ÖNGÖRÜ SORUNU VE DEĞİŞİM

Mehmet Çağlar

 


Öngörü, CTP için örgütsel yapıdaki öğrenme ve değişim yapma yeteneği anlamına gelir.
Bu anlama biçimi ileri taşındığında,
Öğrenme ve değişim gibi gerekli olguları gerçekleştirmek, farklı ve önemli alt süreçleri de beraberinde getirir...

YOL HARİTASI
Dolayısıyla, gerek ülkemizde ve bölgemizde gerekse de dünyada değişsen koşulları ve süreçleri analiz, sentez ve değerlendirme süreçlerinden geçirerek,  CTP'nin kendi temel ilke ve tezleri doğrultusunda, önce bir çevre algılaması ve anlayış yenilemesi ihtiyacı vardır.
Çevredeki sürükleyici güçleri,
Eğilimleri ve değişimleri,
Süreçlerin çıktılarını,
Kendi eylem ve deneyimlerine dayanarak, örgütsel amaç ve tercihlere yönelik, toplumu bugünkü konumundan ileriye taşıyabilecek yeni bir yol haritası belirleyebilmesi için bu şarttır....

CTP bu amaçlarla temel parti programı ve 2010 yılında kabul ettiği tezleri doğrultusunda yeni bir siyaset, bu siyasete bağlı program ve bu programa bağlı stratejiler belirlemelidir.

Organizasyonlar, yani örgütler, ekonomik makinalardan ziyade yaşayan canlılara benzer...
Eğer bir organizasyon yaşamak istiyorsa,
Öncelikle çevresine yönelik yüksek düzeyde bir duyarlılık geliştirmesi gerektiğini bilmelidir...

DEĞİŞİM
Yapılması gereken;
Sorunların belirlenmesi,
Fırsatların değerlendirilmesi,
Pazarın paylaşılması ,
Kaynakların biriktirilmesi ve adil dağıtılması,
Endüstri, ticaret, ekonomi, turizm, sağlık, tarım, enerji, iletişim, eğitim ve diğer tüm sistemlerin yapılarının şekillendirilmesi konusunda geleneksel strateji düşünüşünün değiştirilmesidir...

Geleceği pasif değil aktif bir şekilde şekillendirmeye yönelmek gerekiyor kısacası…
Sadece rasyonellikle ekonomik planlama yapmaktan;
Analiz, kavrayış, sentezleme, yaratıcılık ve sezgi  kombinasyonuna dayalı bir öngörmeye doğru kaymak farzdır!

Öngörü, sadece uzmanlar tarafından icra edilen uygulamalarla değil,
Diyaloğa dayalı, açık ve katılımcı süreçlere yönelip, farklı düşüncelerle dağarcıklarımızı zenginleştirerek yapılmalıdır ...

Ülkemiz için yapılması gereken bütünsel ve sistemsel planlamalar ise, yalnızca bürokratik prosedür ve dökümanlara dayalı değil,
Bir düşünme biçimi olarak öngörüye dayanma şeklinde olmalıdır.