geliyor.Bu fark ise, doğal nüfus artışıyla açıklanamıyor.
Doğum- ölüm rakamlarımız normal bir seyir izlemesine rağmen, nüfus artışının nedeni olarak, verilen yeni vatandaşlıklar, yabancı öğrenci ve yabancı işçi sayıları olduğu görülmektedir.
KKTC’ de en son nüfus sayımı, 2011 yılında, Devlet Planlama Örgütü (DPÖ) tarafından yapılmıştı. Aradan 15 yıl geçmiştir ve güncel bir nüfus sayımı yapılması artık kaçınılmaz hale gelmiştir.
En son, 2018 yılında benim müsteşarlığım döneminde, Devlet Planlama Örgütü, İstatistik Dairesi sayım için ciddi bir hazırlık yapmış, ancak o dönemde yaşanan ciddi döviz ve ekonomik kriz nedeniyle, ayrılan bütçe kaynakları başka alanlara kaydırılmış ve maalesef yapılamamıştı.
Ülkemizde nüfus konusu uzun zamandır tartışılmakta ve nüfus sayısı üzerinden çeşitli tahminler yapılmaktadır. Ancak, ekmek sayısı, cep telefonu sayısı, elektrik ve su sayacı sayısını dikkate alarak yapılan nüfus tahminlerinin bilimsel dayanağı yoktur.
Nüfus sayımı yapılmayan yıllar için, Ülkemizde de uzun yıllardır projeksiyon nüfus yöntemi kullanılmaktadır.
Yeni bir nüfus sayımı yapılana kadar, bilimsel temelli projeksiyon nüfus çalışmaları yapılmaya devam etmelidir.Açıklanan projeksiyon nüfus rakamlarına pek çok kesim inanmamakta ve eleştirmektedir.Bu bağlamda, güncel bir nüfus sayımı yapılana kadar, ülkemizdeki nüfus tartışmaları sürecektir.
Ülkemizde nüfus projeksiyonları yapılırken, özet olarak, son nüfus sayımına göre nüfusun yaş ve cinsiyet yapısının projeke edilmesi yanında, güncel vatandaş nüfus, ülkedeki yabancı öğrenciler, çalışma izinli yabancı işçiler ve aileleri ile her türlü izinli olarak yaşayanların resmi kayıtları, projeksiyon nüfus hesaplamalarının uygunluğunu kontrol etmek için kullanılmaktadır.
Avrupa Birliği ve BM nüfus kriterine göre, bir kişinin nüfusa dahil olması için, o ülkede daimi olarak ikamet etmesi veya en az 1 yıl veya 1 yıldan fazla o ülkede yaşamaya niyeti olması (öğrenim, çalışma, ziyaret v.b) gerekmektedir.
Turistler, geçici olarak ikamet edenler ve kışlada yaşayan askerler daimi ikamet eden nüfusa dahil olmadıkları için, hem nüfus sayımlarında, hem de projeksiyon nüfus hesaplamalarında dikkate alınmamaktadır.
Bu bağlamda, ülkemize yurt dışından gelen turistler ile Güney Kıbrıs’tan gelen Rumlar ve turistler, nüfus hesabına dahil edilememektedir. Sokaklar kalabalık, ülkede insan çok algısıyla, nüfus çok fazla arttı demek, sağlıklı bir yorum olmamaktadır.
Hükümet yetkilileri, verilen vatandaşlık sayısından dolayı eleştirilmektedir. Çalışma iznindeki mühürlerden veya eş ile diğer akrabalık durumlarından dolayı verilen vatandaşlıklar konusundan ziyade, Bakanlar Kurulu tarafından, diğer vatandaşlıklarda aranan kriterler aranmadan verilen istisnai vatandaşlıklar, çok daha fazla eleştirilmektedir.
Nüfus sayımı ile ilgili bir yöntem olan ve Avrupa ülkeleri, Türkiye ve Güney Kıbrıs’ ta uygulanan, adrese dayalı nüfus kayıt sisteminin, KKTC’de de uygulanması gerekmektedir. Belediyeler ve muhtarlıklarla iş birliği içinde, bu altyapının oluşturulması şarttır.
Ancak, ülkemizde adrese dayalı nüfus kayıt sistemi çalışmaları ağır ilerlemektedir. Bu sürecin hızlanarak kayıt sisteminin süratle tamamlanması gerekmektedir.
Öte yandan, bu sistem kurulana kadar, sayım yapılmasın demek de doğru değildir. Son kez, klasik yöntemle, sokağa çıkma yasağı uygulanarak, bir nüfus sayımı da yapılabilmelidir.
KKTC’de yapılacak kısa, orta ve uzun zamanlı plan ve programların öngörülebilir olması, başta ekonomi, eğitim, sağlık ve diğer sektörler ile sosyal alanlarda politikalar geliştirilmesi için, bilimsel metotlarla tespit edilen nüfus bilgilerine ihtiyaç vardır. Nüfus sayımının gecikmesi, bu konuda yapılan spekülasyonların ve eksik bilgilerin devamlı gündemde olmasını sağlamaktadır.