Olur da eksilirsek

Cenk Mutluyakalı

“İhtiyaç dışı kredi” kavramını da siyasi sözlüğümüze kazandırmış olduk.
“Tedbir için…”
Bankadan para borçlanıyor, kullanmıyor, kuş tüyü yastık altında saklıyor hükümetimiz.
Zulada!
“Ne olur, ne olmaz…”
“İyi gün var, kötü gün var…”
Faizini ödüyoruz ama!
Meteliğe kurşun atarken ödüyoruz hem de…
Tam da eskilerin deyimiyle “deli parası” gibi!

*  *  *

Kırk milyon bu, kırk lira değil.
Faizi de 90 güne 1 milyon!
1 milyon lirayı sokağa atıyoruz göz göre göre!
“Borçlandık, kullanmadık.”
İyi…
Faizi de cebinizden ödeseniz, diyorum.
Bir başka sefere en azından doğru hesap yaparsınız.

*  *  *

"İhtiyaç dışı istihdam” yapan da aynı akıl değil mi?
Otuz, kırk kadar!
İhtiyaç yok ama…
“Olur ya, gerekirse çalışırlar.”

Öylece otursalar da olur.

Maaşını öderiz canım, ne olacak, hep birlikte...

*  *  *

“Mobese” rezaleti de bu aklın ürünü sanırım…
Tam da “evet efendim, olur efendim” ürünü bir ilişkinin prematüre sonuçlarını yaşıyoruz.
Ucubeliğin bu kadarı olur.
Hiç mi estetik kaygısı yok, hiç mi şehircilik gailesi a dostlar…
Avrupa görmedi mi kimse, başka ülkeleri gezerken, sağına soluna bakmadı mı?
Kentleri kirletiyorlar göz göre göre!
Demir profil çöplüğüne dönüştü ortalık ve algı “güvenlik” değil “güvensizlik” üzerine!

*  *  *

“İhtiyaç dışı yurttaşlıklar” unutulmasın.
Meclis’te hesabı soruldu, bakalım, bakanlık onaylı kaç yeni yurttaşımız varmış, bakanlar kurulu onaylı kaç?
Tedbir olsun diye sanırım.
Olur da eksilirsek (!)