İngiliz Koloni döneminde Kıbrıslı Türkler eğitim alanında örgütlenmeye başladıklarında bu örgüte “Muallimin Cemiyeti” adını vermişlerdi. Günümüzde ise “Öğretmenler Sendikası” olarak dile getidiğimiz örgütlerimiz var.
Bu yazımızda SÖZ gazetesinin 5 Mart 1931 tarihli nüshasına gidecek, “Muallimin Cemiyeti”nin toplantısıyla ilgili bir haberi sizlerle paylaşacağız. Fakat onun öncesinde, o yıllarda tek büyük okulumuz ve hatta gururumuz olan Lefkoşa Türk Lisesi’nin, İngiliz Koloni yönetimince uygulanan olumsuzluklardan çok etkilenmekte olduğunu belirtelim. Söz konusu dönemde “Lisemiz” başlıklı birçok yazı kaleme alınarak Kıbrıslı Türlerin bu önemli eğitim ocağının çektiği zorluklar, imkânsızlıklar dile getirilmekteydi.
19 Şubat 1931 tarihli SÖZ gazetesinde konuyla igili uzun bir yazı kaleme alınmıştı. Bu yazıdan kısa bir alıntı yaparak dönemin eğitim koşullarını biraz olsun birlikte hâyâl edelim.
“SÖZ gazetesi, 19 Şubat 1931, syf:1
Son Teşebbüsten sonra
Bu vaziyet karşısında ne yapmalıyız?
Lise meselesinin son aldığı şekil bize vaziyeti bir kerre daha mütalâa etmek ve son kat’i kararı vermek lüzumunu ihtar ediyor. Çok ümit ve intizar ederdik ki heyeti idarenin tuttuğu salim ve mütevazı tarik müşkülâtı (zorlukları engelleri) bertaraf edecek ve Hükûmeti dairei insaf ve adalete getirecektir. Heyeti muhteremenin bu münasebetle gösterdiği vakar ve sükûnet ve Hükûmete tekarrüp (yakınlaşma) hususunda izhar eylediği samimiyet ve hüsnüniyet her türlü takdir ve sitayişin fevkindedir. Uzun senelere Hükûmetle teşriki mesainin verdiği itiyat ve emniyetle heyeti idare kendisi için yapılması mümkün olan her şeyi hatta fazlasıyle yapmış ve Hükûmeti hoşnut etmek ve aradaki tarihi birliği ihlâl eylememek oğrunda birçok şeyler fedasını bile göza almıştır. Halbuki büyük bir teessüfle öğreniyoruz ki Hükûmet kendi noktai nazarından bir zerresini bile feda etmek niyetinde değildir. Fedakârlık hep bir taraftan, bizden talep ediliyor. Bu şart tahtinde ise anlaşmanın ve müşkilâtı dağıtmanın imkânı yoktur.
.....”
Anlaşılacağı gibi Kıbrıslı Türkler İngiliz Hükûmeti karşısında birçok fedakârlıklarda bulunmalarına, yönetimce konulan kurallara eksiksiz bir şekilde uymalarına rağmen, eğitim alanında yönetimden bekledikleri katkıyı alamıyorlar. Böyle olunca da “Muallimin Cemiyeti” 5 Mart 1931 tarihinde geniş katılımlı bir toplantı gerçekleştiriyor. Bu toplantıya öğretmenler yanında o günlerde “meb’us” olan Necati Özkan bey, Avukat Raşit bey, Muallimi Cemiyeti yönetim kurulundan Taki bey, SÖZ gazetesi sahibi ve baş yazarı Remzi bey ve Limasol Başöğretmeni Torgut beyler de katılmışlardı. Konuyla ilgili gazete haberi.
“SÖZ gazetesi, 05 Mart 1931, syf:2
Fikir Faaliyetleri
Muallimin Cemiyeti İçtimai
Muallimin Cemiyeti ayın 21’inde Lefkoşa’da eski “Lise” binasında içtimai etmiştir. İçtimaa ehemmiyetli bir muallim kitlesi iştirak eylemiştir. Hazirun (hazır bulunanlar) arasında genç Meb’us Necati Bey de bulunuyordu. Bu içtimada münakaşa (tartışılan) edilen başlıca iki mühim mesele vardı. Bunlardan biri dördüncü sınıf muallimlerin mağduriyetleri ve diğeri de yapılan tasnifin tekrar tetkik edilerek haksızlıkların izalesi idi.
Bu iki nokta uzun uzadıya münakaşa edildikten sonra karar şeklini almış ve bütün muallimler tarafından müttefikan kabul olunmuştur. Bu esnada Limasol baş muallimi Torgut Bey muallimlerin hukukunu müdafaada gösterdiği gayret ve himmetten dolayı Necati B.’in (Bey’in) Muallimin Cemiyeti fahri azalığına kabulini teklif etmiş ve bu teklif hazirun tarafından alkışlarla kabul edilmiştir. Münevver zümrenin kendisine ibraz ettiği bu yüksek teveccühten pek ziyade mütehassis (duygulanan) ve müteheyyiç (heyecan duyan) olan genç Meb’us kürsüye gelerek muallimlerin bu pek kıymettar teveccühlerini büyük bir memnuniyetle kabul ettiğini ve bundan pek mütehassis olduğunu söylemiş ve Meclisi Kavanin’de maarif kalemi münasebetiyle Türk muallimliğini alâkadar eden müzakerat ve münakaşatı ber tefsil (ayrıntılı olarak) anlatmıştır. Bundan sonra kendine has veciz ve canlı bir üslûp ile Necati Bey muallimlerin köylerdeki vazifelerinin ehemmiyetinden ve halkı okutmak hususundaki manevi mecburiyetlerinden bahseylemiştir.
Artık söz son hadis olan ve hâlâ şiddet ve ehemmiyetini muhafaze eden “Lise” meselesine tabiatıyle intikal etmişti. Necati Bey bütün gençliği ve orada hazır bulunan güzide muallim kitlesini yetiştiren bu mektebin geçirmekte olduğu buhranı ve girişilen çetin mücadeleyi ateşin sözlerle izah etmiş ve son olarak gençliğin vazifelerini ihtar ile kürsüden inmiştir. Necati B.’in bu nutku cidden bir şaheserdi, alkışlandı, alkışlandı.
Pek müstesna bir kıymet alan bu içtimain hatırasını tesbit etmek hususunda umumda hasıl olan arzu üzerine hemen bir fotoğrafçı celp edilmiş ve grup halinde fotoğraf çektirilmiştir.
Bütün çehrelerde bir beşaşet (güler yüzlülük), ruhlarda bir inbisat (neşe) vardır. Maarif hâdimleri (ilerigelenleri) kalben yekdiğerine daha merbut (bağlı) birbirine veda ediyor ayrılıyordu.
İttibaz olunan kararlar şunlardır:
1-Yapılan tasnife nazaren dördüncü sınıf muallimlerin son derece mağduriyetleri mütebariz (aşikâr) olmakla bu mağduriyetin nisbeten izalesi çaresi olmak üzre yüksek sınıfların teksifi (bir yere toplama) ve bilhassa Rum muallimlerine nazaren nisbetsiz bir mevkide kalan üçüncü sınıfımızın nisbet dairesinde tevsii (genişletme).
2-Bugünkü tasnif bir çok şikâyetleri müeddi (sebep) olduğu cihetle yeniden tetkike tabi tutulması ve gerek tasnif, gerekse terfiin muallimlerce de malûm bir esas ve talimata rapt olunması. (Bu talimattan mürat; Muallimlerin terfii için ne gibi evsafı (niteliklere) haiz olmaları lâzım geldiğini öğrenmektir.)
3-Dördüncü sınıfta bulunan muallimlere hızmetleri nisbetinde zamlarının verilmesi.”
O yıllarda pek yaygın olmayan, haberin fotoğraflanması hâli, bu toplantı için gerçekleştirilmişti. Konuyla ilgili yazımızı, fotoğraf altında yer alan bilgiyle tamamlıyoruz.
“Fotoğraf altı: 300 Senelik milli tarihin bize miras bıraktığı şeref ve haysiyeti fedakâr ve ferağatkâr omuzlarına yüklenen ve onu mukaddes bir emanet olarak nesillere nakleden güzide muallimlerimizden bir grup. Oturanlar: Ortada meb’us NECATİ B., sağında Avukat RAŞİT B., yanında Muallimin Cemiyeti mümessilli TAKİ B., solda gazetemiz sahibi REMZİ EF., yanında Limasol Başmuallimi TORGUT B.”