Nüfus demeyiniz!

Cenk Mutluyakalı

Gene nüfus gene nüfus!
Gene yurttaşlık gene yurttaşlık!

***
Israrla da "nüfus sayımı" gündeme geliyor ya, eski model...
Çıldırıyorum.

Niye?
Çünkü "nüfus"u bilmek için evlere kapanmaya değil niyete ihtiyaç var önce!
Yoksa “sıkıyönetim” aklıyla nüfus saymakla olmuyor.
Tam aksine!
"Mış" gibi yapıyor, yanılıyoruz.

***

Sayım memurunun evinize geldiğini düşününüz.
Tek tek banyo, tuvalet, yatak odası falan mı geziyor?
Gizli saklı mı arıyor?

Yok!
Kimi görüyorsa karşısında, orta yerde kimler varsa, kimlerin ismini veriyorsanız siz, onları kaydediyor.
 

***

Evlere kapanmak değil önemli olan dediğim tam da bu…

Ülkeye giriş-çıkışlarda işlem yok mu?
Bilgisayara niye işliyorlar?
Kayıtlar orada!
Mobil telefonlar da kayıtlı, her biri, ayrı ayrı...
Başka?
Okullarda öğrenciler, hastanelerde acile koşanlar, hepsi kaydediliyor.

Doğumhaneler kayıtsız mı ya da mezarlıklar?
Elektrik, su, hepsi kayıtlı...
Otele gelen de kayıtlı, kapıdan geçen de…

Organizasyon dediğim bu işte!

Bir "nüfus takımı" oluşturulsa, bir ay gecesini gündüzüne katsa beş on aklı başında insan...
Tüm istatistikleri, kayıtları, belgeleri, verileri bir yere toplasa...
"Nüfus" bu diyecek?
Hatta…
Öğrenci sayısını da söyleyecek işçiyi de...
Ayrı ayrı…

***

Evlere kapanmak, ada yarısına kapanmak kadar sıradan duruyor.
Hem gereksiz israf, hem de sonuçları güvensiz doğrusu...
Dedim ya, mesele “organizasyon.

O nedenle “nüfus” demeyiniz, sakın…
Ha “nüfuz” derseniz, onu bilemem!