Nitelik

Salih Sarpten

Nitelik, bir varlığın, sistemin ya da bir kişinin özelliğini, ayırt edici yönünü veya değerini ifade etmek için kullanır. Örneğin bir öğrencinin nitelikleri, onun bilgi, beceri ve yetkinliklerini anlatır. Bir çalışanın nitelikleri, yaptığı iş için gerekli özellikleri taşıyıp-taşımadığı ya da işinde ne derece uzman olduğunu “nitelik” kavramı ile anlatırız.

Eğitimde “nitelik” çoğu zaman yanlış tanımlanır. Nitelik yalnızca daha fazla ders saati, daha zor sınavlar veya daha çok mezun vermek değildir.

Eğitimde nitelik, bir eğitim sisteminin bireyde ve toplumda gerçek öğrenme, düşünme kapasitesi ve yaşam becerileri oluşturma gücüdür.

Başka bir ifadeyle “nitelikli eğitim”:

  • Öğrencinin bilgiye ulaşma ve kullanma becerisini geliştirir.
  • Eleştirel düşünme ve problem çözme kazandırır.
  • Değerler, etik ve sorumluluk duygusu oluşturur.
  • Bireyin toplumsal ve ekonomik hayata üretken katılımını sağlar.
  • Öğrencinin potansiyelini ortaya çıkarır.

Bir eğitim sistemi öğrencilerde şu soruların cevabını üretebiliyorsa niteliklidir:

  • Öğrenciler düşünebiliyor mu?
  • Öğrendiklerini yeni durumlarda kullanabiliyor mu?
  • Soru sorabiliyor mu?
  • Üretebiliyor mu?
  • Toplumsal sorumluluk taşıyor mu?

Peki ama bir eğitim sisteminin nitelikli olup-olmadığını nasıl anlarız? Eğitim bilimi araştırmaları bunun için 7 temel konuya bakılması gerektiğini söylüyor:

  1. Nitelikli bir eğitim sisteminde “Uzun Vadeli Eğitim Vizyonu” olur: Eğitim sistemleri seçim dönemleriyle değişmemelidir. Eğitim sistemi uzun soluklu stratejiler içermelidir.
  1. “Öğretmen Politikasını Güçlü” tutmak gerekmektedir: En kritik alan budur. Öğretmen yetiştirme ve istihdam etme sistemleri şeffaf, bilimsel ve sistematik olmalıdır. Hizmet içi eğitimi güçlü, öğretmenlik mesleğinin toplumsal prestiji yüksek olmalıdır.
  1. “Veriye Dayalı Eğitim Politikaları” uygulanmalıdır: Eğitim politikaları tahminlere ya da çıkarlara göre değil verilere dayanmalıdır.
  1. “Eşitlik ve Adalet” vazgeçilmez ilke olmalıdır: Eğitim her öğrenciye ulaşmadıkça nitelikli değildir. Fırsat eşitsizliği, dezavantajlı bölgeler, sosyoekonomik eşitsizlikler varsa nitelikli eğitimden söz edilemez.
  1. “Okul Kültürü Güçlü” tutulmalıdır: İyi sistemler iyi okul kültürleri üretir. Okul, korku ortamı ya da zorunlu olduğu için gidilen bir yer değil, merak ortamı ve yeni şeyler öğrenmenin heyecanın yaşandığı yer olmalıdır.
  1. “Eğitimde Siyasi Müdahale” olmamalıdır: En büyük sorunlardan biri budur. Nitelikli eğitim sistemi ideolojik dalgalanmalardan etkilenmeyen eğitim sistemidir. Siyasi kaygılara değil, bilimsel temellere dayanmalıdır.
  1. “Toplumla Güven İlişkisi” kurulmalıdır: Nitelikli eğitim sistemi toplumdan kopuk olamaz. Şeffaflık, hesap verebilirlik, karar süreçlerinin tam katılımcı bir anlayışla oluşturulması en önemli gerekliliktir.

Şimdi yanıt verme sırası sizde: Kıbrıs Türk Eğitim Sistemi, nitelikli bir eğitim sistemi midir?

İpucu vereyim: Öğrenciyi hayata değil de sadece sınavlara hazırlıyorsa, düşünme kapasitesini değil de test çözme becerisini geliştiriyorsa, topluma değer üreten bireyler değil de okullarını sevmeyen genç nesiller yetiştiriyorsa o sistemin niteliğinden bahsedilemez.

Durum böyledir demiyorum ama o noktaya doğru gidiyor gibiyiz: Öğrencilerin büyük çoğunluğu okulu gereksiz görüyorsa, sistem alarm veriyor demektir.


Anlayana Gülmece

Soba

Matematikçi, fizikçi ve kimyacıdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar.

Kimyacı:

  • Adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış.

Fizikçi:

  • Adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş.


Matematikçi:

  • Sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış.

Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar. Adam cevap verir:

  • Boru yetmedi!

Okumuş muydunuz?

“Eğer bir ülkede cücelerin gölgeleri uzamaya başlamışsa güneş batıyor demektir.

Çin Atasözü