Mücadelenin Harcını Unutmamak…

Aslı Murat

Bazen durup kendimize şunu sormak gerekiyor:

Biz ne yapıyoruz ve aslında neye hizmet ediyoruz?

Mesleğimizi ya da üstlendiğimiz görevi sorgulamadan sürdürdüğümüzde, fark etmeden sistemin bir parçasına dönüşmek mümkün. Üstelik öyle bir dönemdeyiz ki, bu sınır her geçen gün biraz daha silikleşiyor.

İnsan bazen ne zaman bir rol üstlendiğini, ne zaman o rolün kendisini yönlendirmeye başladığını ayırt edemiyor.

Tam da bu yüzden, dikkatli olmak artık bir tercih değil, bir zorunluluk.

Ama belki de bugün ihtiyacımız olan şey, kocaman siyasi tespitler yapmak, büyük büyük cümleler kurmak değil.

Biraz durmak.

Savrulan rüzgârın içinde bir an olsun sabit kalabilmek.

Ve kendimize dürüstçe bakmak.

Ne yapıyoruz?

Neye hizmet ediyoruz?

Çünkü bunu unuttuğumuzda, sadece bir mesafe kaybetmiyoruz.

Yavaş yavaş aşınıyoruz.

Üzerimize sinen o görünmez karanlık, zihnimizi ele geçiriyor ve bizi kendine benzetmeye başlıyor.

O yüzden…

Geleceği sağlıklı kurmak istiyorsak, tuzakları erken fark etmek zorundayız.

Evet, bu kadar algı, bu kadar manipülasyon içinde doğruyu görmek zor.

Ama belki de böyle anlarda, en zor dönemlerde küçük adımlarla büyük şeyler başaranların hikâyelerine bakmak gerekiyor.

Çünkü büyümek, çoğu zaman küçük adımlarla mümkün.

Ve çoğu zaman o “küçük adımlar”…

Bizi ayakta tutan şeydir.

Görmezden geldiğimiz, ertelediğimiz, “önemsiz” dediğimiz her şey aslında kim olduğumuzu inşa eder.

Var oluşumuzun temelini onlar oluşturur.

Kötülük tam da bunu ister:

Oküçük adımlarıönemsiz sanmamızı.

Değerlerimizi aşındırmamızı.

Oysa gerçeklik ne kadar tartışmalı hâle gelirse gelsin, değerler hâlâ nettir.

Evet, yöntemler değişir.

Hatta bazı yöntemler bu dönemde tükenmiştir.

Ama değerler, kalır.

Ve belki de bu yüzden, kendimize sürekli hatırlatmamız gereken şey çok basit:

Ne yaptığımız değil, nasıl ve neden yaptığımız belirler her şeyi.

Baba Zula’nın Direniş Destanı şarkısında söylediği gibi:

“Hiç unutma, hep hatırla:

Cesareti, birleşmeyi, güzelliği savunmayı…”

Bazen bir cümle yeter.

Yeter ki gerçekten hatırlayalım.