Okullarımız Çok Kültürlü

Salih Sarpten

 

Eğitim dönemi bitti, yaz tatili başladı. Eğitim dönemlerinin sonu, okullarından mezun olan öğrenciler için daha farklı bir heyecan taşır… Bu heyecanın en yoğunluklu yaşandığı ortamlar ise okulların diploma törenleridir…

Geçtiğimiz hafta, Girne ilçesinde hemen her kademedeki okulların diploma törenlerine katılma fırsatı buldum… İşte bu törenlerde pek dikkate almadığımız ama sandığımızdan çok daha büyük ve önemli boyutlara ulaşan bir olguya tanık oldum: Okullarımız, çok kültürlü olduğu gerçeği…

Örneğin bu yıl Girne Anafartalar Lisesi okul birincisi Rus uyruklu bir öğrenci oldu… Geçtiğimiz yılın okul birinci de yine Rus kökenli bir öğrenciydi… Lapta Yavuzlar Lisesi’nin ortaokul kısmında çok sayıda yabancı uyruklu öğrencilerin mezun olduğuna tanık oldum… Benzer durum Oğuz Veli Ortaokulu’nda da vardı…

Okullardaki yabancı uyruklu öğrencilerin bu denli fazla olduğunu gözlemleyince, konu hakkında, okul öğretmenlerinin bilgisine de başvurdum… Öğretmenler, ağız birliği yapmışçasına durumu şöyle özetliyorlar; “Okullarda çok fazla sayıda yabancı uyruklu öğrenci var. Özellikle Rus, Ukrayna, Moldova, İngiliz, Bulgaristan, Romanya, Türkmenistan ve Pakistanlı öğrenciler hemen her sınıfta var…”

Bu öğrencilere bir de Türkiye’nin farklı kültürel yapılar bulunan bölgelerinden gelen öğrencileri eklerseniz. Okullarımızdaki çok kültürlüğün geldiği boyutun büyüklüğünü az çok tahmin edebilirsiniz…

Öğrenme ve öğretmenin, sosyal bağlam içerisinde, kültürel etkileşimler sonucunda gerçekleştiği göz önünde bulundurulduğunda, öğrenmede bu farklı kültürleri dikkate alınmasının gerekliliği kaçınılmaz oluyor…

Yapılan birçok eğitim bilimi araştırması kültürün öğrenme üzerinde etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Örneğin; Lee ve Carrasquillo (2006), Amerika’da yaşayan Koreli öğrencilerin öğrenme özelliklerini inceledikleri araştırmalarının sonucunda, kültürel faktörlerin, öğrencilerin akademik başarılarını etkilediğini bulgusuna ulaşmışlardır. Benzer şekilde, Woodrow ve Sham (2001), Çinli öğrencilerin öğrenme tercihlerini araştırmışlardır. Araştırma sonucunda, İngiltere’de doğmuş olan Çinlilerde dahi geleneksel Çinli davranış kalıplarının etkili olduğu; öğrencilerin, otoriteyi tercih ettikleri, anlamak yerine ezberlemenin daha önemli olduğunu vurguladıkları, grupla çalışmak yerine yalnız çalışmayı tercih ettikleri, soru sormaktan veya soru sorulmasından hoşlanmadıkları bulgulanmıştır. Bu davranışların kazanılmasında ise ailelerdeki geleneksel kültürün etkili olduğu belirtilmiştir. Bu sonucun aksine Avrupalı öğrencilerin ise araştırma ve sorgulama yaparak, problem çözerek bilgiyi yapılandırdıkları bulgulanmıştır. Leary ve Borsato (2005) yaptıkları araştırma sonucunda, ortaokulda iki dilli eğitim programlarına katılmış olan İspanyol kökenli (Hispanic) öğrencilerin akademik açıdan, tek dilli program takip eden sadece İspanyol uyruğuna sahip öğrencilerden daha başarılı olduklarını ortaya koymuşlardır.


Farklı ırk, etnik yapı ve sosyal gruplardan gelen tüm öğrenciler için eşit eğitim fırsatları yaratmaya çalışmak ve bunun için de tüm okul ortamını değiştirmek, yeniden yapılandırmak büyük önem taşımaktadır…

Çok kültürlülük, ırk, etnik yapı, dil, cinsel yönelim, cinsiyet, yaş, engelli olma, sosyal sınıf, eğitim, dinsel yönelim ve diğer kültürel boyutların farkına varılmasıdır.  Değerleri ve tutumları açıklama, farklı kültürlere ait olan bireylerin değerlerini ve tutumlarını açıklayarak diğer bireylerin bu kültürleri tanımalarını ve saygı duymalarını sağlamak çok kültürlü eğitimin en önemli hedeflerindendir…

Çok kültürlü eğitimde en önemli husus öğrenme ortamlarında çok kültürlü eğitim etkinliklerine yer verilirken, bireyin farklı kültürleri tanımasının yanında kendi kültürüne de yabancılaşmamasını sağlamaktır. Kısacası çok kültürlü eğitim; bir anlayış, bir eğitim reformu ve bir süreçtir. Yapılması gereken bu anlayışa sahip olup, atılması gereken reform adımlarını karalılıkla atma sürecine girmektir…

------------------------------------------------------

Gülmece

Şikayet

Temel,  öfkeyle kitapevine gelir ve şikayetlerini sıralamaya başlar:
- "Geçen hafta sizden bir kitap aldım ama hiç beğenmedim. Öylesine uzun ve sıkıcıydı ki anlatamam. Üstelik kitap da o kadar çok karakter vardı ki, hiçbirini aklımda tutamadım. Kitabın konusunu bile anlayamadım.”

Satıcı şöyle bir bakar ve yanıt verir:
- "Demek geçen hafta bizim Telefon Rehberimizi götüren sizdiniz."

--------------------------------------------------

Buraya Dikkat

 

Öğrencilerin İstediği Üniversite

Dünyanın en geniş yükseköğrenim ağı olan “Laureate Üniversite Ağı”, 21 ülkedeki 37 farklı üniversite öğrenciler arasında bir anket yaptı… Öğrencilere, nasıl bir üniversite istediklerini ve ve gelecekteki üniversiteleri nasıl hayal ettiklerini sordu… İşte bu anketten önce çıkan sonuçlar:

Araştırmaya katılan öğrencilerin %43’ü geleceğin üniversitelerinin birçok ders için ücretsiz ve online içerik sağlayacağına inanıyor. Katılımcıların %59’u ise öğrencilerin gelecekte ders almak ve öğrendiklerini arkadaşlarıyla paylaşmak için sosyal medya platformlarını kullanacaklarını öngörüyor.

Katılımcıların yüzde 52'si gelecekte derslerin çoğunluğunun günün her saatinde yapılabileceğini, yüzde 44'ü ders programlarının geleneksel ders takvimleri yerine çalışan öğrencilere ve/veya belirlenmiş saatler dışında öğrenim görmeyi tercih eden öğrencilere uygun olacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirtiyor.

Katılımcıların %54’ü gelecekte üniversitelerin müfredatının ağırlıklı olarak grup projelerine ve öğrenciler arasındaki işbirliğine dayalı olacağına inanıyor. Ayrıca, yüzde 43'ü, geleceğin üniversitelerinde kişileştirilmiş özel online ders sistemlerinin kullanılacağına ve böylece geleneksel sınıf içi eğitim anlayışının önemini kaybedeceğini düşünüyor.

Katılımcılar geleceğin üniversitesinin sektörün ve toplumların ihtiyaç duyduğu iş alanlarında uzmanlaşmaya hazır mezunlar yetiştirmeye odaklanacağını düşünüyorlar. Katılımcıların %61'i geleceğin üniversitelerinde birçok dersin sektördeki profesyoneller tarafından verileceğini düşünürken, derslerin farklı dillerde yapılacağına inanıyor. Ayrıca, katılımcıların yüzde 70'inden fazlası geleceğin üniversitelerinde sadece derslerin içeriğini oluşturan konuların değil kariyer odaklı becerilerin de eğitimin bir parçası olacağını öngörüyor.

Araştırmaya katılan üniversite öğrencilerin görüşleri böyle… Ülkemizdeki üniversite yöneticilerine duyurulur…