“Patriç’e (Tuzluca) dönen kavşakta bir Kıbrıslırum kayıp şahsın gömüldüğü anlatılıyordu…”

Sevgül Uludağ

Üç sene önce olası bir gömü yeri hakkında bilgi veren bir okurumuz, bu konuda neler olup bittiğini, herhangi bir gelişme yaşanıp yaşanmadığını sordu. Biz de aynı soruyu Kayıplar Komitesi’nin birkaç yetkilisine sorduk ancak kendilerinin bu konuda “bilgi sahibi olmadıkları” cevabını aldık. Okurumuzun talebi üzerine bir kez daha bu olası gömü yerinin araştırılması, incelenmesi ve bir sonuca ulaştırılması talebini sayfalarımızda yayımlayarak, okurlarımızın vermiş olduğu değerli bilgilerin değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekmek istedik.

Üç sene önce, bu konuda okurumuzun vermiş olduğu bilgileri, 22 Kasım 2017 tarihinde Kayıplar Komitesi’nin üç üyesine bir elektronik posta aracılığıyla bildirmiştik ve ekine de uydu haritası üzerinde okurumuzla birlikte yapmış olduğumuz çalışmayı eklemiştik. O günlerde Kayıplar Komitesi üyeleri, bu elektronik posta aracılığıyla vermiş olduğumuz bilgiler nedeniyle bizlere teşekkür etmişlerdi. Bu bölgede yol yapımı nedeniyle sürekli hareketlilik olması nedeniyle endişe içerisinde bulunan okurumuz, ısrarla bizi arayarak, bu konuyu takip etmemizi istemektedir.

Üç sene önce, 24 Kasım 2017’de bu sayfalarda şöyle yazmıştık:

“Bir okurumuz bizi ziyaret ederek, daha önce de bu sayfalarda yer verdiğimiz olası bir gömü yeri hakkında verdiği bilgileri daha ileri götürmek üzere uydu fotoğrafları aracılığıyla bizimle birlikte bir çalışma yaptı.Okurumuzun söylediklerine Ekim 2017’de bu sayfalarda yer vermiştik. O günlerde şöyle yazmıştık:

“Patriç’e dönen yolun sağına bir “kayıp” gömüldüydü…”Bir okurumuz şu bilgileri paylaşmak istediğini söyledi:“Ben bu olaya bizzat tanık olmadım ancak anlatılanlara tanık oldum ve bunu da sizinle paylaşmak isterim.Mağusa’dan Karpaz’a giderken, Patriç’e (Tuzluca) dönen yol vardır. Bu yola döner dönmez, yolun sağında bulunan ağaçların altına “kayıp” bir Komikebirli Kıbrıslırum’un gömülmüş olduğu anlatılmaktaydı. O zamanlar efkaliptonun (herhalde en uzunu olmalı) civarında gömdükleri söyleniyordu bu “kayıp” şahsı… Lütfen araştırınız…”

Bu okurumuza paylaştığı bu bilgiler için teşekkür ederiz.Bu konuda daha ayrıntılı bilgi sahibi olan okurlarımızı isimli veya isimsiz olarak 0542 853 8436 numaralı telefondan beni aramaya davet ediyorum. Kayıplar Komitesi’yle temas etmek isteyenler 22-83607 numaralı telefondan Kayıplar Komitesi Kıbrıslıtürk Üye Asistanı Mine Balman’ı arayabilirler…”

Okurumuz bu konuda 1974’te savaştan sonra Eylül ayında Komikebir’de (Büyükkonuk) bir sohbete tanık olduğunu, köy kahvehanesinde Komikebirli “kayıp” bir Kıbrıslırum’un öldürülerek Patriç’e dönen yolda, kavşağın üzerinde sağ tarafta bir efgaliptonun altına gömülmüş olduğunun anlatıldığını belirtti ve bu konuda bizimle birlikte uydu fotoğrafları üzerinde çalışma yaptı.2003 tarihli uydu fotoğrafında Patriç (Tuzluca) kavşağında iki efgalipto ağacı görülürken, 2017 tarihli güncel uydu fotoğrafında kavşakta sağdaki iki efgalipto ağacından birinin kesildiği görülüyor. Burada halen yol inşaatı devam ediyor…Okurumuzun bu duyumunu Kayıplar Komitesi’nin de dikkatine getirdik ve bölgenin koordinatlarını ve uydu fotoğraflarını Kayıplar Komitesi’nin Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum yetkililerine gönderdik.Uydu fotoğrafları üzerindeki çalışmamıza yardımcı olan gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Mert Ödağ’a ve bu konuda bizimle bildiklerini paylaşan okurumuza çok teşekkür ederiz…”

(YENİDÜZEN – Kıbrıs: Anlatılmamış Öyküler... Sevgül Uludağ – 24 Kasım 2017)


“Baf’tan Rizişan Abla ve Taşçı Hüseyin Dayı...”

Ulus IRKAD

Bu iki insan senelerce işleyerek, biriktirerek, adeta taşları yontarak ve de oyarak mal sahibi olmuşlar Baf'ın taşlık ve kayalık Vikla Ovası'nda sevgi içinde bir hayat kurmuşlar, üzüm talvarlarıyla kiradaki evleri ile mutlu olmaya çalışmışlardı birbirini çok seven insanlar olarak.

1974 dramından sonra savaş ve yaşananlardan dolayı Baf Türk halkı Baf'tan ayrılırken gözyaşlarını tutamadılar çünkü orada hayatlarını, anılarını, belki de elli yıllık birikmişlerini terkediyorlardı. Evlerini bahçelerini, işyerlerini ve de üzüm talvarlarını da...

1975 yılında Baf'taki evlerini terketme sırası geldiğinde bir Kıbrıslırum gazeteci onların bu halini görünce hemen deklanşörüne basarak bu acı anı tarihe geçirmişti. Ne Rizüşan abla ne de Hüseyin Taşçı Dayımız Baf'ı isteyerek ve gönüllüce terketti... Nitekim 1975 yılından sonra Kuzey'de Maraş'a gelip yerleştiklerinde artık onlar için mutsuzluk başlamıştı. Baf'taki durumu bulamadılar artık. Üstelik eşdeğer diye söylenen efsane de maalesef gerçekleşmedi. Kuzey'deki sistemin haksızlıklar üzerine kurulu olduğunu gördüler diğer Güneyli göçmenler gibi. Yaşam artık onlar için acıydı, azaptı ve yastı. Bir daha Baf'taki rahatlıklarını ve mutluluklarını bulamadılar. 46 yıl içinde öldüklerinde ise gözleri hep açık gitti, Baf'a duydukları acılarına , yaşatılarına ve de özlemlerine...


Hoşçakal Takis Konis...

Takis Konis, Kıbrıs barış hareketinin önemli bir üyesiydi – ön saflarda olmuştu hep... Pek çok iki toplumlu etkinlikte onunla birlikte adamızın barışçıl geleceği için kafa yoruyorduk...

Geçtiğimiz günlerde Takis Konis hayatını yitirdi... Ailesinin ve Kıbrıs barış hareketindeki dostlarının acısını paylaşıyoruz... Işıklarda olsun sevgili Takis Konis... Hiçbir zaman bu adaya barışın geleceğine ilişkin umudunu kesmemişti... Her zaman barış için mücadele etmişti... Geride ışıltılı bir mücadele bıraktı, örnek alınması gereken...

Bu konuda, belli ki Takis Konis Baf’ta da bir iz bırakmıştı... Baf’ın en önemli araştırmacı yazarı Ulus Irkad arkadaşımız, “Hoşçakal Takis Konis” başlıklı yazısında şöyle yazdı, ona veda ederken:

“Hoşçakal Takis Konis...

Onu ta Baf’tan, 1974 savaşı biter bitmez, Spiros Hacıgrigoriu ile güneyde mahsur kalan Baflı Türkler’e yiyecek ve para yardımı yapması ve orada yaşayanları kardeşçesine kucaklamasıyla hatırlıyorum.

Spiros Hacıgrigoriu ile birkaç defa evimize de gelmişler, rahmetli babamla çok iyi dostlukları da olmuştu. 1980 sonrası güneye geçtiğimde onunla birkaç defa karşılaşmış ve eski günleri yadetmiştik. Bugün ölüm haberini duydum... Yaptıklarını ve insanlığını unutmayacağım Takis Konis, rahat uyu...

Hayata gözlerini kapayan Takis Konis'i İkinci Harekat biter bitmez 1974 yılında Baf'ta karşımızda bulmuştuk. Tüm yöneticiler, komutanlar ve polisler esir alınıp Yeroşibu toplama kampına götürülmüştü. Kıbrıs Cumhuriyeti Sosyal Yardım Dairesi yetkililerindendi. Savaş sonrası hemen Baf'a gelmiş ve Baflı Kıbrıslıtürklere bir an önce yardım yapmaya çalışıyordu. O da, Spiro amca da okulların açılması ve çocukların okullarına gitmeleri için canla başla çalışanlar arasındaydı. Bir an önce yiyeceksiz, işsiz ve parasız kalan Baf'taki Kıbırlsıtürklere yardım etmek istiyordu. Saçları kızıl ve adeta bir Bonus modeliydi. Rahmetli babam, Baf Türk toplum liderlerinden Rahmetli Necmi İmamoğlu ve Rahmetli Murad Özad dayımla birlikte, yanında da Spiros Hacıgrigoriu olmak üzere acil bir kriz grubu oluşturarak Fotoğrafçı Sedat'ın evinin avlusunda masaların üzerinde Baflı Türklere yiyecek ve para yardımı yapılmasını sağladı. O günlerde Baflı bir kadının kocası Birleşmiş Milletler Askeri Kampında çalışıyor diye yardım alamaması üzerine Baf Rum Polis Komutanı Fesa'ya şikayet edişini ve onun için "Giiittim Kırmızı Gömlekliye, Girye Fesa nedir bu sülfürükyacıklar, mülkürityacıklar da biz yardım almayız ama" deyişi güncel bir nükte konusu olmuştu. Takis bu kadına bile şikayetinden sonra yardım bağlamıştı (O hanım da, oğlu da çoktan öldüler, kocası şimdilerde Londra'da). O bu durumdan dolayı çok mutlu olmuş aynen fotoğrafta olduğu gibi mutluluğunu belli etmişti gülerek. Bu saygın ve değerli adam vefat etti... Yapılan yurtseverce yardım ve iyilikler unutulmaz. Takis'in yaptıkları da unutulmadığı gibi. O da benim için bir gerçek dost kalbi, Kıbrıs için atan değerli ve saygın bir Kıbrıslı olarak kalacak hep beynimde. Hoşçakal Takis, yaptıkların unutulmadı, Yıldızlar yoldaşın olsun...”


Takis Konis, barış için bir eylemde (en sağda), BM'nin o dönemki temsilcisi Eide ve diğer barışseverlerle birlikte Ledra Palas oteli önünde

DEVAM EDECEK