Ne oldu böyle?

Cenk Mutluyakalı

 

Evimize gidelim, yatalım mı?
İyi de bu memlekete dair bir sevdamız var ve barış olmalı son durağı.
Yoksa... Dağılabiliriz elbette...
Yurttaşlık, kırsalda arsa, bankada binlerce dolar muamma, yırtık emirname, bahis izni, kumar parası, sevgili kavgası!
Hepsi bahane.
Bu yapıyı seven bir kalabalık vardır.
Kendilerini “güvende” hissediyorlar.
“Bu düzen böyle iyidir be arkadaşlar” diyorlar, şimdi değil, senelerdir böyle.
UBP’de birleşiyorlar.

***

Peki ne oldu seçimde, kim kazandı?
İyi de “kazanmak” nedir sizce?
Bu sonuçlar “kaos”a sürükledi Meclis’i, “hükümetçilik oyunu” epeyce zorlanacak şimdi!
Eğer salt “matematik” üzerinden okuyacak olursak UBP kazandı, HP ve YDP.
Hele UBP.
Uf ne biçim kazandı (!)
O kadar şaibe yarat, onca hukuksuzluk yap, skandallar arasında gez dolaş ve oylarını koru.
Ne oldu?
DP’nin “Ulusal Güçler”i UBP’ye döndü!
CTP’nin ‘Birleşik Güçler’i HP’ye kaçtı!
DP, TDP kendi oyunda kaldı.
TKP mi dediniz, kendi içine kaçırdığı BKP kadar dahi rağbet görmedi.
Ve YDP, kimlik temelli siyasetle tehlikeli bir yolculuğa çıktı.
Daha önce umut diye CTP’ye koşanlar, bu kez HP’ye yürüdü...

***

Sandığa gitmeyen insan sayısı arttı.
Neye yaradı bu “boykot” derseniz, bence hiçbir işe.
Ama öfkelenmeden, sabırla, kararlılıkla dinlemek, anlamak gerekiyor onları...
Çünkü bu “statüko” kolay kolay sarsılmıyor yerinden, “irade”ye inanç yitiyor, kayboluyor “siyaset”e güven...
Mesele partiler ya da başkanlar değil...
Bu “eğreti devlet” mesele...
Bu “rezil ötesi” düzen...

***

Hükümet senaryolarına gelince...
UBP’ye “tek başına iktidar” yolu açılmadı.
UBP-DP-YDP derseniz, komitelere yetmez!
HP eğer “he” derse, UBP-HP belki!
Sanmam!
TDP “he” derse, UBP-DP-TDP sanki.
Pek midem kaldırmadı.
Yakında birileri “Başkanlık sistemi şart” diyecek, yazınız bir yere!

***

El final...
Yenilmeden ve yılmadan, eğmeden başları, bu düzene isyanla yürümek gerek.
“Sağ da var, sol da var” diyerek.
Tertemiz, özgür ve onurlu…
“O gün” gelene dek.