Merak edilenler, açıklamalar…

Tayfun Çağra

Başbakan Tatar, Polise “aranıyor muyum?” diye sordu.

Önceki gün Cenk Mutluyakalı sormuştu; “Tatar yurt dışına gidebilir mi?” diye…

Çünkü Ersin Tatar’ın uzun yıllardır Türkiye dışında bir yere gidemediği dilden dile dolaşıyor, vatandaş merak ediyordu.

Cenk de açıklığa kavuşturmak için birinci ağızdan bunun yanıtını almak istemişti.

Meğerse Ersin Tatar da bunu merak ediyormuş ki polise sordu ve polisten “şahsınızla ilgili bir soruşturma veya aranırlık durumunuzun olduğuna dair Genel Müdürlüğümüze ulaşan bir bilgi bulunmadığı tespit edilmiştir” yanıtını aldı.

Böylece Başbakan da aranır mı, yurt dışına çıkabilir mi merakını gidermiş oldu! Önceleri Polly Peck ve sonra Show TV’de çalışan daha sonra 2000 yılında Kıbrıs’a geldiğini anlatan Tatar, 2000’den sonra da “şu veya bu şekilde yurt dışı gezilerim oldu” derken ayrıntı vermiyor, nerelere gittiğini söylemiyor ve yakında bir Avrupa ziyaretinin olacağını da belirtiyor.

Ersin Tatar’ın, Türkiye dışında bir yere gidip gidemeyeceğinin toplum tarafından merak konusu olmasının yanında kendisinin de Başbakan olarak bunu merak edip polise sorması ilginç bir ayrıntı olarak haftanın gündemine oturmuş oldu.

***

Başka ilginç açıklamalar, söylemler de haftanın gündeminde yer aldı.

Bunlardan biri İTÜ-Kuzey Kıbrıs Telsim’in birlikte açılışını yaptıkları teknoloji merkezindeki konuşmalardı. İTÜ Rektörü konuştu ve bir evlilik yaptıklarını, bu evlilikte kendilerinin erkek tarafı olduğunu söyleyerek espri yapmaya çalıştığı ancak ataerkil yaklaşımını ortaya koyduğunu düşündüğüm konuşmanın ardından Cumhurbaşkanı Akıncı da bir espriyle! karşılık verdi; “evlilikte bir de ev sahibi var, siz de o eve gelen içgüveyisiniz” dedi.

Akıncı, son zamanlarda yaptığı açıklamalarla bazı kesimlerden aldığı desteği sürdürmeye çalışıyor anlaşılan…

Bu destek seçimlere nasıl yansır, bu açıklamalar sandıktaki oyunu artırır mı azaltır mı onu hep birlikte Nisan’da görmüş olacağız.

***

Bir açıklama da Türkiye’den, Tayyip Erdoğan’dan geldi. Atatürk’ün 81. ölüm yıldönümünde bir anma toplantısında konuşuyor. Cumhuriyet’in Osmanlı’nın temelleri üzerine kurulduğunu, Cumhuriyet’te pek bir şey yapılmadığını, ne yapıldıysa kendi dönemlerinde yapıldığını söylerken bir de tespitte bulunuyor ve Türkiye’de okur-yazar oranının düşük olmasının nedenini açıklıyor; “Mustafa Kemal harf devrimini yapınca okur-yazar oranımız düşmüştür.”

Nasıl?

Hiç aklınıza gelir miydi?

Yoksa siz okur-yazar oranının düşüklüğüne başka sebepler mi arıyordunuz!