Niyeti Çözüm Değil Müzakere Etmek

Ünal Fındık

Holguin yine geldi, liderlerle önce ayrı ayrı, ardından 3’lü olarak görüştü. Ama somut herhangi bir ilerleme sağlayamadı.

Bundan dolayı bazı kesimler, oyunun kurallarını müzakerelere başlamadan önceden belirlemeye çalışan Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı eleştirmeye başladı.

Önceki Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın uzlaşmaz tutumu yüzünden sıkışan Ankara’nın Tatar’ı geri çektiğini, yerine daha ılımlı ama en az onun kadar uzlaşmaz Erhürman’ı cumhurbaşkanı seçtirdiğini iddia edecek kadar işi ileri götürdüler.

Erhürman’ın masaya koyduğu 4 öneri aslında çok önceden BM tarafından seslendirilen önerilerdi.

  1. Siyasi Eşitlik: BM kararlarına göre siyasi eşitlik, federal hükümetin işleyişinde, her iki toplumun da karar alma süreçlerine etkin katılımını ve yönetimde eşit söz hakkını içerir. Bunun temel göstergesi dönüşümlü başkanlı ve federal devletin tüm organlarında en az bir Türk üyenin olumlu oyunun olmasıdır. Erhürman’ın bu önerisini kabul ettiğini söyleyen Hristodulidis dönüşümlü başkanlık ve kurumlarda en az bir Türk üyenin olumlu oy vermesi şartını henüz kabul etmemiştir.
  2. Takvimli Müzakere: Bu öneri de Crans Montana’da BM Genel Sekreteri Guterres tarafından gündeme getirilmişti. Guterres bu amaçla taraflara 6 maddelik bir uzlaştırma belgesi vermişti. Hristodulidis bunu kabul ettiğini söyledi. Ancak detay vermedi.
  3. Bugüne kadarki yakınlaşmaların teyidi: Bu öneri de Guterres tarafından gündeme getirildi. Hristodulidis bu öneriyi de kabul ettiğini söyledi. Ayrıca kendisinin ortaya koyduğu 5 maddelik önerilerin 2 inci maddesi de tamamen aynıdır.
  4. Rum tarafı masayı terk ederse statükoya dönülmeyecek: Bu öneri de Annan Planı referandumunun ardından, % 65 Evet oyu veren Kıbrıslı Türkler üzerindeki ambargo ve izolasyonlara artık gerek kalmadığını söyleyen dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından gündeme getirilmişti. Hristodulidis bu öneriyi asla kabul etmeyeceğini söyledi.

Bu öneriyi kabul etmemesinin tek nedeni Hristodulidis’in niyetinin Kıbrıs sorununun çözümü değil, sadece müzakere etmek ama sonuca gitmemek isteğidir. Hristodulidis’in asıl amacı bugün için kendilerine yarayan mevcut statükoyu korumaktır.

Cumhurbaşkanı Erhürman müzakerelere başlamak için ortaya koyduğu önerileri ön şart olarak nitelenmesine karşı çıkarak “Biz ön şart kavramını hiç kullanmadık. Bir usule ihtiyacımız var” dedi.

Erhürman devamla “Ben müzakere olsun diye müzakere değil, çözüm olsun diye müzakere istiyorum” dedi.

İki lider arasındaki fark tam da budur. Biri müzakereye bugünden hazır olduğunu ve hemen başlamak istediğini söylüyor. Ama yeni geçiş noktaları açılmasına bile ayak sürüyor.

Öteki ise hem yeni geçiş noktaları açılması, hem mevcutların geliştirilmesi, hem de başka konularda açılım yapıyor. Ayrıca müzakerelerin doğru zeminde ve sonuç alıcı biçimde yeniden başlaması için iyi bir ön hazırlık sürecinin yaşanması gerektiğini bu amaçla liderlerin kendi aralarında daha sık görüşmeleri gerektiğini söylüyor.

İki lider arasındaki bu temel farklılığa gözlerimizi kapatamayız. Biri çözüm istiyor, öteki sadece müzakere istiyor.

Unutmayalım 19 Ekim 2025’de gerçekleşen cumhurbaşkanlığı seçiminde % 63 oy oranıyla Tufan Erhürman’ı cumhurbaşkanlığı makamına getiren Kıbrıs Türk halkı da yalnızca müzakere değil. Bir an önce çözüm için müzakere istiyor.

Son olarak Hristodulidis’in önceki gün ortaya koyduğu 5 maddelik önerilerine de bakalım.

  1. Kıbrıs sorununda çözüm temelinin yeniden teyit edilmesi: Hristodulidis bu öneriyi Erhürman ile Ankara arasında sıkıntı çıkacağını, Ankara’nın iki devletli çözüm siyasetinin devam ettiğini, bu nedenle Erhürman’ın federal çözüm temelini teyit edemeyeceğini düşünüyor.
  2. Bugüne kadarki yakınlaşmaların teyidi: Bu öneri aynen Erhürman’ın önerisidir.
  3. Bu yakınlaşmaların 5 tarafa iletilmesi: Bu müzakerelere başlamak için gerekli mi çok emin değilim.
  4. Gayrı resmi değil, resmi konferans düzenlenmesi
  5. Bu konferansta 4 yeni geçiş noktası açılması ve Kıbrıslı Türklere yönelik tek taraflı GAÖ’lerin açıklanması.

Bu son 3 öneri de aslında burada kararlaştırılabilecek konuların 5’li konferansa taşınması ve sanki iş yapılıyormuş havası yaratmak amacıyla yapılan önerilerdir diye düşünüyorum.

4 yeni geçiş noktası açılması için 5’li konferansa değil siyasi iradeye ihtiyacımız var.

Kıbrıslı Türklere yönelik yeni güven artırıcı önlemler açıklayacaksa bunun için de konferansa değil aslında siyasi iradeye ihtiyaç var.

Hristodulidis tek taraflı bir şey açıklayacaksa karma evliliklerden doğan çocuklara en doğal hakları olan Kıbrıs Cumhuriyeti yurttaşlık belgelerini vereceğini açıklasın.