Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nü karıştırdım!
“Pozcu” diye bir kelime aradım!
Yok!
-*-*-
Tek başına “poz”un dört farklı anlamı var…
Birincisi, “Resim ve fotoğrafta duruş”…
-*-*-
İkinci ve üçüncü anlamlar, fotoğraf makinesi ile alakalı;” fotoğrafta objektifin açık kaldığı süre” ve “(digital olmayan, analog, yani eski tip) fotoğraf makinesinde kullanılan filmde her bir kare”
Ve dördüncü anlamı; “çalım!”
Futbolda birine “çalım atmak” değil…
Türk Dil Kurumu Sözlüğü, Nezihe Meriç’e ait şu sözle açıklamış durumu;
"Büyük yazar pozlarındalar ama edebiyat dünyası denilen şu dünyanın ne geçmişinden ne şimdisinden haberleri var."
Büyük yazar pozunda olmak!
Büyük adam pozunda olmak!
Büyük futbolcu pozunda olmak!
-*-*-
Haaa mesela “pozcu” kelimesini, tek başına, kesinlikle Türk Dil Kurumu’nun sözlüklerinde bulamadım…
Ama “poz vermek” diye bir deyim var…
Diyor ki, “poz vermek”; “… resim yaptırmak veya fotoğraf çektirmek için durum almak” tır…
Sözlük, Bedri Rahmi Eyüboğlu’na ait bir de cümle kullanmış:
“Tam çizerken bir arkadaşı geliyor, poz veren çocuğun ensesine bir küfür ve bir de şamar yapıştırıyor."
-*-*-
Kıbrıs Türk ağzında “pozcu” kelimesi vardır!
-*-*-
Kıbrıslılar eğer birine “pozcu” derse; burada o kişinin yani “pozcunun” davranışları eleştiriliyor demektir…
Pozcu, genellikle gösteriş yapmayı seven, hava atan, kendini olduğundan daha önemli göstermeye çalışan kişi anlamında kullanılır…
-*-*-
Örnek verelim…
“Çok pozcu biri” derseniz, o kişinin sürekli olarak gösteriş yaptığını, dikkat çekmeye çalıştığını anlarsınız…
-*-*-
Birine, “Poz yapmayı bırak” derseniz, “yeter hava attığın, durdur artık gösteriş yapmayı” demiş olursunuz!
Demek ki Kıbrıs Türk ağzındaki “pozcu”, Türk Dil Kurumu Sözlüğü’ndeki, “poz” kelimesinin, “çalım” anlamındadır!
Çok çalımlı biri!
Çok pozcu!
Türkiye Türkçesi’nde “gösteriş meraklısı”, “havalı görünmeye çalışan”, “artistlik yapan” gibi ifadelerle de “tarif” edilebilir!
Sonuçta “pozcu” sıfatı, “… kendini olduğundan daha önemli göstermeye çalışan kişi”dir!
Ve ortalık ne yazık ki, “pozcu” doludur!
Siyasette de, devlet yönetiminde de…
Gazetecilikte de, hatta doktorlukta bile!
Ama en büyük pozculuk, galiba sözde devletin bizzat kendisi ile alakalıdır!
Kimedir ya guzzum bu hava?
Haziran’ın 10’u…
Hava aniden miydi yoksa birdenbire miydi, anlamadım ama kapanıverdi!
-*-*-
Sonra yağmur yağdı!
Çok kısa sürdü ama arabalar kirlendi!
-*-*-
Nereye?
Gönyeli Aşıklar Tepesi bölgesine…
-*-*-
Hava şaşırttı dedikleri bu olsa gerek!
-*-*-
Yoksa Meteoroloji Dairesi Müdürü’nün geçen günlerdeki uyarısı mı?
-*-*-
Sahi dün bir de acayip sıcak vardı!
El Nino mudur, küresel ısınma mıdır, nedir tam bilemem ama bir gariplik olduğu kesin!
-*-*-
Türkiye İçişleri Bakanı da bizim dünkü hava gibi bir garip!
-*-*-
Ercan’da karşılandığı sırada, hiçbir kadının elini sıkmadı!
-*-*-
Televizyon programında adamı eleştirdik!
-*-*-
Yine de “inancına saygımız var ama bizim ülkemizde, kadınların elini sıkmamak… Ne bileyim!!!” dedik!
-*-*-
Selma Eylem programa mesaj yazdı; “… bu inanç değil, gericiliktir” dedi…
-*-*-
Daha sonra program konuğum Aslı Murat da Selma Eylem’in eleştirisine katıldı!
-*-*-
Derken, Türkiye İçişleri Bakanı’nın Meclis’te, kapıda karşılanışını izledim; bu kez kadın vekil veya görevlilerin sıraya girmiş olanları ile tek tek tokalaştı!
-*-*-
Hava gibi!
Bir garip!
-*-*-
Ama beyefendinin havası da bir garip!
-*-*-
Bizim köyde eskiden şey derlerdi bu tiplere; “kimedir ya guzzum havan?”
KKTC’de olur böyle şeyler!
Muhaceret affı tamam mı?
Tamam!
-*-*-
Kasaya, maliyeye çok para girmesi de hesaplandı mı?
Hesaplanmıştır mutlaka!
-*-*-
Peki şimdi “kaçak durumdaki insanlar rahatladı” mı?
-*-*-
Rahatlayan var, rahatlamayan var!
-*-*-
Mesela “kaçak durumdaki kişi kiradaysa”; ev sahipleri kira sözleşmesi yapmaz!
Yapamaz!
-*-*-
Yok eğer kaçak durumdaki kişi, mesela Sanayi Bölgesi’ndeki “lüks” konaklama tesislerinde kalıyorsa, kiraz sözleşmesi yok, ortada kira ile ilgili bir belge de yok!
-*-*-
Bir okuyucu – izleyici aradı ve sordu: “Birçok kaçak ikametgah belgesi alamıyor çünkü kira sözleşmeleri yokmuş… Veya kaldıkları yerle alakalı her hangi bir sözleşme bulunmuyormuş! Ne yapsınlar? Sahte belge mi hazırlasınlar? Yoksa bölge muhtarları mı sahte belge hazırlasın?”
-*-*-
This is KKTC!
(Bazı uzmanlara göre, bazı kişiler, fotoğraf çekilmeyi, dikkat çekmeyi veya kendilerini ifade etmeyi severler. Bu; özgüven, dışa dönüklük, sosyal medya alışkanlıkları, mesleki gereklilikler (örneğin model, oyuncu, influencer) ya da sadece kişisel tercih nedeniyle olabilir… Bizim köpek, aslında fotoğraf çekilmeyi sevmez… Ama bir şey uzatırsanız ve onu yiyecekse, böyle pozlar verebilir…)