Mayıs yağmuru!

Serhat İncirli

Mevsimler değişti!
Yok yok havada bir gariplik var!
Bu sene yaz gelmeyecek!

-*-*-

Yani bir kez daha kanıtladık ki, hepimiz her şeyi herkesten ve en önemlisi konunun uzmanlarından da daha iyi biliyoruz!

-*-*-

“Mayıs’ta böyle yağmur mu olur?”

-*-*-

Olur olur bal gibi olur!

-*-*-

İlk defa mı görüyorsunuz?

-*-*-

Uzmanlar veya bilen kaynaklar diyor ki, “… Mayıs ayı geçiş dönemi sayılır. Bu yüzden, ara sıra sağanak, gök gürültülü kısa yağışlar ve hatta toz taşınımıyla birlikte çamur yağmuru gibi durumlar görülebilir.”

-*-*-

Toz olayını da “eskiden olmazdı” diyerek yorumluyoruz ki bu da doğru değil!

-*-*-

Neyse!

-*-*-

Mayıs yağmuru ile ilgili bir anı yazmak için bu girişi yapmak istedim… 

-*-*-

Lise son sınıftayım…
Kurtuluş Lisesi…
Güzelyurt…

-*-*-

Ve Mayıs ayı… 
Sene de her halde 1985’tir…
Çünkü lisedeki son yılım ona denk geliyor…
Hatırlamasam da matematik öyle diyor!

-*-*-

Her 19 Mayıs’ta ne yapılıyor?
Tören!
Ne töreni?
Gençlik ve Spor Bayramı!

-*-*-

Ve diyor ki hocalarımız, “Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni okuyacaksın…”

-*-*-

Anı mı?
Konu şu aslında, “ezberlemeye çalış ama ezberleyemezsen de elinde yazılı olarak zaten tutacaksın” diyor efsane Atatürk kadını, İstanbul hanımefendisi, edebiyat hocamız, müdür muavinimiz Feriha Coşkun!

-*-*-

“Ezbere biliyorum” diyorum… 
Odasındayız!
“Aferin be Serhat, sana sarılmak istiyorum” diyor!
Evet, bugün de ezbere okuyabilirim!

-*-*-

Neden, nasıl?

-*-*-

Çünkü öğretmenlerimiz, öğrenmek isteyene, severek okuyana daha önceden öğretmişler…

-*-*-

Şimdi mi?

-*-*-

Artık, okullarda “Gençliğe Hitabe” okutulmuyor!
19 Mayıs’ta, eskisi gibi coşkulu, heyecanlı, herkesin tribünleri doldurduğu törenler de yapılmıyor!
Yasaklandı!

-*-*-

Şimdilerde Atatürk düşmanları tacizcilik vesaire… 

-*-*-

Bu durum, Türkiye’deki şeriat yanlısı siyasi mafyanın bir tercihi ve tarzıdır!

-*-*-

Peki bizde?

-*-*-

Bizde, işbirlikçi mahkumların zavallılığı!

-*-*-

Ne mahkumu?
“Maymun dememek için mahkum dedim” dersem de inanmayın ama hepsi mahkum!

-*-*-

Düşünün; haftalardır kamuoyunda süren tartışmalara, toplumsal tepkiye rağmen, hiçbir toplumsal meşruiyeti kalmamış, gücünü Cevdet Yılmaz ve haliyle Erdoğan’dan alan hükümetin UBP’li komite üyeleri Yasemi Öztürk, Alişan Şan ve Sadık Gardiyanoğlu, gazetecilere hapis tehdidi öngören düzenlemeyi tek bir değişiklik yapmadan komiteden geçirerek Meclis’e sevk edebiliyor!

-*-*-

UBP’li komite üyeleri Yasemi Öztürk, Alişan Şan ve Sadık Gardiyanoğlu’nun düzenlemeyi onaylamadıkları gayet açık!

-*-*-

Ülkesini, insanını, demokrasiyi, insan haklarını, hukukun üstünlüğünü seven insanlar bunlar!
Yasemi hanımı iyi tanımam ama Sadık Bey ve Alişan beyleri tanırım!

-*-*-

Al bu iki kardeşimizi, git bir meyhaneye veya kahvehaneye, otur sohbet et, kesinlikle düzenlemeye karşıdırlar!

-*-*-

Mahkumiyet, teslimiyet işte buradadır!

-*-*-

UBP’li vekillerin tamamına yakını, TC’deki siyasi mafyanın mahkumu, kölesi veya işbirlikçisidir – hatta çok üzgünüm ama Kıbrıslı deyişle “maymun masgarası!”

-*-*-

Bunlardan eğitimde dinci bağnazlığa karşı mücadele edip, Atatürk adına kavga vermelerini beklemek mi?

-*-*-

Yazık!

-*-*-

Gerçekten yazık!

-*-*-

Hiç mi utanmıyorsunuz?
Bu kadar mı onurunuzu yitirdiniz?
Ne olacak be bir seçim daha kazansanız?
Ne olacak be bir daha bakan olsanız?

-*-*-

Genel kurulda ayağa kalkın!
Çocuklarınız için, geleceğimiz için, Atatürk için, demokrasi için!
Olmayın bu kadar zavallı!
Olmayın bu kadar aciz!
Az biraz onur, az biraz yürek!

-*-*-

Mayıs’ta yağmur yağar be arkadaşlar!
Hem de şakır şakır!

-*-*-

1985’te; Güzelyurt’ta; bir 19 Mayıs töreni hazırlığı - çalışması sırasında, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni okuyordum!

-*-*-

Yağmur başladı!
Hem da nasıl?
Dedem, “sicim gibi” derdi!

-*-*-

Rahmetle anıyorum, Yakup Kırmızı, “gel be domuz şişko dam altına da sırılsıklam olacan” diye bağırıyordu; bitirmeden kesmedim!

-*-*-

Sırılsıklam oldum, “delisin be sen, benim arabada bir t – shirt var, git al da üstündekini çıkarıp onu giy, geberecen” dedi Yakup Hoca!

-*-*-

“Ne kaldın be geri zekalı yağmurun altında?” diye de kızdı!
“Kesemezdim” dedim!
O da tıpkı Feriha hocanım gibi bana sarıldı!
Ve Yakup hocanın gözlerinin dolduğuna da tanık olanlardanım!

-*-*-

Yıllar sonra, sadece futbolculuğu, spor hocalığı, şakacılığı hatta az biraz serseriliği ile bildiğimiz Yakup hocamız, abisi İlter Kırmızı’nın anıları kitap yapılmasa öğrenemeyecektik; meğer toplumsal varoluş mücadelemizin de içindeymiş!

-*-*-

Ders mi çıkarmak istiyorsunuz?

-*-*-

Çıkarmayın!
Sizin ders çıkarmanıza gerek yok!
Topuca gitseniz çok daha iyi olur aslında!

-*-*-

Umarım geciktirseniz de ilk seçimde vatandaş size, Ersin Tatar’a yaptığını yapar!

-*-*-

Sevin memleketinizi, sahip çıkın değerlerinize ve değerlilerinize!

-*-*-

Evet, Mayıs’larda yağmur yağar bu memlekete!

-*-*-

Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk!
Ve bunu söylemek istemezdim ama söylettiler; Yaşasın CHP!
Sen değil ama be Bay Kemal!
Sen bizim UBP’li vekiller gibisin!
 


İnsanlığı savunabilmek!

Sadece iyi bir yönetici olmak yetmez!
Yetmemeli!

-*-*-

Çok iyi bir spor insanı, muhteşem bir teknik direktör olmak da tek başına yeterli değil!

-*-*-

Eski Man City futbolcusu ve BBC Yorumcusu Micah Richards’ın dediği gibi “İngiliz futbol anlayışını değiştirmek; geriden kısa paslarla hücumu hazırlamak ve bunu tüm takımların kopyalamasını sağlamak” da yine tek başına yeterli değildir…

-*-*-

Evet Pep Guardiola… 

-*-*-

İngiliz Milletvekili ve İşçi Partisi eski liderlerinden, fanatik Arsenal taraftarı Jeremy Corbyn ne diyor?
“… Pep Guardiola sadece inanılmaz bir teknik direktör olmanın çok ötesinde biri. Başkaları görmezden gelirken Filistin, Sudan ve Kongo halkı için sesini yükseltti. Pep, ortak insanlığımızı savunmak için sahip olduğu platformu kullandı. Bu asla unutulmayacak. Teşekkürler Pep.”

-*-*-

Bazı yerlere gelirsiniz, işinizde çok başarılısınız… 
Ülkeniz ve Dünya sizi tanıyor…
O zaman Corbyn’in dediği gibi “ortak insanlığımızı savunmak için” ses vermekten korkmayacak, çekinmeyecek, geri de durmayacaksınız!

-*-*-

Pep Guardiola, müthiş bir futbol yöneticisidir…
Sanırım Man City’den ayrılıyor… 
Barcelona’da yaptığını City’de de yaptı ve on yılda bu takımı, Premier Lig’e yön ve şekil veren bir takım haline getirdi…

-*-*-

Teşekkürler Pep Guardiola… 
Seni sevmek güzel şey…