Son genel seçimler 23 Ocak 2022’de yapılmıştı; yeni genel seçimler de yasal olarak en geç 17 Ocak 2027’de yapılacak… Ancak, UBP yönetimi ve onlara ‘yakın’ olanlar haricindeki genel kamuoyu uzunca bir süreden beri erken genel seçim talep ediyor. Nedeni de mevcut hükümetin tarif edilemeyecek ve dahi anlatılamayacak kadar kötü yönetimsel performansı ve siyasal kokuşmuşluk; sosyal, siyasal ve ekonomik çöküntü ve iç güvenlikte yaşanan korkular, endişeler…
Genel kamuoyu bunları kader olarak görmüyor; kötü gidişi dizginlemek, durdurmak, düzeltmek ve iyileştirmek için yeni bir siyasi yönetim ihtiyacı basit bir siyasi arzunun ötesindedir. Ancak, UBP’yi yöneten ekip ve ‘yakınları’ halka rağmen ve inatla bunu engellemek, geciktirmek ve dahi siyasi yönetimde kalmak hırsı ile her yola başvurmayı mübah görüyor. UBP’nin hükümet ortaklarının da genel kamuoyunun beklentisine ve ısrarına katılıp seçimin erkene alınması eğilimine girmesi UBP yönetimini ve ‘yakınlarını’ endişelendirmiş olmalı ki, Başbakan Üstel “Erken genel seçim istiyorsanız hade gelin 6 Aralık’ta yerel seçimlerle birlikte yapalım; hodri meydan” dedi bir meclis konuşmasında ve zoraki sözlerinin mutsuz heyecan telaşı ile kürsüden ayrıldı… Meydandan kaçan “Hodri meydan” çekti, salvosunu öfkeli ses tonu ile attı…
Onlardan gayrısı genel seçimlerin Ekim ayında yapılmasını istiyor; yani zorunlu seçim gününden 120 gün kadar önce… UBP’yi yöneten ekip ve ‘yakınları’ adına Üstel 40 gün önce ve yerel seçimlerle birlikte şartı ile istiyor, isteksizce… Ve gene onlardan gayri herkes, yerel ve genel seçimlerin birlikte yapılmasının pratikte yaşatacağı sorunları ve sıkıntıları anlatmaktan helak oluyor. Takmıyor UBP’yi yöneten ekip ve ‘yakınları’ çünkü seçimi çok kötü kaybedeceklerinin endişesi ve sonrasında da yargılanacaklarının korkusu var… Ne kadar geç olursa o kadar iyi diye düşünüyorlar belli ki… Stratejileri de herhalde seçim gününe kadar seçim ‘yatırımı’ yapıp, yenilgiyi asgariye indirmek, yargılanmaya neden olacak ‘emare’ ne varsa ‘tertiplemek’…
Bir de UBP’nin hükümet ortaklarına bakalım… DP’nin başkanı “3-5 UBP’li istedi diye yerel ve genel seçimleri aynı günde yapılamasını kabul etmiyoruz” diyor. Diğer ortak YDP’nin başkanı da isteksiz; kabul etmek için de koşullar koyuyor ki UBP’yi yöneten ekip ve ‘yakınları’ için kolay kabul edilip uygulanabilecek gibi değil… En geç yapılabilecek tarihteki bir genel seçime kadar geçecek süreçteki kötü siyasal yönetişimin halkta yaratacağı onulmaz “yollatalım bunları” hırsı DP’yi kesin baraj altında, atar, YDP de barajla boğuşur olur. Halbuki, lafla peynir gemisi yürütmekten vazgeçip, “Ekim’de seçim yoksa, biz de bugünden itibaren hükümette yoğuz” deseler, halktan prim alıp durumu kurtarabilirler… DP’nin karşısında Serdar Denktaş’ın yeni TAM Parti’si var; gün be gün DP oylarını devşiriyor… DP’nin en erken zamanda genel seçime gitmek stratejisi aslında bunun yarattığı bir ihtiyaçtan kaynaklanmaktadır.
YDP… Defalarca hükümetten çekilme, erken genel seçime gitme söylemleri oldu, tarih dahi verdiler ama eylemleri hiç olmadı… Şimdilerde, genel seçimden başarı ile çıkacaklarını ve seçimden sonra YDP’siz hükümet kurulamayacağını söylüyorlar… Öyle ise ve her geçen gün kötü yönetişimin bir parçası olmaktan mütevellit halk desteğini yitiriyor olmaları gerçeği de varken hükümetten hemen çekilsinler, seçimlerin Ekim’de gerçekleşmesine vesile olsunlar… İddia ettikleri gibi, seçimden sonra YDP’siz hükümet kurulamayacaksa, ne diye hala daha bu hükümetin parçası olmakta ısrar ediyorlar?! Gazın ayağı öyle değil işte… On bini aşan üyeleri olduğunu söylüyorlar ve bu üyelerinin desteği ile seçimden çok başarılı çıkacaklarını söylüyorlar ama yapılan son üç seçimde (yerel, ara ve Cumhurbaşkanlığı) YDP’nin bu üyelerinin pek azının YDP’ye oy verdiği anlaşılıyor. YDP’nin de, DP’nin de bu yöndeki söylemlerinin samimiyetinden kuşku duymamak elde değil, UBP’ye şantaj yapıyor olabileceklerini düşünmemek de olası değil… Esas niyetleri, YDP’nin UBP’ye verdiği önerilerden biri olan ve Türkiye’de uygulanan siyasi partilerin seçimlere ittifak yaparak katılmasının yasalaşması ve zorunlu seçim tarihinde üç partinin ittifakı ile seçime girmek…
Aslında bu öneri son ziyaretinde Türkiye Cumhurbaşkanı (CB) Yardımcısı Yılmaz’dan gelmişti; boşuna da yapmamıştı… KKTC CB seçiminde, Ankara hükümetinin ve benzer düşünen siyasi partilerin Tatar’a verdiği yoğun desteğe rağmen Erhürman’ın % 63 oy oranına ulaşan üstün başarısı Türkiye’de AKP imajını olumsuz etkilemiş, CHP’ye de büyük bir moral destek olmuştu… Hemen ardından bir erken genel seçimde KKTC hükümet partilerinin alacağı yenilgi Ankara hükümetini ve AKP’yi kaygılandırıyordu. Dolayısıyla, Yılmaz hem erken seçimden kaçınılmasını, hem de hükümet partilerinin ittifakla seçime girebilmelerinin yasal zeminin yaratılmasını önermiş.
Ankara hükümeti seçimler konusunda KKTC’den zaten pek mutlu değildir. Türkiye’nin 28 Mayıs 2023’te gerçekleşen 2. Tur seçimlerinde KKTC’deki seçim sandıklarında Kılıçdaroğlu % 58, Erdoğan % 42, CHP % 35, AKP % 30 oy almıştı… KKTC’nin Aralık 2022 yerel seçimlerinde özellikle Lefkoşa, Mağusa ve Girne’de nerdeyse haftalarca kamp kurdular, çalıştılar; adayları kaybetti… 25 Haziran 2023’te bir milletvekili için yapılan ara seçimde destekledikleri aday kaybetmiş, CTP adayı % 44 ile kazanmıştı. 19 Ekim 2025’te Erhürman’nın başarısı tuz-biber ekmişti AKP’nin yarasına… Türkiye seçmeninin geniş kitlelerinde CHP sempatisinin ve desteğinin artmasına, “KKTC’de gittiler, bizde de gidecekler” yorumlarının yaygınlaşmasına vesile olan bu sonuçların AKP için yarattığı olumsuz riskleri kaldırmak amacıyla KKTC’de yeni bir seçimde AKP de kendince strateji geliştirmekte, müttefiki olan KKTC hükümet partilerine hem akıl hem de destek vermeye çalışmaktalar… Önceki seçimlerde verdikleri aklı ve desteğin yarattığı sonuçlar ortada iken, yenilerinden medet ummak?! Hele ki halkta artan ve yükselen UBP-DP-YDP antipatisine rağmen destek vermek?! Okkanın altında AKP de kalacak…
Dolayısıyla, iş ola “hodri meydan” salvosu atan Üstel’in ve UBP’yi yöneten ekip ve ‘yakınlarının’ derdi seçimlerden mümkün olduğunca kaçınarak makamda son ana kadar kalabilmektir. Kendileri bilir; ya daha az kayıpla erken genel seçim, ya da derin ve büyük yenilgi ile gününde seçim…
Not: Tüm babaların Babalar Günü kutlu olsun, mutlu geçsin… Hiçbir çocuk babasının eksikliği ile büyümesin, hiçbir baba çocuğunun kaybını yaşamasın…