POLİTİS’ten gazeteci Mihalis Theodoru:“Tarih, 1959’da duruyor…”

Sevgül Uludağ

POLİTİS gazetesinden Mihalis Theodoru 1 Şubat 2019 tarihinde kaleme aldığı ve Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis’i eleştirdiği makalesinde, eski EOKA’cıların İngiltere’den işkence konusunda tazminat almaları konusu hakkında Anastasiadis’in memnuniyet belirttiğine dikkati çekerek  24 Ocak 2019 tarihli Cumhurbaşkanlığı açıklamasında “Karşılıklı dürüstlük ve karşılıklı anlayışın tarihsel olayları ele alırken önemine” dikkat çekildiğini belirtti. Mihalis Theodoru’nun makalesinin devamını okurlarımız için derleyip özetle Türkçeleştirdik. Theodoru, özetle şöyle yazdı:

***  Cumhurbaşkanı Anastasiadis, tarihsel olaylarla karşı karşıya kaldığı zaman “karşılıklı dürüstlüğü ve karşılıklı anlayışı” sadece Kıbrıslırumlar’la ilgili durumlarda mı istiyor? Çünkü “yıllar süren şiddet ve insanların hayatlarını kaybetmesi”, (Kıbrıs’ın) bağımsızlığından sonra da devam etti…

***  Kıbrıs Cumhurbaşkanı’na Başsavcılık 26 Kasım 2013 tarihinde 27 Kıbrıslıtürk’ün 1963-64 ve 1974 yıllarında öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturmaların raporunu göndermişti ve bu raporu kendisi de okumuştu…. Bu raporda Trikomo-Bahçalar’dan (Pervolya) 11 Mayıs 1964’te öldürülen Hüseyin Ahmet Kamber ve Şefika Hüseyin Ahmet’in cinayetine ilişkin detaylar dikkatini çekmedi mi? Buna göre saldırganlardan birisi EOKA Savaşçıları Örgütü’nün bir üyesi ve (Anastasiadis’in) liderliğini 2013 yılına kadar yapmış olduğu partinin bir üyesi idi.

***  Sayın Anastasiadis, 11 Mayıs 1964’te Mağusa’da 10 Kıbrıslıtürk’ün öldürülmesini organize edip bunu sağlayan polislerle ilgili Başsavcılık raporunda yer alan detayları da okudu ve bunlardan ikisinin hayatta olduğunu öğrendi ama (bir şey yapmadı)…

***  Bir şüpheli şahsın genç Abdullah Emirzade ile Ali Musa’yı Yalusa’da 11 Mayıs 1964’te öldürmüş olduğunu sözlü olarak itiraf etmesine karşın, Sayın Anastasiadis’in Başsavcı’dan bu şahsı mahkemeye götürmesini istememesi normal değildir.

***  Böylesi bilgiler ışığında, Sayın Cumhurbaşkanı’nın tarih için dürüstlük ve anlayış istemesi, kanla lekelenmiştir. Tıpkı 14 Ağustos 1974’te Piperisterona’dan 30 Kıbrıslırum’un Muratağa-Atlılar-Sandallar’da 126 Kıbrıslıtürk’ü öldürmesi ve bu 30 Kıbrıslırum’un Sayın Anastasiadis’in liderliğini yaptığı partinin önemli üyeleri arasında bulunması gibi…

(POLİTİS – Mihalis Theodoru – 1 Şubat 2019 – Özetle derleyip Türkçeleştiren: Sevgül Uludağ/YENİDÜZEN)


 “1974 Kıbrıs Dosyası”nın ilk dört cildi, Kayıplar Komitesi’ne verildi…

Kıbrıs Cumhuriyeti Parlamentosu ile Yunanistan Parlamentosu tarafından hazırlanan ve 1974’te neler olduğunu inceleyen araştırmalar ve tanıklıkları içeren “Kıbrıs Dosyası”nın ilk dört cildinin Kayıplar Komitesi’ne verildiği bildirildi.

Kıbrıs Haber Ajansı’nda yer alan bir habere göre, “Kıbrıs Dosyası”nın ilk dört cildi, Kıbrıslırum Meclis Başkanı Dimitris Şilluris tarafından Kayıplar Komitesi Kıbrıslırum Üyesi Nestoras Nestoros ve Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı İnsani İşler Komiseri Fotis Fotiu’ya verildi. “Kıbrıs Dosyası”nın 30 ciltten oluşması bekleniyor. Dosya ayrıca, “1974 Esirleri Örgütü”, “Yedek Subaylar Federasyonu”, “Yedek Komandolar Örgütü”, “Topçular Örgütü”, “Direniş Savaşçıları Arşivi Komitesi” ve “EOKA Savaşçıları Örgütü”ne de verildi.

Kıbrıs Haber Ajansı’nın haberini okurlarımız için derleyip Türkçeleştirdik. Haberde özetle şöyle deniliyor:

***  Tümüyle yayımlandığı zaman Kıbrıs Dosyası 30 ciltten oluşacak – 1974’te adayı sarsan olaylarla ilgili Kıbrıs Temsilciler Meclisi ile Yunan Parlamentosu’nun toparladığı kanıtlar ve materyalden oluşacak.

***  Şilluris dosyaları örgüt temsilcilerine verirken yaptığı açıklamada, belirli olaylarla ilgili ellerinde bilgi veya belge olanların, bunları da kendilerine ulaştırmalarını istedi. “Burada kayıt altına alınan kanıtlar insanlar tarafından verildi – bunlar subjektif de, objektif de olabilir” diyerek, bunları değerlendirmenin tüm yurttaşlara düştüğünü kaydetti.

***  Şilluris, Kıbrıs’taki “kayıplar”a da değinerek, bu dosyalardan yeni kanıtların günışığına çıkıp çıkmayacağının henüz belli olmamasıyla birlikte, yine de incelenmesi gereken çok materyal bulunduğuna dikkati çekti. Şilluris, 1974’te “kayıp” olanlarla doğrudan, dolaylı veya hiç ilgisi olup olmadığının açıklığa çıkmasına da yardımcı olacağını kaydetti.

***  Fotis Fotiu ise konuşmasında, bu materyalin çok önemli olduğunu, Kıbrıs’ta herkesin ama özellikle genç kuşağın geçmişte neler olduğunu öğrenmesinin çok önemli olduğunu, böylece geçmişin büyük, felakete sürükleyen hatalarının gelecekte tekrarlanmamasının sağlanabileceğini kaydetti.

***  Fotiu, “Bugün burada teslim aldığımız bu materyal, özellikle kayıplarla ilgili bir ofis olarak bizim için çok önemlidir. Bilindiği üzere durum kritik bir noktadadır, bilgi yokluğundan ve Türkiye’nin bu insani konuda işbirliği yapmayı reddetmesinden ötürü böyle bir noktadadır” dedi.

***  Yedek Subaylar Federasyonu adına konuşan Kipros Manulos ise, örgüt üyelerinin 1974’ün savaş alanlarında yitip gittiğini hatırlatarak, beklemekte oldukları yardımın asla neden gelmediğine yönelik cevaplar aramakta olduklarını söyledi.

*** Kayıplar Komitesi Kıbrıslırum Üyesi Nestoras Nestoros ise yaptığı konuşmada farklı hükümet departmanları ve örgütlü kurumlar arasında işbirliği yapılmazsa, “kayıplar” konusunun çözümlenemeyeceğini söyledi. Almakta oldukları bu materyalin, Kayıplar Komitesi’nin dijitalize etmiş olduğu diğer materyallerle birlikte inceleneceğini belirten Nestoros, “Bunu çok uzun süreden beridir bir yanıt beklemekte olan kayıp yakınlarına yanıtlar verebilmek maksadıyla yapacağız” dedi.

***  “Direniş Savaşçıları Arşivleri Komitesi” adına bir konuşma yapan komite başkanı Yiorgos Luka ise, Şilluris’e Komite’nin 40 askerin tanıklıklarından oluşan bir kitap yayımladıklarını, bunu parlamentoya göndermiş olduklarını, şimdi belki ikinci bir kitap daha yayımlayacaklarını kaydetti.

(Kıbrıs Haber Ajansı – 4 Şubat 2019 – Derleyip Türkçeleştiren: Sevgül Uludağ/YENİDÜZEN)