Nasreddin Hocanın Düşünen Hindisi...!

Mehmet Çağlar

Küçük bir papağanın onbeş altına satıldığını gören Nasreddin Hoca, bir koşuda evine gidip kümesteki hindisini tutmuş. Apar topar pazara götürüp başlamış bağırmaya :

- Satılık hindii.... Satılık hindii.... Yirmi altına satılık hindi !
Şaşırmış pazardakiler.
- Yahu hocam demişler. Bir hindinin yirmi altın ettiği nerde görülmüş.
- Ne olmuş diye çıkışmış Hoca. Demin bir kuşu onbeş altına sattılar.
- Ama o papağandı demişler. Tıpkı insan gibi konuşuyor o.
- Olsun demiş Nasreddin Hoca. O konuşuyorsa bu da düşünür !

DÜŞÜNCE VE ÖNGÖRÜ YERİNE...
Bu memlekette;
Bilimde,
Siyasette,
Eğitimde,
Ekonomide,
Sağlıkta,
Sporda,
Sanatta,
Edebiyatta...
Ve hayatın her alanında;
Önce; ortaya bir düşünce atılır...
Sonra; o düşüncenin muhteviyatına baktığınızda;
Aslında o düşünceyi hindinin düşünmesine eş tutmanız gerektiğini anlarsınız..!
Ama, hizmet verdiğiniz kurumsal yapının dinamikleri içerisindeki psikoloji sizi susmaya zorlar...!
Zaten çoğu zaman sizi pek dinlemezler de ...!
İşte bugün, "Hindi Kültürü " nü kendi söylemlerinizle bağdaştırabilmenin adı  "reform" oldu!.
Tedavülden kaldırdığımız "Düşünce ve Öngörü"nün yerine "Hindi Nazariyatı" geldi...!

REFORM !
Bu, bazıları için o kadar da yadsınacak bir dinamik olmayabilir !
Lakin, gerçekte insanlar, hizmet verdiğiniz kurumsal yapının sosyal kimliği üzerinden artık sizi sevme zorluğu dahi çekmektedirler...!
Zaten toplum, partinin kollektivistini tahribata uğrattıktan sonra, ha vekil olmuşsunuz, ha başkan...!

"Zaaf" ve "zayıflık"la demokratik bir modernite kurmaya çalışanların sonu:
Hiç istenmese de,
Duvarlara çarpmaktır...!
Lütfen, artık;
Kimse parmağının ardına saklanmasın...!

Örneğin;
Zam dediğiniz şey;
Maalesef ki bizim zihniyetimizin bir ölçüsü durumuna gelmiş...!
Ve son tahlilde Parti de bu ölçüsüzlüğün elinde "esir" edilmiştir...!
Dahası...
Zam yapıp, var olmayan bir arazinin haritasını da "reform" olarak sunmak durumuna gelmek ya da getirilmek,
"Hindi Nazariyatı"dır...!
Tabiri caizse;
"Hindi Kültürü" reformudur...!